Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Milpark´ta fonksiyonel mimari çözümler

LOKASYON

Milpark, Büyükçekmece ve Avcılar arasındaki E5 otoyolu ile E5-TEM bağlantı yolu arasında, Atatürk Havaalanı’na 20 dakika uzaklıkta merkezi bir konumda yer almaktadır.

Çevre yollar ile özel otomobil sahipleri şehir merkezinden kolayca ulaşabilirken, E-5’ten hizmet veren metrobüs ve gelecekte hizmete girmesi planlanan metro ile toplu taşım açısından erişilebilir bir mevkide yer almaktadır. Bölge İstanbul’un yeni gelişmekte olan konut bölgeleri arasında popüler bir yere sahiptir. Çevrede birçok yeni konut projeleri yapılmaktadır. Ön tasarım aşamasında güncel konut projeleri incelendi ve ticari ve işlev olarak sosyal alanların oranları ve yaklaşımları analiz edildi.

Proje alanı, Esenyurt’ta geniş bir vadi ortasında, çok rüzgar alan bir bölgededir. Çevresi ise plansız yapılaşma ile gelişmiştir. Milpark bu bölgenin değerini artırarak yakın çevresini nitelikli bir kentsel bölge yaratacaktır. Proje, şehir merkezinde oturan ancak daha iyi bir yaşam beklentisi olan genç ve orta düzey insanları hedef almaktadır. “Nerede, nasıl ve niçin” yaşadığını bilen ve bunu önemseyen kentliler için tasarlandı.

Arsanın özellikleri, işveren beklentisi, güneş yönü, rüzgar ve çevre dokusu tasarımın ana malzemelerini oluşturuyor. Amaç tüm bunları “lezzetli bir yemek” haline getirecek uygun “tarifi” oluşturmaktı. Bu tarif geniş ve yeşil bir ortak alan ile yaşamı dış etkilerden koruyan, konutların çoğunluğunun gün ışığını alabildiği ve en az enerji gerektiren bir yaşam alanı sağlayarak oluşturuldu.

Projenin ana hedefi merkezde güçlü bir ortak yaşam alanı oluşturabilmektir. Bunu sağlamanın ana fikri orada önceden var olan yeşil bir vadi ve ortasından akan bir nehir olduğunu hayal ederek yapıların bunun çevresine sonradan yerleştirildiğiydi. Yaratılan bu vadiyi rüzgârdan koruyabilmek için binalar bu alanın etrafına yerleştirildi. Yapılan ana yerleşim mantığı bu prensip üzerine kuruldu.

Yaşam alanlarının büyüklükleri, çevreyle ve manzarayla olan ilişkileri düşünülerek yapıların iç düzenleri şekillendirildi. Amaç net, kullanılabilir, pratik yaşam alanları oluşturmaktı. Tüm bunlar yapılırken konutların birbiriyle ilişkisi, sirkülâsyonları, yaşlı ve engelliler için erişim kolaylığı düşünüldü. Ticari plan olarak 1+1, 2+1, 3+1 ve 4+1 dairelerden oluşan geniş sosyal alanı kaplayan bir planlama düşünüldü. Bunların kendi aralarındaki ilişki nitelikli bir sosyal yaşam için tasarlandı. Bu yaşamı destekleyecek sosyal alanlar, spor alanları, kafe ve restoranlar, kreş, yüzme havuzu, yürüyüş yolları planlandı. Tüm amaç insanları yoğun şehir yaşamından uzaklaştırarak yuvalarında güvenilir, rahat bir yaşam sağlamaktı.

VADİ

Vadinin ortasında arazinin başı ve sonu arasındaki 19 metrelik kot farkı kullanılarak zaman zaman şelale gibi dökülen su öğesi yer almaktadır. Burada amaç su sesi ile şehrin sesini yenebilmektir. Vadinin olabildiğince büyük bir alana yayılabilmesi için tüm otoparklar yeraltına alındı. Bina ve ortak alanların altındaki iki bodrum kat kapalı otopark olarak düşünüldü. Bu da bize geniş bir vadi yapabilme imkânı sağladı.

Su öğesinin etrafında ağaçlar, yeşil alanlar, oturma ve dinlenme yerleri, yürüyüş alanları, çocuk oyun ve açık spor alanları yer almaktadır. Bunlara ilave vadi içerisinde açık havuz, kafe, restoran, kapalı spor alanı gibi sosyal donatılar da bulunmaktadır.

KONUTLAR

Konutlar farklı pazarlama stratejileri düşünülerek tasarlandı. Oluşturulan farklı kat tipleri ile birbirinden değişik kat çözümlerine sahip yapılar oluşturuldu. Tip1;3+1 ve 4+1 dairelerden oluşan katta 3 daire bulunuyor. Tip2; 2+1 ve 3+1 dairelerden oluşan katta 4 daire bulunuyor. Tip3; 1+1 ve 2+1 dairelerden oluşan katta 6 daire bulunuyor. Bu tipler her blok içerisinde farklı olarak düzenlendi. Dairelerin büyük kısmı güneşe ve vadiye bakmaktadır. Diğer daireler ise proje alanının arkasında yer alan kentsel park alanına bakmaktadır. Her binada yer alan iki asansörün bir tanesi yük asansörü olarak kullanılmaktadır. Konutların cephesinde ısı yalıtımı ve rüzgâra karşı ısı izolasyonlu yalıtım bulunmaktadır.

TERAS VE BAHÇE KATLARI

Binaların en dikkat çekici özelliği Vadideki yeşilin cephe ve çatılarda da devam ettirilmesidir. Bitki yetiştirebilmek için cephede yerleştirilen saksılar ile yeşil tüm cepheye yayılırken teraslardaki yaşam alanlarıyla da çatıya kadar ulaşmaktadır. Ayrıca bahçeyle iç içe yaşamak isteyenler için bahçe katındaki daire sahiplerine ait bahçeler yaratıldı.

YEŞİL BİNA KONSEPTİ

Dome Doğal Mekan Mimarlık’ın temel felsefesi ofisin ismine de yansıdığı gibi doğa ile uyumlu mekanlar yaratmaktır. Bu felsefeyi gerçekleştirebilmek amacıyla sürdürülebilir mimarlık ilkelerini tasarımın estetiğiyle birleştirmeyi hedeflemektedir.

Ekolojik mimarlık ilkelerine dayalı bir tasarımı hayata geçirmek maliyet sebebiyle işverenin elindedir. Milpark’ta işverende ofis ile aynı düşünce yapısına sahip olduğu için çalışmalar bu yönde devam ettirilebildi.

Milpark’ın ekolojik bir proje olabilmesi amacıyla konseptin yaratılmasından başlayarak uygulamada kullanılacak teknolojilere kadar uzun süren araştırmalar yapıldı. Bu aşamada ‘Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü’ araştırmalarıyla projeye büyük destek sağladı.

Projenin tasarımında blok yerleşiminde gün ışığından maksimum düzeyde yararlanılabilmesi, rüzgârın yarattığı olumsuz koşullardan yaşam alanlarının korunabilmesi ve orta yeşil vadinin yaratılması yapıların yerleşimini yönlendiren temel öğeler oldu. İkinci aşamadaysa su ve elektrik açısından tasarruf sağlayan sistemler incelenerek projeye uygun olabilecek sistemler seçildi.

Küresel ısınmanın dünya için giderek daha büyük bir tehlike olmaya başladığı günümüz koşullarında su tasarrufunun gün geçtikçe daha da önem kazanmaktadır. Özellikle bu büyüklükte bir konut projesi için bu yaklaşım kaçınılmaz olmuştur. “Gri Su Sistemi”nin kullanımıyla %40 oranında su tasarrufu sağlanabilmiştir. Bu sistem özellikle yağmur, klima ve drenaj suları ve buna ilave filtre edilebilir atık suların özel ve basit sistemler ile arıtılarak sadece rezervuar ve bahçe sulama için kullanılmasına imkân vermektedir. Milpark, günümüzde suyun her damlasının değerli olduğu ve özellikle de en çok kullanılan rezervuar sularının bu şekilde geri dönüştürülen “gri su” kullanılarak karşılanması hem kendimiz hem kentimiz için öncülük edecektir.

Bunlara ilave binada enerji açısından tasarruf sağlanabilmesi amacıyla ortak alanlarda zayıf akımla çalışan armatürler kullanılarak ortak alan elektrik giderleri düşürüldü.