Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

1454 yılından bu yana eğitim veren bir okulun kısa tarihi Rum Mekteb-i Kebiri’nden Fener Rum Lisesi’ne…

Fatih Belediyesi tarafından sürdürülen “Fener-Balat-Ayvansaray Sahil Kesimi Yenileme Projesi” ile gündeme gelen Haliç’in tarihi semti Fener’in tepesinden şehri seyreden bir yapıdan, “Fener Rum Lisesi”nden söz edeceğiz bu ay…

Karşı kıyıdan rahatça görülen, ihtişamı ile dikkat çeken bir yapı olan “Fener Rum Lisesi”, İstanbul’un en eski eğitim kurumlarından biri. Fransa’dan getirilen kırmızı tuğlalardan inşa edildiği için “Kırmızı Mektep” olarak da anılan yapı, 1881 tarihini taşımakta. 1881 yılında inşasına başlanan okul, 1883 yılında tamamlanmış. Ancak “Fener Rum Lisesi”nin tarihi yüzyıllar öncesine dayanmakta…

İstanbul’un fethinden önce “Patrikhane Akademisi” adıyla eğitim veren okul, fetihle birlikte eğitime ara vermek zorunda kalır. 1454 yılında Patrik Gennadios ile Fatih Sultan Mehmet arasında yapılan anlaşma sonucunda Fener semtinde yeniden eğitime başlar. “Patrikhane Akademisi” ya da “Rum Mekteb-i Kebiri (Büyük Rum Mektebi)” adıyla eğitime devam eden okuldan Osmanlı İmparatorluğu’nda görev yapan çok sayıda İstanbullu Rum mezun olur. Bab-ı Âli tercümanlarının, Eflak ve Boğdan voyvodalarının ve din görevlilerinin mezun olduğu okul, 19. yüzyıla kadar akademik din eğitimi ile ünlenir…

Zamanın ve insanların hoyratlığına rağmen günümüze dek gelmeyi başaran yapı, Mimar Dimadis’in eseri. Kaynaklar, Mimar Konstantinos Dimadis’in “Rum Mekteb-i Kebiri” mezunlarından biri olduğunu ve Avrupa’da şatolar inşa eden bir mimar olarak ünlendiğini yazmakta. “Rum Mekteb-i Kebiri”, kayıtlara Avrupa’nın beşinci büyük şatosu olarak geçer. 1861’den sonra klasik eğitim veren bir liseye dönüşen okul, Cumhuriyet’ten sonra “Fener Rum Erkek Lisesi” adını alır. 1963 yılında öğrenci yokluğu nedeniyle ilkokul bölümü kapanan okul, hemen yanı başındaki “Yuvakimyon Rum Kız Lisesi” ile birleştirilerek karma eğitim uygulamasına geçer ve “Fener Rum Lisesi” adını alır.

Sancaklar Yokuşu’nda bulunan okul binası, iki katlı olup ayrıca iki katlı kulesi bulunmakta. 1904 yılında büyük bir restorasyon geçiren bina, 19. yüzyıl eklektisizm örneklerinden biri olarak Fener semtinin en yüksek binası olma özelliğini korumakta. Yay şeklinde simetrik bir yerleşim planına sahip binanın bodrum katında; yemekhane, spor salonu, tuvaletler ve kalorifer dairesi yer almakta. Binanın tam ortasında bulunan simetrik iki merdivenden çıkılan kapı, sütunlarla çevrili bir hole açılmakta. Giriş katında idare odaları, öğretmen odası ve sınıflar, geniş merdivenlerle çıkılan ikinci katta ise sınıfların yanı sıra resim sınıfı, kütüphane ve bir toplantı salonu bulunmakta. Başka lise binalarında görülmeyen amfi tarzındaki sınıflarıyla dikkat çeken “Fener Rum Lisesi”nin bir zamanlar dans çalışmalarının yapıldığı çatı katında okulun laboratuarı yer almakta.

Büyüklüğünden ötürü aslında çok daha küçük olan “Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi” ile karıştırılan “Fener Rum Lisesi”, 60 kadar öğrencisiyle eğitime devam etmekte…

Bir ilan

Ataköy Sahil Şehri

Yıl 1958, Ataköy yeni inşa edilmekte… Türkiye Emlâk Kredi Bankası’nın “Ataköy Sahil Şehri” başlıklı ilanı şöyle: Ataköy sitesinde plâjı, gazinoları, turistik otelleri muhtelif çarşı ve kültür tesisleriyle birlikte inşası devam eden blok apartmanlarda kendinize bir daire ayırtmak üzere şubelerimizde ev hesabı açtırınız.”

Ev Plânı

Ev Plânı Servisi

Yıl 1947… Ev-İş Dergisi’nin “Ev Plânı Servisi” köşesinde Yüksek Mimar M. Celâl Akasoy imzasıyla yayınlanan “19 Sayılı Ev” başlıklı yazı şöyle: “Parası nisbeten bol. Zevki uzak doğu zevklerine meyyal bir müşteri için düşünüldü. Binanın girişi üstü kapalı bir verandadan… Hol, misafir odası ve çalışma odasına aynı şekilde, aynı büyüklükte üç kapıdan girilebilir. Binanın kendisi 10.00×8.75 ebadındadır. Önünde 2.5 metrelik bir verandası vardır. Tekmil ev, arsa bedeli hariç 15.000 liraya çıkmaktadır. Ne dersiniz siz bu işe?” [1]

[1] Ev-İş Dergisi, Aralık 1947, Sayı: 128.