Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Enerji verimliliği ile Neopor ısı yalıtım levhası

Ülkemizde kullanılan enerjinin yaklaşık yüzde 72´si dış ülkelerden temin ediliyor. Son günlerde gündemde olan nükleer enerji santralleri gibi alternatif enerji kaynakları arayışının en büyük nedenlerinden biri de enerjide dışa bağımlılık. Söz konusu yeni enerji yatırımlarının yapılması doğal olarak kısa bir süreç değil. İşte bu noktada “Enerjinin Verimli Kullanımı” kavramı çok önemli bir konu olarak gündeme geliyor. Sürdürülebilir bir gelecek için insanlığın kuşkusuz ilk olarak enerji verimliliğine ve kaynakların korunmasına yönelik yenilikçi çözümler geliştirmesi gerekiyor. Dünyanın önde gelen kimya şirketleri arasında yeralan BASF, oldukça uzun bir süredir bu iki soruna yönelik çözüm arayışlarına odaklanmış durumda. Kendi rolü içerisinde BASF, dünya üzerindeki onlarca üretim merkezinde enerji verimli üretim teknolojileri kullanmanın yanı sıra herkesin enerjiyi daha verimli kullanabilmesini sağlayacak çözümler üretiyor. Nitekim şirket 2007 yılında, araştırma ve geliştirme bütçesinin üçte biri olan 1,4 milyar euroyu, enerji verimliliği ve kaynakların korunmasına ayırdı. Yapı malzemeleri sektörünün de en büyük oyuncuların biri olan BASF’in düşük enerji maliyetli evlerle ilgili yaptığı çalışmalar evlerdeki enerji kullanımının düşürülmesine katkı sağlayan pek çok yenilikçi çözümün yolunu açtı. Şirketin bu bağlamdaki en önemli inovasyonlarından birini de yeni yalıtım ürünü Neopor® oluşturuyor. Bu çerçevede BASF tarafından 21 Ekim 2008’de İstanbul Yapı Endüstri Merkezinde, “Binalarda Enerji Verimliliği ve Yalıtımda Neopor” konulu seminer icra edildi.

NEDEN ISI YALITIMI YAPILMALI?

Ülkemizde toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 30’u binalarda gerçekleştiriliyor. Binalarda kullanılan enerjinin de yüzde 85’e yakın bir kısmı ısıtma ve soğutma için kullanılıyor. Demek ki yurt dışından ithal ettiğimiz enerjinin yüzde 25’e yakın bir kısmı sadece binalarda ısınma ve soğutma için harcanıyor. Buna bağlı olarak ısıtma ve soğutma için fazladan harcadığımız her damla petrol ya da her kuruş ülkemizin kaybı. Isı yalıtımı yapılmış, doğru yalıtım malzemesi kullanılmış ve doğru uygulama yapılmış bir bina ile ısı yalıtımı yapılmamış bir bina karşılaştırıldığı vakit, ısınma için kullanılan enerji miktarında yüzde 40-60’lara varan bir tasarruf elde edilebiliyor. Bu da direkt olarak ödemekte olduğumuz faturalarda bu oranlarda azalma anlamına geliyor. Bu sayede fatura giderleri azalıyor, enerjinin yüzde 72´sinin ithal edildiği düşünülerek ülkemizin dış borçları azalıyor, daha az yakıt kullanımı ve buna bağlı olarak daha az çevre kirliliğine neden olunuyor. Yani karbondioksit (CO2) gaz salınımının azalmasına da katkıda bulunuluyor. Bu sayede sevdiklerinize daha yaşanılası bir ortam bırakıyorsunuz. Tüm bunlara ek olarak özellikle Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın çalışmaları ile; TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları 5 Mayıs 2008´de revize edildi ve Ağustos 2008´de resmi gazetede yayınlandı. Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği 1 Kasım 2008´de yürürlüğe girdi, Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği 5 Aralık 2008´de yayınlandı ve Aralık 2009´a kadar adaptasyon süreci tanımlandı. Her binanın bir Enerji Kimlik Belgesi olacak ve bu sayede oturduğunuz binanın hangi enerji sınıfında olduğunu bileceksiniz. Yönetmeliğin genel amacı “Binaların birincil enerji ve CO2 emisyonu açısından sınıflandırılmasını, yeni ve önemli oranda tadilat yapılacak mevcut binalar için minimum enerji performans gereklerinin belirlenmesini, yenilenebilir enerji kaynaklarının uygulanabilirliğinin değerlendirilmesini, ısıtma ve soğutma sistemlerinin kontrolünü, sera gazı emisyonlarının sınırlandırılmasını, binalarda performans kriterlerinin ve uygulama esaslarının belirlenmesini ve çevrenin korunmasını düzenlemektir.” Standart ve yönetmelikler ile de ısı yalıtımının önemi bir defa daha vurgulanmıştır.

NEOPOR´IN ISI YALITIMINDA KULLANIMI

BASF ilk olarak 1951 yılında Styropor´u keşfetti. Styropor, halk arasındaki ismi ile strofor ya da köpük olarak bilinen levhalar ısı yalıtımında yıllardır kullanılıyor. Neopor, Styropor´un grafit takviyeli özel formu ve strofor köpüklerden farklı olarak gümüş grisi renge sahip. Bu özel grafit ilavesi Neopor’a daha iyi ve üstün yalıtım özelliklerini kazandırıyor. Neopor taneciklerden üretilmiş olan gümüş grisi yalıtım levhalar ile yalıtım çok daha kolay oluyor. Neopor kullanılarak yapılan yalıtım panelleri geleneksel panellere oranla yüzde 20 daha ince de kullanılabileceğinden eski binalara ve iç mekanlara da rahatlıkla uygulanabiliyor. Neopor yalıtım levhalarının üretiminde HCFC, CFC gibi doğa ve çevreye zararlı gazlar kullanılmıyor.

YALITIMDA DOÐRU MALZEMEYE DİKKAT

Binalarınızda ısı yalıtımı ile ısınma giderlerinizde azalma elde etmeye karar verdiyseniz, enerji verimliliği ile ilgili ilk ve en önemli adımı atıyorsunuz denilebilir. Ancak her işte olduğu gibi bu işin de devamında doğru malzeme seçimi ve doğru uygulama çok önemli. Özellikle minimum 16 kg/m3 yoğunluklu (densite) levhaların kullanıldığından emin olunmalı. Kullanılan levha kalınlığının ilgili standarda göre doğru şekilde hesaplandığından emin olunmalı. Genelde yalıtım denildiğinde akla ilk olarak kış şartlarında daha etkili ısınma ve konfor ortamının daha düşük giderler ile sağlanması geliyor. Ancak doğru yalıtım ile kışın olduğu kadar, yaz aylarında sıcak iklim koşullarında klima giderlerinde de aynı şekilde tasarruf edebiliyorsunuz. Bir odanın sıcaklığını 1 °C düşürmek için harcayacağınız enerji, 1 °C artırmak için harcamanız gereken enerjiden fazla olacak. Bu bakımdan yalıtım sadece soğuk iklimlerin yaşandığı bölgelerde değil sıcak iklimli bölgelerde de değerlendirilmeli ve uygulanmalı. Binalarda enerji verimliliği için yalıtım, en önemli uygulamalardan biri ve sevdiklerinize, yeni nesillere daha güzel bir gelecek bırakmak için kaçınılmaz.