Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Asansör hayati önem taşıyor

Omak Asansör Genel Müdürü Umut Ş. Hatunoğlu ve Kalite Kontrol Kalite Yönetim ve Eğitim Sorumlusu Selim Kütüklü ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, asansör sektöründe işletme ve bakım hizmetlerinin önemini konuştuk. Ev satın alırken asansörün markasının ve kalite belgesine sahip olup olmadığının, servis ağının durumunun kontrol edilmesi gerektiğini söyleyen yetkililer, asansörün hayati önem taşıdığının altını çiziyor.

İnşaat sektörünün bugün geldiği düzeyi ve asansör sektörünün inşaat sektörü içindeki yerini değerlendirir misiniz?

Umut Ş. Hatunoğlu: İnşaat sektörü 1999 yılından itibaren hızlı bir yükselişe geçmiş, günümüzde ülke ekonomisine yön verir konuma gelmiştir. Yapılan her yeni proje bir öncekini geçme hedefindedir. Asansör ise inşaatın olmazsa olmaz kalemi haline gelmiştir.

Yaşanan kriz inşaat sektörünü de vurmuş olup, bu krizde doğru yatırım yapan, sermayesi kuvvetli firmalar varlıklarını sürdürmüş, özellikle hükümetin TOKİ ve Kiptaş projeleriyle de inşaat sektörü desteklenmiştir. Asansörün inşaat sektöründeki yerine gelirsek benim tabirimle alıcı için yapılan konutun aynası haline gelmiştir.

Omak´ın faaliyet alanlarından ve ürünlerinden bahseder misiniz?

UH: Omak, binalarda insan ve yükün düşey taşınmasındaki araçların taahhüdünü yapmaktadır.

Ürün gamına gelindiğinde iki sınıfa ayırabiliriz; asansörler ve yürüyen merdivenler.

Yürüyen merdivenleri de iki sınıfa ayırabiliriz; iç mekan ve dış mekan olarak. Omak olarak dünyanın en büyük üreticilerinden Canny ile distrübitörlük sözleşmemiz olup yurt çapında rekabetçi fiyat ve kalite ile çeşitli projelere imza atmaktayız. Asansörü ise mekanik ve hidrolik olarak iki sınıfa ayırıp kendi içinde de sınıflandırabilmekteyiz. Asansörde bu yıl içerisinde yeni ürünümüz olan makine dairesiz asansörden biraz bahsedersek; Omak´ın geçmişten gelen bilgi birikiminin Türk mühendislerin elindeki yorumu olarak

Ar-Ge grubumuzun yapmış olduğu çalışmalar neticesinde makine dairesiz asansörümüzü piyasaya sürdük. Bu ürün mimarlara çalışma alanı, müteahitler içinse rekabetçi fiyatlar sunmaktadır. Bu ve diğer ürünler için mimarlara, öğrencilere, müteahhitlere ücretsiz olarak projelendirme hizmeti vermekteyiz.

Omak olarak Ankara ve İzmir´deki bölge müdürlüklerimiz ile Türkiye çapındaki müşterilerimize aktif ve kesintisiz hizmet garantisi vermekteyiz.

Ar-Ge ve inovasyona yönelik olarak ne tür çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?

UH: Kendi içimizde bir Ar-Ge grubumuz var. Bizler Ar-Ge ye yönetim stratejimizin bir parçası değil bizzat stratejimiz olmalı mantığı ile yaklaşmaktayız. Bu grubumuz teknik, satış ve satın alma kökenli arkadaşlarımızın oluşturduğu bir gruptur ki makine dairesiz asansörlerimiz de bu gruptan çıkmıştır. Yaptığımız çalışma, ürün gamımıza yeni ürün katma, daha ekonomik ürünler tasarlama yönünde olmakta ve bunu temel ve uygulamalı araştırmalar ile desteklemekteyiz.

Asansör sektöründe kalite ve standartları yeterli buluyor musunuz?

UH: Esasen kalite yeterli değil. Standartlar konusunda herhangi bir problem yok. Ancak standartların uygulaması ve yapılan uygulamaların kontrolü konusunda sıkıntılar mevcuttur. Bizim diğer firmalardan farklı olarak çok ciddi çalışan son kontrol ekibimiz var. Bu ekip yaptığımız tüm asansörleri müşteriye teslim edilmeden önce kontrol ediyor. Bir check list´i var. Bu listede birinci sırada asansör şartnamesi geliyor. Check list EN 81-1 ve/veya EN81-2 standartlarına uygun olarak hazırlanmıştır. Bir de şirket olarak olmazsa olmazlarımız var. Asansörler bu kriterlere göre denetleniyor ve müşteriye teslim ediliyor. Bu bizim için çok önemli. Bir firma düşünün 5 kişilik profesyonel bir kadroyu sadece son kontrol işlemleri için istihdam etsin. Bu işte müşteriyi bilinçlendirme ve denetleme çok çok önemli. Esasında her kullanıcı AYSAD’dan bir denetim talep edebilir. Bu talepler ufak bir meblağ karşılığında AYSAD tarafından yapılabiliyor. Bu doğrultuda asansörün kritik güvenlik tertibatlarının doğru çalışıp çalışmadığı, denetlenmesi gerekiyor. Zira asansöre bizler biniyoruz yarın hangi binada, nerede, nasıl bir asansöre bineceğimizi kim bilebilir? Gazetelerde okuyorsunuzdur mutlaka; kapı açıldı asansör kabini yerinde değildi ve vatandaş aşağı düştü. Bu nedenle gerek montajda gerekse bakımda bu konuların dikkate alınması ve ehil firmalar tarafından yapılması gerekiyor ve yapılan bakımın da denetlenmesi gerekiyor. Biz bunu firma olarak bir çatı altında birleştirdik ve tüm montaj ve bakımını yaptığımız asansörleri son kontrol ekibimiz denetlemektedir.

Bakım ve hizmet konusunda belli bir standart var mı? Örneğin 2007 yılında çıkarılan Asansör İşletme ve Bakım Yönetmeli´ği hakkında neler söyleyeceksiniz?

Selim Kütüklü: Öncelikle Şubat 2006 tarihinde EN 13015 Asansör ve yürüyen merdivenlerin bakımlarını düzenleyen bir standart Türkiye´de yürürlüğe girdi. Bu Avrupa´da zaten vardı. Asansör yönetmeliği Türkiye’de yayınlandıktan sonra ve montajı yapılan tüm asansörlere AT Uygunluk Beyanı düzenleyerek CE işareti iliştirmemiz gerekiyordu. Yönetmelik kapsamındaki bu asansörlere nasıl bakım hizmeti verileceği de EN 13015 standardında anlatılmaktadır. CE sertifikalı asansörlerde yapacağınız çalışmalarda, asansör firmasının ve bina sahibinin sorumlulukları maddeler halinde tek tek sıralanmış. Firmamız standardın yürürlüğe girmesinden hemen sonra bu konuda çalışmalara başlamış, servis departmanı organizasyonlarını EN 13015’e uygun bir duruma getirmiş ve 2009 senesi sonlarında Liftinstittut tarafından denetlenerek EN 13015 sertifikası almaya hak kazanmıştır. Bir de 2007 yılında yayınlanan yönetmelik var; Asansör İşletme ve Bakım yönetmeliği. 2003 senesinde yürürlüğe giren Asansör Yönetmeliğinde bazı sıkıntılar vardı. Asansörün nasıl monte edileceği ve nasıl kontrol edileceği anlatılıyordu ancak ruhsat alındıktan sonra neler yapılacağı konusunda bir netlik yoktu. Bu nedenle Asansör Yönetmeliği 31 Ocak 2007 tarihinde yenilendi. Bakım ve işletmeye alma ile ilgili konular burada da yer verilmedi. Ancak 18 Kasım 2008 tarihinde Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliği yürürlüğe girdi. Bu yönetmelikte asansörlerin nasıl hizmete verileceği, hizmete verildikten sonra bakım çalışmalarının nasıl yapılacağı, gibi bilgiler verilmektedir. Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliğinin temeli de EN 13015 standardının hemen hemen aynısı. Servis hizmetlerinde EN 13015 standardına uygun olarak çalışan firmalara yönetmeliğin ek bir külfet getirdiği söylenemez. Bu nedenle de yönetmelik çok bir şey fark ettirmedi diyebiliriz.

Bakım ve denetim konusunda, bina sakinlerinin ve yöneticilerinin nelere dikkat etmesi gerekiyor?

UH: Birincisi bina sakinleri yöneticilerini bu konuda uyarmalılar. Bundan kastımız; EN 13015 belgesine haiz bir bakımcının bu bakımı yapmasına yönlendirmeleri. Bir de vatandaşların ev satın alırken asansörün markasına, kimin yaptığına dikkat etmeli ve gerekli belgeleri istemeleri gerekiyor. Konut tanıtımlarında teknik özellikler yazarken kapının,bacanın hangi malzemeden yapıldığı yazılıyor ama asansör dikkate alınmıyor. Oysa asansör de bir o kadar önemli hatta hayati önem taşıyor.

SK: EN 13015 standardı da bunu istiyor. Ruhsat almakla iş bitmiyor ki sizin müşteriye mutlaka bir kullanma ve bakım kitabı vermeniz gerekiyor. Bu kitapçıkta müşterinin sorumlulukları nelerdir çok net bir şekilde anlatılmalı. Müşteri bakımı ne şekilde denetleyebilir, neleri kontrol eder, asansörde bulunan güvenlik komponentleri nelerdir, bu komponentlerin montaj ve bakım talimatları vs gibi bilgiler detaylı olarak bu kitapçıkta yer almalı. Bunun nedeni de tekelciliği yok etmektir aslında. Yöneticinin şunu deme şansı olmalı; senin bakım fiyatın çok yüksek ben bunu başka bir firmaya yaptırmak istiyorum. Ama diyebilmesi için de o bakımı yapacak firmanın asansörün montajının, özellikle güvenlik komponentlerinin nasıl monte edildiğini, bakımını nasıl yapacağını görebilmesi lazım. Bu nedenle bu kitapçıkların mutlaka müşteriye teslim edilmesi lazım.

Omak olarak aynı zamanda AYSAD´a üyesiniz. AYSAD´ın sektördeki çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz?

SK: AYSAD Avrupa Asansörcüler Birliği´ne (ELA) 2003 senesinde gözlemci, 2008 senesi Mayıs ayında ise tam üye oldu. Bu çok önemli bir konudur çünkü Avrupa Birliği´ndeki ülkelerin kurmuş olduğu bir topluluktur bu. Türkiye Avrupa Birliği´ne girmeden ELA´ya girdi. Nisan 2007 senesinde ise başkanımız Sefa Targıt’ın yoğun istekleri neticesinde

SEDEFED (Sektörel Dernekler Federasyonu)´na üye olduk. Özellikle SEDEFED üyeliği kanımca çok faydalı olmuştur. Tüm sektörler ile irtibatlı duruma geçmiş olduk. Sorun ve sıkıntılarımızı kendileri ile de paylaşabiliyoruz. Bu da kamuoyu oluşturulması açısından son derece faydalı oldu. AYSAD´ın asansör ile ilgili tüm yönetmelik ve standartların yayınlanmasında mutlak katkısı olmaktadır. Sanayi Bakanlığı ile sürekli istişare halindedir. Sektörümüz için AYSAD çok değerli bir dernek. Son kullanıcıları bilinçlendirmek konusunda da çok düşük ücretler ile bilir kişi çalışmaları yapmaktadır. Ancak şöyle bir sıkıntı var; her sene yapılan genel kurullarda bilirkişi çalışmalarına ağrılık verilmesi konusu mutlaka gündeme gelir. Ancak bu bilirkişi çalışmalarına yönlenecek kimse yok. Teorik olarak konuşuluyor ama icraata geçilemiyor. Tüm bilirkişi çalışmaları ben dahil 3-4 üyemiz tarafından yapılmaktadır. Bu çalışmalar konusunda AYSAD üyelerinin çok katılımcı oldukları maalesef söylenemez. Bunun yanı sıra AYSAD meslek liselerinde asansör bölümlerinin açılmasını destekliyor ve oralarda laboratuvarlar kuruyor.

UH: AYSAD diğer derneklerden farklı olarak icraata fazla yönelir. Gerek kamuoyunu aydınlatmak, gerekse sektörü ve çalışanları aydınlatmak adına öncü olmuş bir dernektir. Üyelerine devamlı baskı kuran, daha iyi işler yapılması sağlamaya çalışan bir dernektir. Buradaki en büyük sıkıntılardan biri son kullanıcılar. Yani apartman yöneticileri ve bina sakinleri AYSAD´a gerektiği kadar başvurulmuyor, bilgi alınmıyor. Bu da yanlış işler yapan firmaların mantar gibi çoğalmasına yol açıyor.

Omak´ın yurt içi ve yurt dışı çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

UH: Yurt dışında ağırlıklı olarak Türk müteahhitlerle çalışıyoruz. Yabancı müteahhitlerle çalışmayı çok tercih etmiyoruz. Şu sıralar daha çok Türki Cumhuriyetler ve kriz sürecinde parlayan Libya ile çalışmalarımız yoğun biçimde devam etmektedir.

Geleceğe yönelik beklentileriniz ve hedefleriniz nelerdir?

UH: 2009 yılı krizle geçti ama dediğim gibi biz bu krizden etkin kriz yönetimi ile geçtik. 2010 yılına daha umutlu bakıyoruz. 2009 yılı bizim için krizi nasıl aşacağımıza yönelik stratejik kararlar verip bunları uygulamakla geçti. Hala da uyguluyoruz. Bu uygulamalarımızla 2010´da daha farklı açılımlar gerçekleştireceğiz. Ocak ayından itibaren Türkiyeyi çok daha güzel günler bekliyor. %100 yerli sermaye ile kalitemizi ve pazar payımızı artırarak yeni ürünlerimiz ile Türkiye’de asansörün adı olmayı hedefliyoruz.