Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Konut sektöründe toparlanma başladı mı?

2006 yılının ikinci çeyreğinden itibaren düşüş trendine giren konut sektöründen toparlanmaya dair işaretler gelmeye başladı. Çok umutlu olmak için erken ancak verileri incelediğimizde özellikle 2010 yılı için umutlanmanın gerçekçi bir yaklaşım olduğunu söyleyebiliriz.

Özellikle ekonomik krizin etkisiyle 2008 yılının son çeyreğinde %20’ye varan oranlarda düşen gayrimenkul satışları, içinde bulunduğumuz yılın ilk üç ayı içerisinde hafif bir düzelme eğilimi içerisine girdi, Nisan- Haziran arasında ise düzelme daha da belirginleşti. 2009 yılının ilk çeyreğinde konut satışları, 2008 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında %20 civarında düştü, 2008 yılının son çeyreğine göre ise %4 seviyesinde bir artış kaydedildi. Bu durum düzelmenin ilk sinyalleri olarak dikkat çekiyor. 2009 yılının Mart ayı başında uygulamaya konulan vergi indirimi ve düzenlemeler sektöre tam anlamıyla nefes aldırdı. Düzelme bundan sonra da devam etti. Bugünkü koşullar, bu trendin kesintisiz süreceğini ortaya koyuyor.

Gazetelerde konut ilanlarının bolluğu ve bu konutlara olan büyük ilgi, 2009 yılının son çeyreğinde gayrimenkul sektöründe işlerin iyice yoluna girmeye başlayacağına dair önemli ipuçları veriyor. Özellikle büyük inşaat firmalarının yeni projeleri planlaması ve hayata geçmesi gelecek için umutlarımızı güçlendiriyor. 2009 yılında alınan önlemlerin sürdürülmesi ve sektörün nefes almasını, krizin yaralarının hızla iyileşmesini sağlayacak adımların atılması ile 2010 yılını da olumlu geçirebileceğimize inanıyoruz.

Merkez Bankası’nın faizleri indirme politikası da yakın vadede konut kredisi faizlerinin düşmesine destek olacaktır. Konut kredisi faizlerinin düşmesi de tüketicinin ertelemiş olduğu konut kredisi alımlarını hayata geçirmeye başlamasını sağlayacaktır. Yurt dışında benzer uygulamaları olan, mortgage yasası ilk gündeme geldiğinde tartışılan fakat kabul görmeyen “Konut kredisi faizlerinin gelir vergisinden düşülmesi“ uygulamasının ek bir önlem olarak yeniden gündeme alınması gerekiyor. Bu uygulama özellikle kriz döneminde maliyeye gelir kaybettirebilir. Ancak konut yatırımına teşvik etmek, konut sektöründe kayıt dışılığı önlemek, sektörü canlandırmak ve bağlantılı olarak isithdama yardımcı olmak boyutları düşünüldüğünde dolaylı faydalarının daha fazla olabileceği göz ardı edilmemeli.

Konut almak için uygun bir iklimin oluşmaya başladığını söylemek mümkün. Ertelenmiş alımların, ev fiyatlarının son dönemdeki %10-40’a varan düşüşlerle dengeye oturması ve konut kredisi faizlerinin makul seviyelere doğru düşmeye başlamasıyla birlikte tekrar gündeme alınmasını bekliyoruz. Kiradan kurtulmak ve yatırımından gelir elde etmek isteyen yatırımcılar bu dönemi iyi değerlendirmeli. Çünkü fiyatlar son aylarda dengeye oturmuş görünüyor. Belki bir miktar daha düşüş söz konusu olabilir ancak bunun ciddi boyutlarda olacağını beklemek yanıltıcı olabilir.

Hükümet´in konut sektörüyle ilgili aldığı önlemleri 2010 yılına kadar destekleyerek sürdürmesi durumunda, konut alım senaryosunun gerçekleşmeye başladığını göreceğiz. Bu aşamada sektörün sorunlarını hızla çözmek, finansman sıkıntılarını gidererek yarım kalan yatırımların tamamlanmasını sağlamak ve yeni yatırımlara teşvik etmek büyük önem taşıyor. Unutulmamalı ki inşaat ve konut sektörünün canlanması hem isithdamı artırır hem de krizin yaralarını hızla sarmamıza çok yardımcı olur.