Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Sky Towers toplu konut anlayışını değiştiriyor…

Ağaoğlu, Ataşehir´de başlattığı modern yaşam anlayışını 3-4 bin konutluk yeni bir proje olan My Towerland ile sürdürüyor. Projenin ilk ayağı olan Sky Towers için şantiye çalışmaları başladı. İnce Yapı Proje Müdürü Aydın Vural Gökçek, projenin özellikle mimarisi ile bölgeye ve kente farklı bir renk katacağını söylüyor.

My Towerland fikri nasıl ortaya çıktı? Projeyi diğer projelerden farklılaştıran özellikler neler?

Vural Gökçek: Bizim yaptığımız her proje bir sonrakine bir şeyler katıyor. Mimari olarak olsun, kullanılan malzemeler açısından olsun, her proje diğerine bir şeyler katıyor. Biz Ataşehir’e ilk My World ile girdik. Şu anda geniş bir yerde düşündüğümüz bir projenin ilk etabı başladı. Bu projeye My Towerland adını verdik. Burası zamanla 3-4 bin konutluk bir yerleşim yeri olacak.

İlk etap, 2 bloktan oluşmakta. Birisi 41 katlı, diğeri 31 katlı, toplam 420 daireden oluşan bir site. Proje özellikle mimari olarak çevreye çok şeyler katacak. Bu bölge daha çok toplu konut statüsünde bir yer. Bu anlamda proje özellikleri ile bu yapılardan ayrılıyor.

Hem toplu mimari hem de cephede kullanılan elemanlar açısından toplu konut statüsünden kendini ayıran bir proje. Tabi ki bu projemizde de diğer sitelerimizde olduğu gibi sosyal tesisler, tenis kortları, yüzme havuzları, fitness, kreş gibi kullanım alanları da yer alıyor.

Gayrimenkul açısından Ataşehir oldukça önemli bir noktaya geldi. Fakat 2009 verileri satışlar anlamında pek parlak görünmüyor. Konut satışlarında herhangi bir sıkıntı yaşıyor musunuz?

Krizin bizi çok etkilediğini söyleyemem. Ne daire satışlarında, ne de talepte bir düşüş olmadı. Kriz ortamında Avrupa yakasındaki ilk projemiz olan My City Bahçelievler’de iki haftada 1.200 dairenin satışını gerçekleştirdik.

Keza My World projemizde de bu dönemde daire satışları arttı. Şirket politikası olarak kriz ortamında yatırımlarımızı durdurmayı hiçbir zaman düşünmedik. Aksine ülke ekonomisinin lokomotifi olan inşaat sektöründe yatırımlar devam etmelidir ki kriz daha kolay atlatılabilsin düşüncesiyle işlerimize hız verdik.

Proje isimlerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?

Dikkat ederseniz hepsinin başında “My” vardır. Bu konseptteki ilk projelerimizden sonra bu isim o kadar yerleşti ve sevildi ki, devam eden tüm projelerde de My konseptini koruduk.

Tüm peyzajının güllerle yapıldığı Çekmeköy’deki villa projemize “My Roseville” ismini verdik. Projelerimize daha çok konsepte uygun, onu çağrıştıran isimler vermeye çalışılıyor.

Nitekim Avrupa yakasındaki ilk projemizde de, Anadolu yakasındaki ilk projemizde olduğu gibi “My City” adını verdik.

Son kullanıcı açısından My Towerland ne gibi avantaj sağlıyor?

Öncelikle kullanıcı talepleri doğrultusunda doğru mimari çözümlere gittik. Kullanıcı açısından doğru mekânlar ve yaşanır bir ortam oluşturduk. Bunun yanında ihtiyaç duyulacak beyaz eşya, klima gibi ürünleri de biz sağlıyoruz. Elektrik kesintilerine karşı tüm siteyi besleyecek jeneratör kurulumu yapıyoruz. Her daireye özel kapalı otopark, sosyal tesisler, rekreasyon alanları gibi çözümler de burada yaşayacak sakinlerin yararlanabileceği olanaklar olacak.

Yeni yapılan projelerde enerji tasarrufu öne çıkmaya başladı. Siz projenizde ne ölçüde buna dikkat ediyorsunuz?

Bu konuda öncelikli olarak ısı kaybını azaltmaya yönelik tedbirler alıyoruz. Konutların ve yapıların uzun yıllar kullanılacak olması nedeniyle ısı yalıtımının doğru ve kaliteli yapılması çok ciddi anlamda enerji tasarrufu sağlıyor. Ayrıca yerden ısıtma yaparak düşük sıcaklıkta su kullanımı ile de yakıt tasarrufu sağlıyoruz.

Bu arada enerji kazanımı ile ilgili bir takım bürokratik engeller var ve çeşitli yollarla elde edebileceğiniz elektrik enerjisini kullanmayla ilgili bazı sorunlar var. Elde ettiğiniz enerjiyi sayaçtan geçiremiyorsunuz veya mevcut şebekeye aktaramıyorsunuz.

Ağaoğlu olarak alternatif enerji ve enerji verimliliği konusuyla çok yakından ilgiliyiz. Bunun kazanımını artırmak için ilgili kanun ve uygulamalarının da iyice netleşmesi gerekiyor.

My Towerland projesinde şu anda geldiğiniz noktadan söz edebilir misiniz?

Şu anda hafriyatın büyük bölümü tamamlandı. Bir bloğun normal katlarının inşası devam ediyor, diğer bloğun da temeli atıldı.

Statik projeler, statik danışmalarımızla yapılan çalışmalarla tamamlanıyor. Bu konuda Yapı Teknik’ten danışmalık hizmeti alıyoruz. Cephe çalışmalarımız da sürüyor. Deprem, rüzgâr yükü gibi etkileri göz önünde bulundurularak cephe malzemelerini belirliyoruz.

Malzeme seçiminde neleri önemsiyorsunuz?

Bizim prensibimiz; eğer bulabiliyorsak ve kalite standartlarımıza uygunsa yerli malzeme kullanmak. Bu tercihlerin altında ülke ekonomisine katkı sağlamak yatıyor. Ama ithal ürün kullandığımız yerler de olabiliyor. Çünkü istediğimiz kalitede yerli ürün bulamadığımız sektörler de var.

Birinci kriterimiz mutlaka kalite. Kullandığınız parkenin, kapının, mutfağın vb. malzemenin uluslararası standartları nedir, teknik spektleri nedir, önce bunlar belirleniyor. Daha sonra dekorasyona yönelik kriterleri dikkate alıyoruz. Burada da genel beğeniye hitap edecek seçimler yapmaya çalışıyoruz. Renk, doku, uyum vb. kriterleri göz önünde bulunduruyoruz.

Burada özellikle belirtmek istiyorum ki, biz kullanıcılara sadece bir daire verme iddiasında değiliz. Aynı zamanda biz “yaşam mimarı” olma felsefemize uygun olarak yaşam merkezleri yaratıyoruz.

My Towerland´in şantiyesi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Yapılan projenin durumuna göre ufak değişiklikler gösterse de genel hatlarıyla bir şantiye düzenimiz var. Her şantiyede bir proje müdürümüz var. Proje müdürü olarak daha çok mimar tercih ediyoruz. Proje müdürünün altında eğer büyük bir inşaatsa inceden sorumlu proje müdür yardımcısı ve kabadan sorumlu proje müdür yardımcısı arkadaşlar görev yapıyor.

Daha sonra takım şefleri arkadaşlar var, bir anlamda şantiye şefleri… Takım şeflerine bağlı olarak da blok sorumlusu ve saha mühendisleri görev alıyor.

İş güvenliğine gerçekten çok dikkat ediyoruz. İşe girişlerde mutlaka sağlık raporu ve sabıka kaydı istiyoruz. Onun dışında işe yeni başlayacaklara güvenlik eğitimi veriliyor. Bu eğitimi almadan kimse işe çıkarılmıyor.

İş güvenliği elemanlarımız da devamlı şantiyede dolaşarak ve kurallara uymayanları uyararak ceza kesiyor, aynı hataları tekrarlayanlar şantiyeden çıkarılıyor.

Şantiyede ne gibi zorluklar yaşıyorsunuz?

Bu şantiyeden şantiyeye değişebilen bir konu… Her şantiyenin kendine has zorlukları olabiliyor.

İlk planlama, projelendirme aşamasında yapılıyor. Bu aşamada da arazi yapısı, hafriyat, imalat planlaması vb. konulardaki zorlukların büyük bir kısmı ortaya çıkıyor ve iş programı buna göre yapılıyor.

Tabii inşaat aşamasında, ön görmediğiniz bir takım zorluklar yaşayabiliyorsunuz. İnşaat yerindeki trafik durumu bile iş programında aksamaya sebep olabiliyor. Ama doğru planlama ve iş takibiyle bu zorlukları aşabiliyoruz.

İş makinelerini nasıl temin ediyorsunuz?

Bizim iyi bir makine parkımız olmasına rağmen hafriyat gibi işleri dışarı veriyoruz.

Makine ve elektrik işlerini dışarıya mı veriyorsunuz?

Kendi bünyemizde bu işleri takip eden mekanik ve elektrik grubumuz var. Projeleri, bu gruplarımızın denetiminde dışarı hazırlatıyoruz. İmalatları da yine dışarıdan gruplara ihale ediyoruz.

Başlama ve bitiş tarihi dikkate alındığında projenin zamanında tamamlanabilmesi için neler yapıyorsunuz?

İşlerimize hep planlanan tarihte başlayıp, planlanan tarihten önce bitirdik. Muhtemelen bu proje de böyle olacak. Zaten her şeyi önceden düşünüp planladığınızda olabilecek sorunları da baştan öngördüğünüzden belirlenen tarihlerden bir sapma olmuyor.

Bugüne kadar teslim tarihini aştığımız hiçbir projemiz olmadı. Bizim çok güçlü bir mali ve planlama departmanımız var.

Burada iş programları oluşturuluyor ve işin ne zaman başlayıp biteceği bu planlama ile ortaya çıkıyor. Programdaki sapmalar da anında müdahale ile gideriliyor. Her tarafta şantiye ilerleme raporları hazırlanır. Bu raporlarda programdaki sapmalar görülerek gerekli önlemler alınır.

Projeleri tasarlayan bir mimari ekibiniz var mı? Yoksa projeleri dışarıya mı yaptırıyorsunuz?

Bazı projeleri kendi mimari proje grubumuzun bünyesinde hazırlıyoruz. Bazıları için de dışarıdan destek alıyoruz. Örneğin; My World projesi dışarıda hazırlatıldı. Buna karşılık Sky Towers projesini kendi bünyemizde hazırladık. Mutlaka biz yapacağız veya dışarıya yaptıracağız gibi kesin bir kriterimiz yok. Projenin durumuna göre karar veriyoruz.

Müşavirlik hizmeti alacak mısınız?

Danışmalık aldığımız konular oluyor. Cephe, mekanik, elektrik, statik vb. konularda, projenin aşamalarına göre gerektiği zamanlar bu hizmetleri alıyoruz.