Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

“İnşaat firmaları zamanla yarışıyor”

Sağlamlar Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Sağlam, Türkiye´de inşaat sektörünün geleceğinden oldukça umutlu. Yaptığımız söyleşide sektörde kalite ve şartların giderek iyileştiğini vurgulayan Sağlam, yaşanan gelişmeler nedeniyle inşaat firmalarının artık zamanla yarıştığını söylüyor.

Global ekonomik krizi de göz önüne aldığınızda inşaat sektörünün geldiği düzeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mithat Sağlam: İnşaat sektörü bizim özellikle ülkemiz için lokomotif bir sektör. Diğer ülkeler için de öyledir elbette ama bazı ülkeler bu konuda doymuş durumda. Türkiye´nin ise daha çok eksiği var. Yapısal anlamda pek çok değişim olacak. Önümüz bir hayli açık.

Ekonomik krize gelecek olursak; ekonomik veriler gösteriyor ki dünyada krizden en az etkilenen ülkelerden biriyiz. Bankaları batmayan iki ülke var; biri Kanada, diğeri de Türkiye. Örneğin, Ukrayna çok kötü bir durumda, Rusya´da inşaatlar neredeyse durmuş vaziyette. Türkiye´ye baktığımızda hâlâ çok iyi ilerlediğimizi görüyoruz. Yaklaşık 4 ay önce inşaat sektöründe sorunlar yaşandı, ama şimdilerde durum normale dönmeye başladı. İkinci bir darbe yaşanmazsa Türkiye bu krizden çok hızlı bir şekilde çıkacak diye düşünüyorum.

Malzeme sektörünün geldiği düzey hakkında neler düşünüyorsunuz?

Malzeme konusunda Türkiye iyi bir üretici olarak kabul edilebilir. Pek çok ürününü kendisi üretiyor. Ancak bazı ürünlerde rekabet edemiyor. Örneğin, plywood. Çünkü plywood için uygun ağacımız yok. Ama diğer kalemlerde çok yeni ürünler olmadığı sürece Türkiye´de her ürün gayet kaliteli olarak üretilebiliyor. Hammadde konusunda da kalite arttı ve şartlar iyileşmeye başladı. Bu durumda Türkiye kendi malzeme sorununun yüzde 80´ini ülke içinde çözebiliyor; dekorasyona varıncaya kadar. Kaba malzeme konusunda Rusya´ya ihracat yapıyorduk, seramikte İtalya´yı geride bırakmıştık, fakat kapasite fazlası sorunu yaşandı. Seramik sektörüyle biz 1985´ten itibaren çok yoğun çalıştık. Birçok firma İtalyan markası basıp yerli üretim seramikleri Türkiye´ ye geri satıyor. İtalya´ya gidip Türk seramiğini alanlar oluyor. Biz Türk imajını vermekten çekiniyoruz. Çin en kötü malı üretiyor, ama üstüne çekinmeden Çin yazıyor. Biz o kadar kaliteli ürünler üretmemize rağmen bir türlü Türkiye diyemiyoruz.

İskele-kalıp sistemlerinin inşaat sektörü içindeki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin bu konudaki çalışmalarınız neler?

Bu konuda da olumlu değişiklikler oldu. Biz çok eskiden beri kereste üretiyoruz; geçmişte inşaatlarda iskele malzemesi olarak 10×10 ve 5×10 kereste, klasik sistemlerle çakılırdı. O kalıbı yapmak haftalar sürerdi. Daha sonra beton dökülürdü. Ancak sonuçta çok kötü şekiller ortaya çıkıyordu ve bu durum sıvayla kapatılmaya çalışılıyordu. Şimdi artık malzemeler gelişti ve inşaatlar çok hızlandı. İnşaat firmaları zamanla yarışır bir duruma geldi. Eskiden bir iş 1 ayda tamamlanırken şimdi bir haftada bitirilebiliyor. Yeni kalıp sistemleriyle beton kalitesi oldukça yükseldi. İskele-kalıp sistemleriyle projeler hızlı bir şekilde şehirdeki yerlerini alıyor. Örneğin, bizim iddialı olduğumuz H-20 Ahşap Kiriş’i; Avrupa’daki üreticilerden istediğiniz boyda H-20 temin edemiyorsunuz. Standart uzunluklarla sınırlı kalmak durumundasınız.

Ar-Ge çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ar-Ge´ler firmaların yeni ufuklara açılan kapısıdır. Güçlü beyinler, disiplinli çalışarak büyük işlere imza atabilir. Ar-Ge çalışmalarımız hız kaybetmeden devam edecektir. Üretimlerimizde kaliteden ödün vermiyoruz. H-20 Ahşap Kiriş üretimimizde orta göbeği tamamen birch plywood’tan yapıyoruz. 4×8’ler ve orta göbek, finger jointli olarak üretiliyor. Avrupa´nın yaptığı gibi üç kat daha ucuz malzemeler kullanabiliriz, ama ucuz hammaddeye kaçmıyoruz. Kalitemiz her zaman ön planda olsun istiyoruz. Dolayısıyla Avrupa´nın bir adım daha önüne geçmiş olduk. Bu bilinç ile yapılan üretimlerimizde ürünün mukavemeti de rakiplerine göre daha iyi durumda. 620 cm boya kadar istenilen uzunlukta üretim yapabiliyoruz; bu da bizi Avrupa’dan ayıran önemli özelliklerimizden biri. Kullanıcı firmalar standart uzunluklara tabi kalmak zorunda değiller. Şu anda yurt dışından oldukça yoğun bir talep var. Örneğin şimdilerde Suudi Arabistan ile ihracat faaliyetlerimiz başladı. Türki Cumhuriyetlerle de başlayacak. Gürcistan´a sevkıyatımız sürüyor. Libya´da bir fuara katılmıştık, ancak Libya biraz yavaş ilerliyor. Suudi Arabistan çok hızlı ve orada gerçekten büyük projeler gerçekleştiren ve iyi iş çıkaran Türk müteahhitler var. Bunun yanı sıra Umman ve Yunanistan ile de ikili ticari diyaloglarımız devam ediyor. Türkiye´den önce yurt dışına çok fazla satış yapmaya başladık diyebilirim. Şu anda proje safhasında olan çok büyük mimari yapılar var. Bu projelerde yerli üretim ürünlerimizin kullanılmasını görmek bize verdiğimiz emeğin tatlı sevincini yaşatacaktır.

Kalite ve standartlar konusunda neler düşünüyorsunuz? Firma olarak kalite ve standart geliştirmeye yönelik çalışmalarınız var mı?

Kalite yönetim sistemi olarak İSO 9001 gereklerini uyguluyoruz. Bunun dışında bizim daha önceden gelen bilgi birikimimizin ışığında oluşturduğumuz bir denetim mekanizmamız var. Her üretimi denetimden geçiriyoruz. Avrupa standartlarını asla göz ardı etmiyoruz ve yeni ürünlerimizde bunu daha da geliştiriyoruz. Isıl işlem uygulamalarından tutun, boya kalitesine varıncaya kadar her şeyi biraz daha iyileştiriyoruz. Kaliteyi yükseltmek için sürekli toplantılar yapıyoruz. En iyiyi yapmak için gelişmeleri takip ediyoruz. Türkiye´de ahşap konusunda ilkleri gerçekleştiren firmalardan biriyiz, Europalet üretimde ise ilk ısıl işlemli Europalet’i üreten firmayız.

Sağlamlar´ın faaliyetleri, ürünleri ve yer aldığı projeler hakkında bilgi verebilir misiniz?

1960 yılından bu yana ahşap sektörünün içindeyiz. Ahşap işleme kapasitesi olarak Türkiye´de ilklerdeniz. Alt yapı olarak bütün makinelerimiz var. Üretim olarak da keresteden başlamak üzere Palet, H-20 Ahşap Kiriş , Lamine kalas, Deck, ve Masif panel üretimlerimiz var. Lamine kalaslarda 25 cm´e 135 cm ve 16 metre boya kadar lamine kalaslar üretebiliyoruz. Ürünlerimizin kullanıldığı bazı projelerimiz ise şöyle; Media Markt İzmir, Ora İstanbul Kentsel Eğlence Merkezi, İstanbul Kayabaşı Toplu Konutlar, Bursa Osmangazi Toplu Konutlar, Beylikdüzü Eresin Life & Art Centre,

Gebze BASF YKS Fabrikası, Kemerburgaz Göktürk Country Life, Malatya Yaşam Merkezi, Ağaoğlu My City Bahçelievler, Sefaköy 24 derslikli lise ve çok amaçlı atölye inşaatı. Şu an için aklıma gelen projeler bunlar; bunun yanında iskele kalıp firmalarının ürünlerimizi kullandıkları projeler var.

2009´dan beklentileriniz nelerdir?

Kriz ciddi olarak her sektörü etkiledi; fakat yeni üretimlerimizden dolayı şu anda ciromuzda artış yaşanıyor. Önümüzdeki süreçte yeni projeler ve ihracat faaliyetlerimizle daha da olumlu gelişmeler yaşayacağımıza inanıyorum. İş hacminin artması demek paralel olarak istihdamın da artması demektir. Türkiye’deki birçok üretici firma yakalamış olduğu yüksek kaliteyi yurt içi ve yurt dışı pazarına en iyi olanaklarla sunmalıdır. 2009’un ikinci yarısına girmiş durumdayız. İkinci yarıda ürünlerimizin yer alacağı çok önemli projeler olacak. Bu projelere ürünlerimiz ile çözüm ortağı oluyoruz. İnşaat sektöründeki gelişmeler ve yeni sistemler İstanbul ve Ankara dışındaki diğer illeride benimsenmeye başlayacaktır.