Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Padre Pio Kilisesi bakır çatısıyla ilgi topluyor

İtalya’nın güneyinde bulunan San Giovanni Rotondo kentindeki Padre Pio Kilisesi, Renzo Piano Building Workshop yönetiminde, Avrupa’daki en büyük çatılardan biriyle taçlandırıldı. Bu proje için, sadece doğal ve dayanıklı malzemeler kullanıldı. Muazzam büyüklükteki çatı kaplaması için, patine edilmiş bakır kaplama malzemesi TECU® Patina kullanıldı. Tasarımın toplamında 1,500 m2´lik bir alan kaplandı. Destekleyici malzemeler ahşap ve bölgenin yerel taşı olan Apulia kireçtaşının kombinasyonundan oluşuyor.

DOÐRUDAN VE SARSICI BİR ETKİ YARATIYOR

Dev bir salyangoz kabuğunun koruyucu işlevini andıran, parlak yeşil, bakır çatı Gargano tepelerinde yükseliyor. Binanın etkileyici biçimsel ifadesi, kullanılan yenilikçi TECU® Patina malzemesi ve çözülmesi güç çatı formunun ustaca uygulanışı, çevrede eşine benzerine rastlanmayan bir sembol olmasını sağlar. Aynı bölgedeki, çoğunlukla kenti ziyaret edenlerin sayısının düzenli artışına cevaben kısa sürede yükselen diğer binaların aksine, kilisenin bakır çatısı, yapının temel işlevine ilaveten, doğrudan ve sarsici bir etki yaratir: dünyanın dört bir yanından gelen hacıların hep beraber, aynı çatı altında ibadet etmelerini mümkün kılar.

KORUYUCU BİR KATMAN OLUŞUYOR

TECU® Patina kullanımı, gelenek ve yenilik arasında ilginç bir bağ oluşturur. Bakır, kilise kubbelerinin çatı malzemesi olarak yüzyıllardır kullanılmaktadır. Bu da doğal malzemenin herkes tarafından bilinen dayanıklılığından ileri gelmektedir. Açık havada, hava koşullarının etkisi altında, bakır, düzenli olarak gelişen ve dereceli olarak malzemeye kendi karakteristik yeşil patinesini veren koruyucu okside bir katman meydana cıkarır.

TECU® Patina bakır çatı kaplamasının bir yüzeyi fabrikada endustriyel bir işlemden geçirilerek önceden patine edilmiştir. Bu sebeple daha en başından, uygun yeşil yüzeyi vardir ve bu yüzey monte edildikten sonra da, açık havada doğal olarak yeşermeye devam eder. TECU® Patina, yıllar süren oksitlenme sonucunda olusan tipik yeşil patine kilise çatısı görüsüntüsünü, anında yaratmış olur. Şekillendirmede neredeyse başka hiçbir materyal böyle farklı imkanlar tanıyamazken, bakır, iyi bilinen çalışma sistemini sürdürmesinin yanı sıra, aynı zamanda – San Govanni Rotondo´daki kiliseyi, kentin genel çatı siluetleri içinde ayırt edici kılan, kendine özgü tasarımı elde etmede sonucu belirleyecek önemdedir.

KONAKLAMA TALEBİNDE ARTIŞ YAŞANDI

San Giovanni Rotondo’daki Capuchin Manastırı, Pietrelcinalı Peder Pio’ nun 1968’de ölümüne kadar yaşadığı yerdir. Karizmatik Katolik rahibi özellikle Italya’da saygı görürken, Papa 2. John Paul tarafından 2002 yılında azizlik mertebesine yükseltildikten sonra dünya çapındaki inananlar tarafindan da bilinir hale geldi. San Giovanni Rotondo, her yıl, 7 milyon kişi tarafından ziyaret edilir oldu. Konaklamadaki yükselen talep, bölgede özel bir inşaat patlamasına sebep oldu: 2 yıl içinde, dağ köyünün yamacına,120 otel konuverdi.

Renzo Piano Building Workshop mimar kadrosu, var olan mimariye yansıyan, din ve ticaret arasindaki kaçınılmaz çelişkilerle dolu bu yerle karşı karşıya geldiler. San Giovanni Rotondo’ya yapılan ziyaretlerden sonra, Workshop mimarları, açık yüreklilikle, sakin dindar formu, var olan şartlar ve beklenen kalabalık yığınıyla nasıl armonize edecekleri sorununun üstesinden gelmeye çalıştılar. 7 bin kişinin kilise çatısı altında oturabilmesi ve yaklaşık 10 bin kişinin bir araya toplanabilmesi gerekiyordu.

MİDYE KABUÐUNU ANDIRIYOR

Renzo Piano cevabı, büyük Orta Cağ kiliselerindeki geleneksel tek orta sahından vazgeçilmesinde buldu. Ibadet edenlerin, dev bir midye kabuğu formuyla çerçevelendiği tasarımında taslak 6000 m2´lik bir alan ile oluşturuldu. İnsaatin tamamının desteleyici yapısı, 2 sıra birbirine bağlanan, toplamda 21 taş kemerden oluşmakta. İç halkadaki kemerlerin altarın bulunduğu merkezden başlayarak, aralarındaki mesafenin muntazaman artıyor olması midye kabuğunu andıran spiral biçimi oluşturur. Devasa taş kemer sisteminin masifliği, ikincil bir yapısal ahşap destek sistemiyle birleşimi, kullanılan malzemenin doğallığından dolayı makul bir denge oluşturur.

SARSINTILARA KARŞILIK ÇELİK KABLOLAR

Üçgen meydanın tepe noktasının dış hatları boyunca girişe doğru uzanan alan çemberin dörtte üçünü kapsamaktadır. Kilisenin içi ve 9000 m2´lik ön avlu arasındaki açık bağlantı 30.000 kişinin katilabileceği kutlamalara ve düzenlenecek festivallere imkan tanır. Geniş giriş alanı taş arkların en büyüğü olan 50 m genişlik ve 16 m yükseklikteki taş arktan oluşur. Bu boyutların daha önceden hiç denenmemiş olması, titiz bir statik ve Gargano’da pek sık rastlanmasa da, yer sarsıntılarına karşın dayanıklılık testlerinden geçirilmesini gerektirir. San Giovanni Rotondo’nun devasa büyüklükteki taşıyıcı kemerleri, Orta Çağda kullanılan ağır blok taşlardan oluşmuş olmakla birlikte ortaçağ öncülerinden farklı olarak, olası bir yer sarsıntısında meydana gelebilecek hareketlenmeye karşın çelik kablolarlarla sarılmıştır.

Ziyaretçiler gelecekte ümitsizce dolup tasan kente doğru yönelmek yerine, manastıra yamacın güneyinden yukarı doğru giden yeni yolu kullanacaklar. Bu yolda, ağaçların arkasına saklanmış kilisenin düz çatısı zor zar görülmektedir. Ziyaretçilerin en yüksek noktası 25 m olan yamaca doğru yöneldiği bu yol boyunca dikkati ceken, meydanın devasa tasıyıcı duvarıdır. Yolun bir kıvrımında, duvarın taşıyıcı sütunları, bir düzine dev çanı barındıran bir kule oluşturur. Yamacın yukarısına doğru manastırın, üçgen meydanın tepe noktasının yer aldiğı ön avlusuna ulaşınca, duvarın yüksekliği azalır. Ve aşağı doğru inen meydan üzerinden kilisenin girişine varılır. Meydanda her açıdan sadece üç noktası kendini belli eder: Tüm ihtişamıyla kilisenin görüntüsü, yeşil patineli bakır çatı, üzerindeki gökyüzü ya da ziyarete gelen hacıların yolunun geçtiği uçsuz bucaksız ova.

KİLİSE DÜNYAYA AÇILAN BİR EVE DÖNÜŞÜYOR

Kilisenin girişinde, her hangi bir basamak sizi engellemez. Kilisenin yer döşemesinde bile hiç bir değişiklik yapılmamıştır.

Capuchin pederlerinin değerleriyle örtüşen bir kilisenin, dünyaya açılan bir eve dönüşümüdür. Aynı zamanda pencere görevi gören kemerli giriş, içerisini yarı-karanlıkta kalmaktan kurtarırken, altarın üzerindeki ışığın da dramatik bir etkisi vardır. Koltuk sıraları yükselen teraslı halkalar halinde altara doğru uzanırlar. Kiliseyi ziyaret edenler, kendilerini antik Yunan tiyatrosunda bir ayindeymiş gibi hissederler. Yeterli ısı, bodrum katındaki ısıtma ve elektrik sistemi ile sağlanmaktadır. Neredeyse dev meydanın yarısı büyüklüğündeki, yaklaşık 11000 m2´lik kullanımlı bir alanda, mahzen, ibadet yeri, günah çıkarma kabini ve birçok modern yönetim ve etkinlik odasi yer almaktadir. Dünyanın en büyük kilise çatılarından biri Gargano’da, Peder Pio için, yeni bakır çatısıyla tüm ihtişamıyla yükselmektedir.