Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi “Ataşehir, yaşam ve finans merkezi olacak”

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi,Toplam 150.000 kişilik istihdam ve yıllık 20 milyar dolarlık ekonomi yaratacağı tahmin edilen Finans Merkezi´nin Ataşehir´de ofis sektörünü ivmelendireceğini dile getiriyor. “Bu çerçevede belediye olarak yapacağımız planlama çalışmaları sırasında Finans Merkezi´nin yaratacağı sinerjiden yararlanacak projeleri öne çıkarmaya, bölgemizde Finans Merkezi ile entegre olarak yer almak isteyecek işlevleri bölgemize çekmeyi hedefliyoruz” diyor. Battal İlgezdi ile Ataşehir´in gelecek 5 yılını, projelerini, özel sektöre bakışını, kent planlamasına ilişkin çalışmalarını konuştuk.

Ataşehir; konut, endüstriyel tesis, AVM ve diğer yapılar açısından kategorik olarak incelendiğinde önümüzdeki 5 yıllık sürece nasıl giriyor?

Battal İlgezdi: Konut sektöründe Ataşehir’in İstanbul´un hedefindeki bölge olarak gündemdeki yerini koruduğunu görüyoruz. İstanbul’da konut satın almak isteyenlerin

15 Ekim 2008 ile 15 Mart 2009 tarihleri arasında internette yaptıkları aramalar üzerinden hazırlanan verilere göre, İstanbul’da satılık konut arayanların yüzde 3.5’inin, kiralık arayanların da yüzde 4.5’inin tercihi, Ataşehir oldu. Bunda da, Ataşehir’in ’İstanbul’un yeni finans merkezi” olarak gösterilmesi ve markalı projelerin ağırlıklı olarak bu bölgede inşa edilmesi önemli rol oynuyor.

GYODER (Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları Derneği) tarafından yapılan konut sektörüne dair güncel çalışmalarda da, önümüzdeki yıllarda Ataşehir´in İstanbul´un en önemli konut yatırım alanı olduğu görülmektedir.

Ataşehir´deki bazı alanlardaki niteliksiz, sağlıksız konut bölgelerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi yönünde çalışmalar yaparak tüm Ataşehir´i İstanbul´un çağdaş ve yaşanabilir konut bölgeleriyle geliştirmek istiyoruz. Gündemimizdeki bir diğer önemli konu da Ataşehir´deki konut stoğunu deprem riskleri açısından analiz etmektir. Olası bir depremde vatandaşlarımızın can ve mal güvenliklerine ilişkin tedbirleri almak ve bu yönde projeler geliştirmek bizim için insani önem arz etmektedir.

Ataşehir´de 3 adet mevcut, 1 adet inşaası devam eden AVM bulunmaktadır. Bölgedeki AVM yer seçimi daha çok E-5 koridorunda yoğunlaşmaktadır, Ataşehir´in diğer bölgeleri için bir AVM yatırımı olacağı yönünde tarafımıza ulaşan herhangi bir proje ya da bilgi bulunmamaktadır. Bu konudaki talepleri de uygun lokasyonlar belirleyerek değerlendirmeye çalışacağız.

Ankara´da bulunan Merkez Bankası ve diğer stratejik ekonomik kurumların Ataşehir´in kuzeyinde belirlenen alanlara Finans Merkezi niteliğiyle taşınacak olmasının bölgede önemli değişiklere sebep olacağını görüyoruz. Toplam 150.000 kişilik istihdam ve yıllık 20 milyar dolarlık ekonomi yaratacağı tahmin edilen Finans Merkezi´nin Ataşehir´de ofis sektörünü ivmelendireceği açıktır. Bu çerçevede belediye olarak yapacağımız planlama çalışmaları sırasında Finans Merkezi´nin yaratacağı sinerjiden yararlanacak projeleri öne çıkarmaya, bölgemizde Finans Merkezi ile entegre olarak yer almak isteyecek işlevleri bölgemize çekmeyi hedefliyoruz.

Bu projelerle Ataşehir´de iş imkanlarının artırılması ile yerel ekonomik kalkınmamız için önemli bir hedefin yakalanması mümkün olacaktır. Elbette bu aşamada sosyal projelerle bölge yaşayanlarımıza mesleki nitelikler kazandırarak onları bu iş imkanlardan yararlanabilecek hale getireceğiz. Bu çabamızın bizi yerel ekonomisi güçlü, yaşayanlarına iş fırsatları yaratan nitelikte proje üreten bir yönetim haline getireceğine inanıyoruz. Belediyeciliğin yerel ekonomiyi yönlendirmesi gerektiğine ve kentsel yatırımların da bu anlamda değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Kent planlamasında neler yapıldı? Kentsel dönüşüme yönelik ne gibi çalışmalar yapacaksınız?

Ataşehir yeni kurulan bir belediye olduğu için planlama çalışmalarımız henüz başlangıç aşamasında. Bu konuda birlikte çalıştığımız müşavir firma aracılığı ile yaptığımız ön çalışmalar neticesinde şimdiye kadar yapılan çalışmaları değerlendirme imkanı bulduk.

Ataşehir İlçesi; Kadıköy, Ümraniye, Üsküdar, Sancaktepe ilçelerinin çeşitli kesimlerinden oluşan bir ilçedir. Günümüze kadar bu bölgede yapılan kent planlama çalışmaları ile toplam 17 adet nazım planın yürürlükte olduğunu saptadık. Elbette bu planların çoğu birbirinden farklı zamanlarda, farklı ilçelerle birlikte üretildiği için günümüzde bu planların Ataşehir İlçesi´nin planı olarak yürürlükte kalması mümkün değil. Bu çerçevede İBB´nin planlama birimleri ile koordinasyon içinde, halkımızın ve sivil toplum aktörlerinin de katılımıyla bölgedeki sorunları çözebileceğimize inanıyoruz.

Yapacağımız kent planlama çalışmalarında, modern toplumlarda olduğu gibi klasik imar planı çizgisinin ilerisine geçerek; toplumu, diğer kamu idarelerini, STK´ları ve ekonomik aktörleri planlamanın içine katan bir süreç izleyeceğiz. Ataşehir’i hep birlikte tartışarak, hep birlikte hayal ederek elde edeceğimiz, Ataşehir vizyonu´na ulaştıktan sonra başlayacak planlama çalışmaları. Bu amaçla Ataşehir´de bir Vizyon Arama Konferansı düzenleyeceğiz.

Sonrasında bu vizyona uygun olarak ekonomik-sosyal-fiziki planlama süreçlerini başlatacağız. Kuracağımız Planlama Katılım Ağı yoluyla planlamanın her aşamasında tüm aktörlerle ve bölge yaşayanlarıyla süreci birlikte geliştireceğiz. Bu sayede birlikte geliştirilen, benimsenen ve sonrasında da kuracağımız Alan Yönetimi Birimleri yoluyla işletilen bir plan ve yönetim sistemine varmayı hedefliyoruz.

Ataşehir´de deprem açısından riskli bölgelerde, yetersiz/sağlıksız kentsel yaşam şartlarının saptandığı yerlerde, görüntü/imaj kirliliği yaşanan bölgelerde, ekonomik/toplumsal zayıflamanın, çöküşün görüldüğü bölgelerde bu projeler katılım ağı yoluyla toplumun ve tüm aktörlerin içinde olacağı bir karar mekanizmasıyla, hangi projenin hangi alanda yapılacağına birlikte karar vermeyi hedefliyoruz. Elbette bu projelere karar verirken, finans ve insan kaynakları çerçevesinde de testler yaparak kamu kaynaklarının kullanımını verimli kılmak, zamanında doğru yatırımlara öncelik vermek niyetindeyiz.

İlçemizin yerel yönetimimiz öncülüğünde, kamu, özel sektör veya her ikisinin birlikteliği ile; toplumsal katılımı öngören, geniş tabanlı bir örgütlenme sistematiğini ve pratiğini ortaya koyan, bölgenin yerleşik değerlerini ve iç dengelerini bozmadan, bölgesel dinamikler de göz önüne alınarak çağdaşlaşma, bölge halkının yaşam kalitesini yükseltmek üzere uygulama yapacağız. Bölgede yaşayan halk, şehir plancıları, mimarlar, ekonomistler, sosyologlar, ekologlar, psikologlar, hukukçular gibi danışman niteliğinde komitelerle, derneklerle, vakıflarla, birliklerle, özel şahıslarla ve konuyla ilgili olan herkesin görev üstlendiği ve katkı sunduğu ekiplerle projeler geliştireceğiz.

Bölgelerimizde uygulanması gereken kentsel canlandırma ve yenileşme projeleri ile, proje alanlarının güçlü ve zayıf yönleri, bu alanlara yönelik fırsat ve tehditler; ekonomik, sosyal, mekansal ve yönetsel açılardan ele alınarak formüle edilecektir. Yenileşmenin ekonomik boyutu, iş imkanları ve gelir düzeyi ile doğrudan bağlantılıdır. İyi kurgulanmış bir canlandırma veya yenileşme eylemi, söz konusu alanda ve bu alanın çevresinde var olan istihdam olanaklarını ve yine bu bölgede ve çevresinde yaşayan yerel halkın becerilerini ve işe kabul edilebilirliğini de arttıracaktır.

TOKİ tarafından bu bölgede yapılan yatırımların yarattığı etkiyi önemsiyoruz, bu çerçevede TOKİ ile Ataşehir´in vizyonuna uygun çerçevede olması durumunda idarenin burada yapacağı projeleri destekleyebileceğimizi düşünüyoruz.

Yapılaşmayla demografik denge arasında nasıl bir ilişki var? Ulaşım ve arsa üretiminde yapılan özel çalışmalar var mı?

Toplumun çeşitli kesimleri doğal olarak ekonomik güçlerine ve ihtiyaç duydukları minimum yaşam koşullarına uygun nitelikte alanlarda ve yapılarda yer seçmektedirler. Ataşehir´de çeşitli bölgelerde farklı kentsel dokularda farklı toplumsal kesimlerin yaşadığı açıktır. Üst, düşük ve orta gelir grubuna ait kesimlerin toplumsal alışkanlıkları, yer seçimleri doğal olarak farklılıklar göstermektedir. Rezidans gibi özel yapılarda yaşayan kesimlerin, üst gelir grubuna ait kesimlerin, sitelerin bulunduğu bölgelerde daha çok üst ve orta gelir gruplarına ait kesimler, ayrık nizam apartmanların bulunduğu bölgelerde orta ve alt gelir gruplarına ait kesimlerin, gecekondu/kaçak yapılaşmış bölgelerde ise alt gelir grubuna ait kesimlerin yaşadığı bilinmektedir.

Belediye olarak hedefimiz toplumsal dengeleri bozmadan kentsel yaşam koşullarını her kesim için adil bir şekilde geliştirmeye çalışmaktır. Her bölgenin kendine has sorunları bulunmaktadır, bu sorunların giderilmesi için ilgili idarelerle işbirliği içinde proje geliştirme süreçlerine başladık. İstanbul Büyükşehir Belediyesi´nin ilgili birimleri ile görüşmeler yaparak koordinasyon sağlayan ve yeri geldiğinde karşılıklı bilgi akışı ile kentin bütününü gözardı etmeyen yeni bir sürece girdik.

Yapılarda sürdürülebilirlik ve yapı denetimi açısından ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Yeni bir belediye olmamıza rağmen yapılar üzerindeki kontrolümüzü Kent Bilgi Sistemleri yolu ile sağlamaya başladık. Yaptığımız arazi çalışmaları ile elde ettiğimiz verileri güncelleme yoluna gittik, bu sayede sağlıklı bir Yapı Veritabanı oluşturduk, bu veritabanında geçen senelere ait yapı fotoğrafları, yeni çekilen yapı fotoğrafları var, aradaki tüm farkları görmemiz mümkün oluyor.

Yapı Veritabanı ile planlama sırasında yapacağımız çalışmalarla elde edeceğimiz Stratejik Mekansal Veritabanı´nı birleştirerek birçok denetim ve kontrolü teknoloji yoluyla yapma şansı bulacağız. Rutin olarak araziye çıkacak kontrol ekiplerini de yüksek teknolojiyle donatarak hızlı, efektif ve entegre bir denetim sürecini çalıştırmayı hedefliyoruz.

Yapıların nitel ve nicel bilgilerini elde etmeye, özellikle deprem riskini göz önüne alarak bu konuda tedbir almaya yönelik çalışmalar başlatma kararı aldık. Şimdiye kadar çeşitli kurumlar tarafından yapılan tarama çalışmalarını incelemeye başladık. Bu verilerin yetersiz olduğu durumlarda ek projeler yaparak Ataşehir´de deprem riski´nin zemin, yapı, planlama, toplumsal ve kişisel çerçevelerdeki tanımını yapmaya çalışacağız. Bu şekilde yapılarla ilgili hangi işlemleri yapmamız gerektiğini ortaya koyacağız.

Özel sektörle beraberce yürüttüğünüz faaliyetler nelerdir? Özel sektöre yönelik kolaylıklarınızdan bahseder misiniz?

Ben de özel sektörden gelen biri olarak kamu yönetimi ile özel sektörün dinamizmini etik ve hukuki çerçevede yeni bir sinerjiye dönüştürmeyi hedefliyorum. Kamunun elinde çok büyük kaynaklar olmadığını ve günümüz koşullarında kriz öğretisinin gitgide ortak akıl ve işbirliği modelleri çerçevesinde gelişen bir kamu yönetimi anlayışının geliştiğini görüyoruz. Bunun bir ayağı da toplumdur. Toplumu dışlayan, süreçlere katmayan, fikrini sormayan, bir yerel yönetim idarecisinin uzun vadede başarılı olma şansı çok düşüktür.

Bu amaçla yapacağımız ilk iş tüm yerel ekonomik ve toplumsal aktörlerin, bölgede yaşayanların katılacağı Ataşehir vizyonunun tanımlanmasıdır. Bu çerçevede belediyenin hangi sektörlerin geliştirilmesi için önderlik edeceği, hangi konularda kolaylaştırıcı rolünü alacağı, buna karşılık diğer aktörlerin de bu vizyona erişmek için rol ve görevleri ortaya çıkacaktır. İnanıyorum ki, üstünde uzlaşılmış ortak bir vizyon, izlenmesi en kolay yol haritasıdır ve yerel kalkınmanın temel anahtarıdır. Gelişmiş tüm toplumlar 30 yılı aşkın bir süredir kentlerini bu yöntemle yönetmekte ve başarılı olmaktadır. Bizler yabancı ülkelerdeki kentlere gittiğimizde hayran kaldığımız ekonomik, endüstriyel, barınmaya yönelik ya da kamusal alanların arkasında bu yaklaşımın yattığının bilincinde olan bir yönetim anlayışı ile ülkemizde örnek olacak yerel kalkınma sağlayacağımıza inanıyoruz.

Ben girişimci olan her vatandaşın yanındayım. Belediyeyi de şirket gibi düşünüyorum. Belediyede yıl sonu bakarsınız ne kadar iş yaptığınıza, planladığınız doğrultuda iş yapamadıysanız şirket gibi zarar etmişsiniz demektir.

2009 ve 2010´da öne çıkan projeleriniz neler olacak?

Ataşehir´de bütüncül bir vizyon tanımının yapılması, buna bağlı ekonomik, toplumsal ve fiziksel planlamaların yapılması ve stratejilerin geliştirilmesi ilk hedefimizdir. Bu amaçla Ataşehir Stratejik Mekansal Planı ve buna bağlı projeleri tanımlayacağız.

Bölgemizde acil olarak çözümlenmesi gereken konuları kısa vadeli projeler olarak değerlendirip ele almaya başladık. 2009 sonuna kadar acil ihtiyaç duyduğumuz Sağlık Merkezi, Toplum Merkezi´mizi, Kadın Sığınma Evi´ni, kreşlerimizi hizmete açmayı hedefliyoruz. Bunların projeleri tamamlandı ve yapımları devam etmektedir.

Ayrıca Ataşehir´i bir kültür kenti yapmak istiyoruz. Yeşil alanın bir metrekaresini bile imara açmayacağız. Açana da engel olmaya çalışacağım. Ataşehir´in bir bölümü sosyal imkanlardan faydalanabilirken bir tarafta ise hala denizi göremeyen insanlarımız var. Tiyatroya, sinemaya, alışveriş merkezlerine çocuklarını götüremeyen insanlar var. Temel amacım bu 2 bölge arasındaki açığı kapatabilmek. Eğer 5 yıl sonra bu farkı kısmen de olsa kapatabilirsek bu çok büyük bir başarı.

2010 sonuna kadar da Belediye Aşevi, Kız Yurdu, Sokak Çocukları Rehabilitasyon Merkezi, Kültür Merkezi, yaşlılarımıza yönelik Konukevleri, Gençlik Merkezi, gençlere yönelik eğitim amaçlı Etüt Merkezleri gibi önemli projeleri hayata geçireceğiz.