Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Enerji ve Ekoloji öncelikli bir yaşam

Eski Enerji Bakanımız Hilmi Güler’e danışmanlık yaparken, onların da teşviki ile hazırladığım ve Mahalli İdareler Derneğince tüm belediyelere yönelik bir tavsiyeler bütünü halinde gönderilmek üzere iyice özetlediğim 18 maddelik raporu bilgilerinize sunuyorum. Bazı zihinsel açılımlara ve hele hele yaptırımlara vesile olursa ne mutlu… Belediyeler tarafından geri dönüşler başladı. Hizmet içi eğitim ve özel bilgilendirme toplantıları ile iletişim devam edeceğe benziyor. Proje talepleri yönlendirilecek ve örnek uygulamalar teşvik edilecek.

BARIŞ ve KURTULUŞ PROJESİ

Hayatta ve ayakta kalmanın yegane çaresi, “kendi enerjisini üretebilme ve doğal döngü ile barış içinde yaşayabilme” becerisine sahip olmaktır. Bu bir “var olma!” savaşıdır. Bu var olma süreci doğanın ayakta kalması için bir kurtuluş projesidir. Öncelikle bu duygunun kabul görmesi gerekir.

ÜLKEMİZİN ENERJİ HARCAMASI

2008 yılında 52 milyar dolar enerji bedeli ödedik. Bu bedelin, olağan sanılan yıllık %8.5 artışla üç-beş sene içinde ödenemez boyutlara ulaşması kaçınılmaz… Basit bir matematik bilgisi bunu görmeye yetiyor. Çözüm bulunmazsa bu artışla 2015’de rakam, 91.6 milyar dolar olacaktır.

DÖRT KATI FAZLA ENERJİ TÜKETİYORUZ

Bu artışın sebebi, dünya ortalamasına göre en az dört katı fazla enerji tüketiyor olmamızdır. Sanayi dahil, tüm kapalı ve açık mekanlarda süregelen yaşam tarzımız bu günahı aynı oranda paylaşmaktadır.

ENERJİNİN YARISI KAPALI MEKANLARDA TÜKETİLİYOR

Dünyada üretilen enerjinin tam yarısı kapalı mekanlarda tüketiliyor. Öyle ise, proje iznini veren belediyeler ve bu mekanları tasarlayan kent plancıları ile mimarlar bu sorunun baş sorumlusudur. Kapalı mekanların doğayla barışık tasarlanması ve kullanılması gerekiyor.

KÜRESEL ISINMAYA ÇÖZÜM

Enerji ve Ekoloji; ayrılmaz ikili ve çağın en büyük iki sorunudur. Bu sorunların çözümü kent yönetimi kapsamındadır. Kentsel tasarımdan başlayan ve çatının kaplamasına kadar giden yolda, çözüm üretilmelidir.

DOÐRU ÖRNEKLER OLUŞTURMAK

Bundan böyle enerji ve ekoloji tabanlı kentleşme politikası ve yapılanma peşinde olmak, örnekler oluşturmak gerekiyor. Bu konudaki çalışmaların teşvik edilmesi lazım. Tüm kurumlar adına yapılacak tüm yeni binalar enerji öncelikli olmalıdır.

GÜNEŞ EVLERİ

Kendi enerjisini üretebilen ve atık vermeyen Güneş Evleri; her kentte, her beldede örneklenmelidir. Dokuz ayda 35.000 kişinin ziyaret ettiği, yöresel eğitim merkezi haline gelen Diyarbakır Güneş Evi, halkın bu konuya olan ilgisinin ve beklentisinin açık delilidir. Enerji ve Ekoloji çözümlerine yönelik yöresel değişimin ilk kıvılcımı; “Güneş Evleri”dir.

GÜNEŞ OKULLARI

Kendi enerjisini üretebilen Güneş Okullarının öncülüğü yapılmalıdır. Özellikle bu okullar, hem devlete enerji bedelleri ile yük olmaktan kurtulacak hem de enerji ve ekoloji eğitiminin etkileşimli olarak verildiği eğitim yuvaları olacaktır. ABD, 2020 yılına kadar tüm okullarının kendi enerjisini üretme programını başlatmıştır. Biz daha mı zenginiz?

GÜNEŞ KÖYLERİ

Kentten kopmadan fakat köyden de vazgeçmeden bir çözüm üretmek olası mıdır? Bu sorunun yanıtı “Yeni Yaşam” başlığında sorgulanmalıdır. Bu bir; kendine yetebilen toplum kesimleri yaratarak tüm savaşların temel nedeni olan enerji ve açlık sorununu çözüme ulaştıran barış projesidir. Bu köyler; tarımsal ve enerji döngüsü planlanmış, varoşların sosyal ve ekonomik kurtuluşu projesidir.

ENERJİYİ ÜRETEBİLMEK ve VERİMLİ KULLANMAK

Bir kent, bir bina kendi enerjisini üretebilir. Ülkemizdeki öncü örnekler ve dünyadaki binlerce uygulama bunun ispatıdır. Yeni binaların, kirli ve riskli kaynaklardan üretilen enerjiyi sadece verimli kullanması değil, öncelikle kendi enerjisini temiz ve sürdürülebilir kaynaklardan üretebilmeyi becermesi gerekir.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ALANLARI

Bu alanlar, genellikle kent içinde kalan değeri yükselmiş arsalardır. Yeniden yapılanma genellikle, orta ve üst gelir seviyesine hitap etmektedir. “0” enerji harcaması için eklenecek %25-30 arası inşaat maliyeti, alıcı grubun zorlanmadan ödeyebileceği bedel olacaktır. Yani bu alanlar enerji ve ekoloji dönüşümünün en önemli fırsatlarıdır. Bu potansiyel görmezden gelinmektedir.

ENERJİ ÖNCELİÐİ OLMAYAN KENT

Kendi haline bırakıldığında, yani enerji adına hiçbir üretim ve koruma tedbiri alınmamış yapılar, devlet tarafından bulunacak çözümlerle; ısıtılmak, soğutulmak ve aydınlatılmak zorundadır. Genellikle, ortalama santral ömrüne karşılık gelen 40 yıllık bir süreç sonunda ortaya çıkan rakam, santral yapımının yedi katıdır. Yedi kat fazla olan; “olanak yok, yapacak bir şey yok” zannının devlete ve millete maliyetidir.

GÜNEŞ RÜZGAR BİRLEŞİMİ ENERJİ KULELERİ

Doğudan batıya dönebilen, yaz kış pozisyonları ile güneşi tam takip eden ve böylece verimini %50 arttırarak elektrik üreten PV paneller ve uygun yükseklikte elverişli hız bulunduğunda orta boy rüzgar türbinleri kullanarak kent yakınlarında enerji kulesi oluşturmak mümkündür. Güneş takip sisteminin maliyeti birinci yılda geri alınmaktadır.

DEPREM, AHŞAP, ENERJİ

Doğru malzeme, doğru sistem ve doğru yer seçimi ile deprem risklerinin en aza indirilebileceği bilinmektedir. Osmanlının bütün dünyaya öğrettiği ve deprem riski taşımayan ahşap yapılar, hafifliğinin yanında 16 kat fazla izolasyon yeteneği ile enerji adına da çok doğru çözümler sunmaktadır.

KOMPOZİT ÇÖZÜMLER: BETONARME + AHŞAP DUVAR

Betonarme bir yapıda, ağırlık risklerini ortadan kaldıran, tüm duvarların ahşap olabilmesi şansı göz ardı edilemez. Klasik duvara göre onda bir hafiflik; temele gelen yükleri ve deprem riskini azaltacaktır. Duvarların atölye koşullarında imalatı; inşaatı hızlandıracak, kaliteyi yükseltecektir. Ayrıca ahşap duvarlar, iç mekandaki plan değişikliklerini de kolaylaştıracaktır.

OVALARIMIZ YEMEK ÇANAÐIMIZDIR YERLEŞİM ALANI DEÐİL..

Ovada yerleşim alanı yaratmak en büyük hatadır. Ovadaki verimli toprak bizim yemek çanağımızdır. İnsan yemek tabağına pisler mi? Buna karşılık ova, depremde en riskli bölgedir. İnsan bile bile kendisini ölüme atar mı?

TARIM TOPRAÐINI KORUMAK

Yeni yapılacak bir binanın zemininde tarıma elverişli bir toprak varsa, o özellikteki katmanın ya binanın terasında, balkonunda veya çatısında kullanılması ya da belediyenin göstereceği bir alana taşınması ruhsat şartı olmalıdır. Böylece, hava kirliliğini önleyen, suyu koruyan ve arındıran, oksijen üreten, elektromanyetik ışımayı soğuran, sera gazlarını yok eden, yeni yeşil alanların yaratılmasına öncülük edilecektir.

YAÐMUR SULARI

Çatılardan toplanan yağmur sularının bina bünyesinde veya ada bazında oluşturulan su depolarında toplanması sağlanmalıdır. Bu yolla toplanan sular bahçe sulamasında ve rezervuarlarda kullanılmalıdır. Su; gittikçe azalan bir kaynaktır ve korunmalıdır. Aynı zamanda; vatandaşa ulaşana kadar, önemli oranda enerji tüketmektedir. Bu konularda duyarlı ve bilinçli olmamız gerekiyor.