Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Yılın ilk yarısına ilişkin ekonomik değerlendirme

Geçtiğimiz hafta açıklanan veriler, küresel ekonomik krizin Türkiye ekonomisi üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin çok büyük boyutlarda olduğunu gözler önüne serdi. Krizin etkisinin en yoğun hissedildiği dönem olan 2009’un ilk çeyreğinde, ekonomik küçülme % 13,8 gibi rekor bir düzeyde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından üretim yöntemine göre yapılan hesaplamaya göre, yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine oranla sabit fiyatlarla Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) % 13,8’lik azalma ile 21 milyar 145 milyon TL oldu.

Cari fiyatlarla yapılan hesaplamada GSYH, % 2,2 azalma ile 210 milyar 997 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. 2008 yılının ilk çeyreğinde ise, GSYH cari fiyatlarla % 14,8, sabit fiyatlarla

% 7,3 büyüme kaydetmişti. Bu yılın tamamında ekonomide % 4 büyüme öngörülmüştü; ama bu rakam daha sonra % 3,6 küçülme olarak revize edildi.

İmalat sanayi, inşaat ve ticarette gerçekleşen yüksek oranlı küçülmelere karşın, mali aracı kuruluşlar, geçen yılın ilk çeyreğine göre % 10,8 büyüdü. Dolaylı ölçülen mali aracılık hizmetlerinde de

% 10,7 büyüme kaydedildi. Mali aracı kuruluşlar, geçen yılın aynı döneminde % 9,3 büyümüştü.

DEVLETİN HARCAMALAR İÇİNDEKİ PAYI ARTTI

TÜİK verilerine göre, harcamalar yöntemiyle GSYH´de, devletin bu yılın çeyreğindeki tüketim harcamaları, geçen yılın aynı dönemine göre arttı. Sabit fiyatlarla geçen yıl % 9 olan GSYH´de devletin harcamalarının payı, bu yıl % 11,1´e yükseldi. Devlet harcamalarının büyüme hızı, geçen yıl ilk çeyrekte sabit fiyatlarla % 5 iken bu yıl ilk çeyrekte % 5,7 oldu.

Maaş ve ücretlerin GSYH´deki payı da geçen yıl % 5,2´den bu yıl % 6´ya çıktı. Maaş ve ücretlerin büyüme hızı da geçen yılın ilk çeyreğinde % 0,4 iken, bu yıl aynı dönemde % 0,9´a yükseldi.

Ekonomik veriler, 2009’un daha önceden de beklendiği üzere zor bir yıl olarak sürdüğünü gösteriyor. Öte yandan, bu krizin sadece Türkiye’yi değil, tüm dünyayı etkileyen bir kriz olduğunu da unutmamak gerekiyor. Krize giriş süreci gibi, krizden çıkış süreci de, tüm dünyada yaşanacak ekonomik gelişmelere paralele olacaktır. Küresel boyuttaki bu krizle, yine küresel boyutta mücadele ediliyor. Bugün birçok ülkenin hükümeti, dünya ekonomisini ve ticareti hızlandıracak önlemleri işbirliği içerisinde alıyorlar.

Ülkemizde de bu yönde çeşitli önlemler alınıyor. Hükümetimizin çeşitli ticari ve sanayi faaliyetleri desteklemek amacı ile açıkladığı önlem paketleri, krizin etkisini azaltmak ve 2009’un en azında son çeyreğinden itibaren toparlanmayı sağlayacak atmosferi yaratmada etkili olacaktır.

Bu doğrultuda, yılın ilk yarısında zorluk taşıyan inşaat sektörünün desteklenmesi de önem taşıyor. İnşaat sektörü, demir-çelik, çimento ve daha birçok endüstriye pazar yaratmanın yanı sıra, istihdama da olumlu etki sağlıyor. İnşaat sektörü, konut kredilerine artan talep dolayısı ile finans sektörünü de destekliyor.

Bu doğrultuda, kalıcı önlemler ve desteklerle daha da güçlü bir yapıya kavuşabilecek olan inşaat sektörü, güçlü bir yapıya sahip olduğu oranda, ülkemizin küresel krize karşı direnci açısından önemli bir avantaj sağlayacaktır.