Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Alpaslan Özbey: “Önümüzdeki altı ayı iyi değerlendirmek gerekiyor”

Fortis Bank Türkiye Perakende Bankacılık Krediler Grubu’ndan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Alpaslan Özbey, “Fortis Bank Türkiye olarak, konut kredisi kullanan müşterilerimizin ödemelerini kolaylaştırmak için gereken önlemleri alarak, onların bu zor dönemden daha fazla sıkıntıya girmeden çıkmalarını sağladık” diyor. Özbey, kriz sonrası konut kredilerinden en çok kimlerin yararlandığını, konut kredilerindeki sorunluluk oranını, bankaların kar marjını ve ev fiyatlarındaki artış beklentilerini anlatıyor.

Sizce 2010’da konut kredilerindeki gelişme 2009’a göre nasıl olur?

Alpaslan Özbey: 2008 yılı Eylül ayında başlayan global kriz tüm ekonomik faaliyetleri olduğu gibi konut sektörünü de olumsuz etkiledi. Konut satışları azaldı; inşaatlar belli bir süre yavaşladı ve bazı projeler durma noktasına geldi. Tüketiciler krizin ne boyutta gelişeceğini başlangıçta öngöremedikleri için alımlarını ertelediler. Konut alımları da bu ertelemelerden payını alınca, konut kredilerinde farkedilir bir küçülme oldu.

Devletin genel ekonomiyle ve paralelinde inşaat sektörüyle ilgili 2009 yılı başında aldığı önlemler neticesinde sektördeki kötüye gidişe dur denildi. Merkez Bankası’nın faizleri düzenli olarak indirmesi ve bunun sonucunda 10’lara varan baz puan indirimleri kredi maliyetlerini de ciddi oranlarda hafifletti.

Bugünlerde faiz oranlarının %1’lerin altına indiğini görüyoruz ki bunlar krizden önce dahi göremediğimiz oranlar. Kredi maliyetlerindeki bu azalma konut alımını erteleyen tüketicilerin kararlarını gözden geçirmesini sağladı ve konut alımlarında Eylül ayıyla birlikte ciddi hareketlenme başladı. Konut kredileri de sektör genelinde yukarı yönlü ivme kazandı ve Eylül ayında geride kalan 8 ayın toplamına yakın bir performans gösterdi. Bu trendin devam etmesini bekliyoruz.

Düşük kredi faizi ile birlikte krizin etkisiyle %20-30 oranında değer kaybetmiş gayrimenkul fiyatları konut alımı için uygun bir döneme girildiğini gösteriyor. Tüketiciler bu fırsatı değerlendirecektir.

Ekonomideki genel iyileşme, istihdam oranlarındaki artış ve gelecek kaygısının azalması ile birlikte 2010 yılının konut kredileri açısından 2009 yılına göre daha başarılı bir yıl olacağını söylemek gerçekçi bir yaklaşım olacaktır.

Konut kredilerinde sorunluluk oranı ne durumda? Kriz çok etkiledi mi? 2010’da sorunluluğun düşmesini bekliyor musunuz?

Tüm sektörleri olumsuz etkileyen ekonomik kriz, ilk dönemden itibaren tüm istatistiklere yansıdı. Karşılıksız çek oranlarında, senedi protesto olan kişi sayısında ciddi artışlar meydana geldi. Bugünlerde krizin etkisinin azalma trendine girmesine rağmen, ilk iki çeyrekte işsizlik oranlarında ciddi artışlar gözlemlendi. Ekonomik faaliyetlerdeki bu olumsuzluk doğal olarak kredi geri dönüşlerine de oldukça yansıdı.

Banka olarak aldığımız önlemlerle bu oranların yükselmesini engelledik ve kontrol edilebilir düzeylerde tutulmasını sağladık. Ekonomik iklimin düzelmesi, istihdamın yeniden yükselmesiyle birlikte 2009 yılındaki olumsuz ivmenin durmasını, yeni kredi tahsisleriyle birlikte, sorunluluk oranının kriz öncesi seviyelere geri dönmesini bekliyoruz.

Sorunlu konut kredisi müşterilerine yardımcı olmak için neler yapıyorsunuz? Borçlarını yeniden yapılandıranların sayısı fazla mı?

Fortis Bank Türkiye olarak, konut kredisi kullanan müşterilerimizin ödemelerini kolaylaştırmak için gereken önlemleri alarak, onların bu zor dönemden daha fazla sıkıntıya girmeden çıkmalarını sağladık. BDDK’nın kredilerin yeniden sözleşme şartlarına bağlanmasına olanak sağlayan düzenlemesi de müşterilerimiz için oldukça önemli bir fırsat oldu. Bu sayede taahhüt ettiği ödemeleri gerçekleştirmekte güçlük yaşayan müşterilerimize, yeni ödeme planları oluşturduk. Müşterilerimizin çoğunluğu yeni ödeme planlarına uyarak ödemelerini sorunsuz bir şekilde gerçekleştiriyorlar.

Krizden sonra daha çok hangi kesimler konut kredisine başvuruyor?

Krizden sonra o dönemden fazla yara almadan çıkmış ve iş yerinde faaliyetlerine devam eden serbest meslek sahipleri veya işini kaybetmemiş ücretli kesim ertelediği konut alımını yeniden gündemine almaya başladı; bu ertelemeler hem ihtiyaç hem de yatırım ertelemeleri için geçerli…

Faizlerin düşmesiyle birlikte artık paradan para kazanmak cazibesini yitirmeye başladı ve son dönemde yatırımın neye/nereye yapılacağı daha güç hale geldi. Krizle birlikte %20-30 seviyelerinde değer kaybeden gayrimenkul yatırım unsuru olarak cazibesini koruyor.

Özetle, düzenli geliri olan, kiracı olduğu için ihtiyacı olmasına rağmen kriz nedeniyle konut alımını erteleyen kesimler ve konut alımını yatırım aracı olarak gören kişiler konut kredisine başvuruyorlar.

Gerçek olmayan satışlardan bahsetmek gerekirse, %1’lerin altına inen oranlarda finansman sağlamak isteyen kişiler eş, dost, akrabadan konut alıyormuş gibi göstererek konut kredisine başvuruyorlar. Bu talepleri tespit edip, geri çeviriyoruz elbette ama son günlerde bu başvuruların sayısında da ciddi artış var.

Faizlerdeki son rekabet sizce reel ekonomi ile uyumlu mu? Bankalar bu faiz seviyelerinde kar ediyorlar mı?

Faiz indirimleri Merkez Bankası’nın aldığı faiz indirim kararlarıyla uyumlu olarak gerçekleşiyor. Bankalar arasında birkaç puanlık rekabet de söz konusu ama bu rekabeti “kar etmeden kredi veriliyor” şeklinde değerlendirmek doğru değil.

Ev fiyatları faiz düşüşleri ile birlikte artar mı? Bu artış yüzde kaç olur?

Yukarıda da belirttiğim gibi, krizle birlikte ev fiyatlarında da %20-30 hatta kimi bölgelerde %40’lara varan düşüşler gözlemliyoruz. Ekonomideki düzelme ve konut kredilerindeki indirime paralel olarak konut alımları yeniden canlanmaya başlıyor. Bununla birlikte ev fiyatları da yükselişe geçecek ancak, bunun hemen olacağını söyleyemeyiz. Konut değerlerinin kısa vadede kriz öncesi rakamlara geleceğini düşünmüyorum; zaten kriz öncesi fiyatlar oldukça yüksekti. Değer artışları olacak ama bu artış en fazla %10-20 seviyelerinde gerçekleşecektir. 2010 yılının ikinci çeyreğinden itibaren fiyatların yukarı doğru hareketleneceğini öngörüyoruz. Bu sebeple ev fiyatları düşükken ve konut kredisi faizleri %1’ler civarındayken konut almayı düşünenlerin önümüzdeki 6 ayı iyi değerlendirmeleri gerekiyor.