Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

“Krizi fırsata çevirdik”

Yapı kimyasalları sektöründe 50 ülkede faaliyet gösteren Bostik, Türkiye´deki yapılanmasına hızlı bir şekilde devam ediyor. Bostik Türkiye Genel Müdürü Mehmet Aksun ile Bostik’in çalışmalarını, ürün portföylerini ve genel olarak sektöre yaklaşımlarını konuştuk.

Bostik, Türkiye´de Çekomastik AŞ ve Tekbau AŞ´yi bünyesine katarak yatırımlarını başlattı. Bu süreci ve yapılanmayı kısaca anlatır mısınız?

Mehmet Aksun: Bostik, Total bünyesinde bulunan ve kimya alanında faaliyet gösteren bir firmadır. Yeni Zelanda´dan Avustralya´ya, Hindistan´dan Çin´e, Avrupa’dan ABD ve Kanada´ya kadar yaklaşık 50 ülkede ve çok geniş bir coğrafyada faaliyet gösteriyor. Ağırlıklı olarak yapı sektörüne ve endüstriye yönelik olarak yapıştırıcılar, sızdırmazlık ürünleri, yapı kimyasalları ve kuru harçlar üretiyor. Bostik, Türkiye´de 2005 yılında Çuhadaroğlu Kimya´yı bünyesine kattı ve Çekomastik AŞ olarak yapılandırdı. Bu yatırıma ek olarak da 2008 yılında yapı sektörüne yönelik ürün grubunu tamamlamak amacıyla Çorlu´da modern bir kuru harç tesisi olan Tekbau AŞ´yi bünyesine kattı. Böylece Çorlu´da çimento ve alçı esaslı toz ürün üreten Tekbau ve Hadımköy´de yapıştırıcı üreten Çekomastik ile iki önemli tesise sahip olmuş oldu. Bu sayede Bostik Türkiye, grubun Orta Doğu, Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika bölgesindeki üretim üssü konumuna geldi.

Bostik´in organizasyon anlayışı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bostik 50 farklı ülkede, birbirinden çok farklı alanlarda faaliyet gösterir ve bu bakımdan desantralize olarak organize olur. Desantralize organizasyonla şunu söyler: “Bizde bilgi birikimi ve teknoloji var. Siz lokal yönetim olarak bu bilgi ve teknolojiyi alma becerisine sahipseniz alırsınız. Ülkenin lokal şartlarını, kültürünü, ihtiyaçlarını dikkate alarak firmanın geleceğini lokal yönetim şekillendirir. Biz sadece size yardımcı olabiliriz.” Bostik kesinlikle dikte etme gibi bir anlayışı benimsemez. Bu durum hem çok geniş bir coğrafyada faaliyet göstermesinden hem de ürünlerin birbirinden çok farklı olmasından kaynaklıyor. Bu sebeplerden ötürü Bostik, o ülkedeki geleceğini şekillendirmek bakımından inisiyatifi tamamen yerel yönetimlere bırakmıştır.

Bostik Türkiye´de de bu şekilde oldu. Açıkçası faaliyete başladığımız ilk aşamada, yapı grubu ürünlerini şekillendirirken, hep dikte edilmesi beklentisi içindeydik. Ancak anladık ki, desantralize bir yapılanma olması gerekiyor. Biz de yapı kimyasalı ürünlerimizi gerek Bostik Fransa ve Bostik Almanya ürün gruplarının, gerekse Tekbau´nun yerel-kültürel bilgi birikiminin ışığında şekillendirdik. Reçetelerimiz araştırma ve geliştirme faaliyetleri çerçevesinde bu duruma uygun olarak optimize edildi; ürün isimleri ve ürün grupları tamamen yeniden şekillendirildi. Her ürün grubunda markalar yaratıldı ve markalar tek tek tescil edildi.

Ürün portföyünüze dönük olarak ne tür çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?

Ürün grubumuzda, hem Tekbau´nun toz ürün grupları hem de Çekomastik tarafının yapıştırıcı ve sızdırmazlık ürünleri yer alıyor. 9 ayrı ürün grubunu bünyemizde barındırıyoruz. Su yalıtım teknolojileri, zemin teknolojileri, parke ve halı yapıştırıcıları, seramik yapıştırıcılar, enerji tasarrufu teknolojileri, panel yapıştırma teknolojileri, teknik harçlar, sıva ve örgü harçları ve mastik teknolojiler olarak bölümlendiriyoruz. Her ürün grubu da kendi içerisinde alt gruplara ayrılıyor.

Ürünlerinizin özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

Değerli rakiplerimizden bizi farklılaştıran önemli bir husus olarak, Türkiye´de henüz üretimine başlamadığımız, Almanya Bostik´ten ithal ettiğimiz MS-Polimer teknolojisinden söz edebilirim. Bu teknolojide silikon ile poliüretanın en iyi molekül özellikleri bir araya getirilir. Yapı sektöründe sıkça kullanılan bu iki ürünün en iyi özelliklerinin kombine edildiği ve Bostik´in dünyada liderliğini yaptığı bir teknolojidir. Biz bu teknolojiyi en iyi şekilde kullanarak rakiplerimizden farklılaşmayı hedefliyoruz. Türkiye için çok yeni bir teknoloji olmasına ve krize rağmen, üstün yapışma ve esneme özelliği sayesinde, bu teknolojiyi kullandığımız su yalıtımı, parke ve panel yapıştırıcısı, mastik ve çok amaçlı yapıştırıcı ürünlerine yoğun bir ilgi olduğunu görüyoruz.

Keza, “ClimaTech” markasıyla lansmanını yeni yaptığımız, tüm bileşenleri için çok seçici davrandığımız, Avrupa normlarındaki enerji tasarruf sistemimiz de Bostik’i rakiplerinden farklılaştıran önemli hususlardandır. Bu noktada önemli olan ürünlerin sadece münferiden kalitesi değil; aynı zamanda sistem içinde birbiriyle uyumlu olmalarıdır. Ürünler birbiriyle uyumlu değilse problem oluşur. Bütün detay çözümlerinin en iyi şekilde gerçekleştirilmesi de büyük önem taşıyor. Biz sistemin tamamlayıcısı olan aksesuarların pek çoğunu yurt dışında özel olarak yaptırıp getirtiyoruz. Piyasada yaygın adıyla mantolama olarak bilinen, ancak bizim enerji tasarrufu teknolojisi olarak adlandırdığımız ClimaTech sisteminin uygulamalarına başladık. Üst üste uygulamalar yapıyoruz. Kışın olduğu kadar yazın da enerji tüketimi çok önemli. Bazı bölgelerde yazın soğutmaya ayrılan enerji, kışın ısıtmaya ayrılan enerjiden çok daha fazla. Bu nedenle de, ister ısıtma, isterse soğutma amaçlı olsun ısı yalıtım levhası kalınlığının ihtiyaca ve iklim koşullarına göre seçiliyor olması gerekir. Ancak bu konuya yeterli özen gösterilmiyor.

Dünya genelinde Bostik’in 16 Ar-Ge merkezi olduğunu biliyoruz. Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Ar-Ge çalışmaları da yine desantralize organizasyonla bağlantılı. Fransa ve Almanya Bostik, bizim çok modern tesislere sahip olduğumuzu ve laboratuvarlarımızın birkaç çok özel ürün dışında her türlü Ar-Ge çalışması yapmaya uygun olduğunu tespit etti. Bu özel ürünler de zaten hammadde sorunu nedeniyle burada üretilemeyen ürünler. Konuyla ilgili olarak fabrikadaki yetkililerimiz birkaç kere Fransa Bostik´e giderek oradaki gelişmiş tesislerde ihtiyaç duyduğumuz ürün gruplarını yapılandırdılar. Birtakım ürün grupları tamamen baştan yaratıldı. Ar-Ge çalışmalarımızı ürün gruplarına göre kimi zaman Çorlu´daki fabrikamızda gerçekleştiriyoruz. Kimi zaman da Bostik Fransa ile birlikte çalışıyoruz. Bostik çok geniş bir alanda faaliyet gösterdiği için her yıl Paris´te Kasım ayında Bostik Global İnovasyon Forumu düzenleniyor. Bu foruma 50 ülkeden yalnızca genel müdürler, pazarlama müdürleri ve ürün müdürleri katılıyor. Her yıl düzenlenen forumda amaç bu kadar farklı imalat yapılan bir firmada bilginin, teknolojinin paylaşılmasını sağlamak. Sektördeki yenilikler anlatılıyor, yeni ürünlerin sunumları gerçekleştiriliyor. Her ülke kendi yeni, inovatif ürünlerini sergiliyor, tanıtıyor ve başka bir salonda da bunların prezantasyonu yapılıyor. Bazı ülkeler ise, sadece dinleyici olarak katılıyor. Ürün sunumları gerçekleştikten sonra ürünlerin ülkelere adapte edilmesi ve satış performansı planlanıyor. Zaten Bostik´in global anlamda üzerine titrediği iki önemli husus var: Bunlardan bir tanesi inovasyon, diğeri ise iş güvenliği ve işçi sağlığı. Bu konuda sürekli denetlemeler yapılıyor. Bostik tesislerini teftiş eden uzmanlar bu konuda raporlamalar yapıyorlar. Biz de denetime tutuluyoruz ve zaman zaman ne kadar basit şeyleri ihmal ettiğimizi görebiliyoruz. Fabrikalarımızda bu konuda her türlü tedbir almaya özen gösteriyoruz.

Yapı kimyasalları sektöründe son dönemde faaliyet gösteren firma sayısının arttığını görüyoruz. Bu gelişmeyi ve sektörü nasıl değerlendiriyoruz?

Türkiye´de her alanda bir arz enflasyonu var. Bu yapı kimyasalları sektöründe de söz konusu. Hem uluslararası hem de yerel pek çok firma son yıllarda Türkiye´de faaliyet göstermeye başladı. Özellikle Bostik düzeyinde birikimi olan uluslararası firmaların Türkiye´de yatırım yaptığını görmek oldukça sevindirici. Çünkü, her alanda olduğu gibi bu alanda da standart dışı faaliyet gösteren firmalar sektöre zarar veriyordu. Ancak, finansal gücü sınırlı ve fiyat odaklı kalite anlayışı benimseyen bu tarzdaki firmalar için ekonomik kriz ortamı doğal bir ayıklanma süreci olacaktır. Umuyorum ki kriz geçtikten sonra bu durumun olumlu etkilerini göreceğiz. Taşlar yerine oturmaya başlayacak.

Peki, buna paralel olarak krizi de göz önüne alırsak inşaat sektörünün bugünkü düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Genel anlamda sektöre baktığımızda inşaat sektöründe istatistiksel olarak %15 oranında bir daralmadan söz edebiliriz. Ancak Bostik olarak biz kriz sürecini fırsata çevirdik. Bu süreci, satış kadrolarının yeniden yapılandırılması, satış stratejilerinin ve bayilik organizasyonunun yeniden planlanması ve Ar-Ge faaliyetlerinin sürdürülmesi için bir fırsat olarak gördük. Satış ekibinin yapılandırılması ve eğitilmesi bu süreçte devam etti. Dolayısıyla krizin etkilerini en azından psikolojik anlamda çok fazla hissetmedik.

Kalite ve standartlar bakımından sektörü yeterli buluyor musunuz? Bu konuda siz neler yapıyorsunuz?

Türkiye´de kalite belgesi almanın ve bu prosedürleri tamamlamanın ne kadar basit olduğunu hepimiz biliyoruz aslında. Piyasada yalnızca kalite belgesi alma üzerine bir kalite anlayışı olursa haksız rekabete çanak tutan bir ortam oluşur. Ancak zamanla kalite bilincinin yerleşeceği kanaatindeyim. Yoksa iyiyle kötüyü, kaliteliyle kalitesizi birbirinden ayırmak mümkün olmaz.

Geleceğe dönük beklentileriniz ve hedefleriniz neler?

Yeni yatırımlar hedefliyoruz. Çorlu´daki ve Hadımköy´deki tesislerimizi tek arsa üzerinde yan yana getirmeyi planlıyoruz. Şu anda inşaat ruhsatı aşamasındayız. 2009´un ikinci yarısında ürün gruplarımızı hızlı bir şekilde gözden geçireceğiz. Ciddi bir revizyon ve rötuşlama gerçekleştireceğiz. Öte yandan, ses getirecek yeni ürünleri de portföyümüze ilave etmeyi hedefliyoruz. Bu konuda bize Bostik İnovasyon Forumu da ışık tutacak. Şu anda da bu forumla ilgili çalışmalarımız sürüyor.