Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Üçüncü Köprü Yerine Boğazray Tüpgeçit Projesi

GİRİŞ

Sayın Başbakanımız İstanbul’a üçüncü Boğaz köprüsünü inşa edeceklerini ısrarla söylüyor. Hatta, Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım, neredeyse her gün beyanat vererek, helikopterle keşif yaparak tayin ettikleri üçüncü köprünün yerini kabaca açıklıyor ve önündeki tüm yasal engellerin kaldırıldığını söyleyerek, kısa zamanda ihaleye çıkacaklarını vurguluyor. Başbakanımız, üçüncü köprü yanlış bir yatırım olur diyenlere; “Bağnaz!”, “Yobaz!”, “Cehaletin son kalıntıları!” gibi yakışıksız tabirler kullanıyor. “Otomobiller için ikinci tüp geçiti de inşa edeceğiz ama bağnaz ve yobazlara beğendiremiyoruz!, “Hem köprü yapımına itiraz ediyorlar, hem de utanmadan bu köprülerin üzerinden geçiyorlar!

Gözlerinin yanlarında sanki perde var!..” diyor. Aslında, gözlerinin yanında perde olan kişi Başbakanın kendisidir. Çünkü, bilimsel doğruları bir türlü göremiyor veya görmesine yardım edecek nitelikte uzman danışmanları yok!

2) YANLIŞ KARARLARIN ZARARI

Bu ülkenin evlatları, İstanbul için alınan ve alınacak olan yanlış yapılaşma kararlarının ve uygulamaların zararlarını temizlemek için çok büyük uğraşlar ve kayıplar verdi, veriyor ve verecek! Örnek mi istiyorsunuz? İşte büyük ümitlerle inşa edilen Salıpazarı kargo limanı, depo ve antrepoları! Metruk, işe yaramaz halde duruyor. İşte, Haliç’in iki yakasına sanayi tesisleri kurduran meşhur yabancı uyruklu şehircilik uzmanları! Haliç’i bu pislikten kurtarıncaya kadar, Sayın Dalan’ın dört yılı ve ülkenin 6 milyar doları harcandı. İşte, İstanbul’da halkın yüzde 60’ından fazlasının yaşadığı plansız, ruhsatsız, kaçak ve çarpık kentleşme. “Dönüşüm” projeleri ile bu çarpık yapılaşmayı düzeltme çabaları içinde değil miyiz? Ömrümüz hep yap-boz ile mi geçecek?

Tüm dünya kamuoyu önünde daima başımız öne eğik, “Türkler şehircilik bilmiyor!” damgasının ezikliğini mi hissedeceğiz?

3) FASİT DAİRE (KISIRDÖNGÜ)

Üçüncü köprü İstanbul’un trafik sıkışıklığına, doygun haldeki Boğaz geçişlerine bir çözüm değildir. Ne var ki, Köprüler tıkanmıştır. Halkımız sabah ve akşamları âdeta işkence çekmektedir. İnsanlarımız (hergün yaklaşık bir milyon yolcu) sabah ve akşamları trafik sıkışıklığında en az bir saat fuzuli olarak zaman kaybettikleri için, işgücü kaybı, yakıt kaybı, yıpranma gibi nedenler ile ülke ekonomisi yılda 4.5 milyar dolar zarar görmektedir. Şüphesiz, insanlarımızın çektiği bu ızdırabı ve ekonomimizin uğradığı bu önemli zararı ortadan kaldırmak gerekir.

Bunun çözüm yolu, 3. Köprü değil, aşağıda açıklanacağı üzere, İstanbul’un en yoğun ulaşım ekseninde, Söğütlüçeşme – 4 Levent arasında inşa edilecek Boğazray Tüpgeçit Projesi’dir. Üçüncü Köprü ulaşım alt yapı tercihi açısından bir fâsit daire (kısır döngü)’dir. İşte ispatı!

İstanbul’da araba sahipliğinin yıllık artış oranı, dünyada bir rekor olmak üzere, yüzde 16’dır. Köprü geçiş ihtiyacındaki artış oranını muhafazakâr bir tahmin ile yılda yüzde 7 olarak kabul edelim. Köprülerden geçiş sayısı 2000 yılında 130 milyon olduğuna göre, yirmi yıl sonra 2020 yılında geçiş ihtiyacı, yılda yüzde 7 artış hızı ile, yaklaşık 530 milyon olacaktır. Bir köprünün yıllık araç geçiş kapasitesi 65 milyondur. Dolayısı ile, 2020 yılında bize 8 köprü gerekir. İkisi var. Demek ki, nüfus ve araba artışını karşılayabilmek için 2020 yılına kadar en az 6 köprü daha inşa etmeliyiz. Kısaca, her iki yılda yeni bir köprü gerekiyor…

Buna can mı dayanır ? Bu iş bir fâsit daire (kısır döngü) değildir de nedir ? Yani, çözüm bulduğunuzu zannettiğiniz anda gene aynı problem ile burun buruna gelirsiniz. Üçüncü köprü fikrinin bir kere değil yüz bin kere yanlış olduğu önceki bilimsel makalelerde tekrar tekrar ve ayrıntıları ile anlatılmıştır [1- 5].

4) AÐIR VASITALAR ÜÇÜNCÜYE (?!)

Üçüncü köprünün Karadeniz sahil yolu bağlantısı için yapılacağını ileri sürmek ne kadar büyük kandırmaca ise, kamyon ve TIR gibi ağır vasıtaları üçüncü köprüye kaydırmanın iki köprüde rahatlık sağlayacağını iddia etmek de o derece bir hayaldir. Çünkü, ağır vasıtaların tüm geçişlerdeki oranı yüzde 6’dan azdır. Dolayısı ile kamyonları üçüncü köprüye kaydırmakla mevcut iki köprüde hiçbir rahatlama olmaz. Araç geçiş talebi çok büyük bir patlama halinde büyümekte olduğu için kamyonların yaratacağı küçük boşluk büyük bir hızla dolar. Eski sıkışıklık ve işkence hemen aynen devam eder. Zaten, birinci köprüden hiçbir ağır vasıta geçmesine şu anda bile izin verilmemektedir.

5) OTOMOBİLLER İÇİN İKİNCİ TÜP GEÇİT

İki katlı ve sadece lastik tekerlekli araçların geçişi için düşünülen ve Harem ile Yenikapı arasında inşa edilecek olan ikinci tüp geçit inşasının, yap-işlet-devret modeli ile ihalesinin sonuçlandığını biliyoruz. Bu ikinci tüp geçit de aynen üçüncü köprü gibi, ulaşım bilimine aykırı, yanlış ve çıkmaz bir ulaşım altyapısıdır.

Demek ki, bu hükümet, hâlâ araç geçirmek ile yolcu geçirmenin arasındaki farkı kavrayamamış! Boğaz’dan araç geçirmenin bir kısırdöngü demek olduğunu ve her iki senede yeni bir köprü veya yeni bir karayolu tüp geçiti inşa etmek mecburiyetine bizi götüreceğini görememiş! Ne yazık!

6) MARMARAY PROJESİ

Marmaray projesi İstanbul’a 76 kilometre uzunluğunda bir metro kazandıracak, İstanbul ulaşımı için çok yararlı bir proje gibi görülüyor. Ancak, Boğaz’dan geçiş güzergâhı yanlış seçilmiş. Bostancı ile 4.Levent arasındaki seyahat indi-bindiler, aktarma istasyonlarındaki beklemeler ile bir saatten fazla sürecek. Bu metroya binilir mi? Ancak, Pendik-Halkalı arasındaki sahil şeridinde seyahat edeceklere yarayacak bir metro. Bu sahil şeridinin günlük yolculuk talebi ise bugün (2009) sadece 100 bin civarında.

Bir metronun günlük yolcu kapasitesi ise 1.5 milyon yolcu mertebesinde yani, bebek ölü doğacak. Üstelik, Üsküdar-Sarayburnu arasındaki batırma tüp tünel, bir depremde sıvılaşarak milenyumun tünel faciasına neden olabilecek nitelikte çürük çamur tabakaları içine oturtuluyor. Donatısız ve cılız beton kazık uygulaması şeklindeki çok zayıf zemin güçlendirme çalışmaları ise hiç güven vermiyor.

Batırma tüp tünelin ihalesinde milli çıkarlarımıza aykırı uygulamalar ise yürekler acısı. Japonlardan başka hiçbir ülkenin ihaleye girmesine izin verilmediği için, Japonlar aralarında anlaşarak, istedikleri fahiş fiyattan aslan payı misali işi aldılar. Ayrıca, çok düşük faizle devlet kredisi veriyoruz diyerek Devlet Planlama Teşkilatı’nın ve Hazine’nin gözlerini boyadılar. Çünkü, fahiş fiyatlarını kamufle eden, aldatıcı senaryolar sergilediler. Türkiye sanki onların müstemlekesi imiş gibi, tüp geçit inşaatlarında uzman olan Hollanda, Belçika, Danimarka ve ABD gibi ülkelerin firmalarının ihaleye girmelerine izin vermediler. Üstelik, müteahhit durumundaki Japon konsorsiyumun, mal sahibi olan Türk devleti adına yapılacak kontrolü gene bir Japon konsorsiyumu yapıyor. Böylesine bir teslimiyet ve vurdumduymazlık dünyanın neresinde görülmüştür?

7) GİŞELER

Boğaziçi köprüleri ile ilgili önemli bir konu daha var. Dünyada, otoyollar ve köprülerdeki para toplama sistemi artık tamamen tarihe karıştı. Çünkü, kamu maliyesi gelir tekniği açısından bu cins para toplamanın pahalı ve gereksiz bir yöntem olduğu, UNESCO ve Birleşmiş Milletler’in hazırlattığı teknik raporlarda açıkça belirtiliyor. Ancak, yap-işlet-devret modeli ile inşa edilen tüp geçit, otoyol ve köprülerde, bu para toplamaya devam ediliyor. Bizim de artık, Amerika, Almanya, İtalya ve Fransa gibi bütün ülkelerde terk edilmiş olan bu rahatsız edici ve trafik akışını engelleyici para toplama sistemini kaldırmamız gerekir. Esasen, köprülerin yapımı için sarfedilen para çoktan toplanmıştır. Haksız ve adaletsiz olarak köprüleri kullanan İstanbullu’dan sürekli vergi tahsil edilmektedir. Vergiler çok daha ucuz ve çok daha etkin bir şekilde dolaylı ve adaletli olarak toplanabilir.

8) BOÐAZRAY TÜPGEÇİT PROJESİ

En gerçekçi, en etkili ve en kesin çözüm yukarıda adı geçen Boğazray Tüpgeçit Projesi’dir. Çünkü, ilişik karşılaştırma tablosundan da görüleceği üzere, Boğazray Tüpgeçit Projesi’nin Üçüncü Köprüye nazaran birbirinden cazip, 14 önemli üstünlüğü vardır. Boğazray Tüpgeçit inşa edilirse, günde 1.5 milyon yolcu taşıyarak, mevcut köprülerdeki binek aracı sayısını yarıdan daha aza indirecek ve belki daha kırk yıl yeni bir köprüye ihtiyaç duyulmayacaktır.

Göztepe ile 4. Levent arası yaklaşık 13 kilometredir ve arada başka istasyon olmayacağı için, metro yolculuğu sadece 10 dakika sürecektir. Deniz tabanının en az 20 metre altından delme tünel olarak inşa edilecek böyle bir metronun maliyeti 600 milyon dolar ve inşa süresi iki yıldır. Göztepe ile 4. Levent arasında böyle bir tüp geçiti, devlet bütçesinden bir kuruş ödemeden inşa ettirmek kabildir. Çünkü, günde 1.5 milyon yolcu kapasitesi olan ve açılır açılmaz bu yolcu yoğunluğuna erişecek bir raylı sistemi ‘altın yumurtlayan tavuk’ örneği, yap-işlet-devret modeli ile inşa etmek için konsorsiyumlar birbirleri ile kıyasıya yarış edecektir. Üçüncü köprünün çevre yolları ve viyadükleri ile birlikte maliyeti en az 5 milyar dolar ve inşa süresi en az beş yıl olacaktır. Üçüncü köprünün, kente ve çevreye vereceği tamir kabul etmez zararlar da cabasıdır.

Bu proje bir dolar dahi dövize ihtiyaç olmadan, sadece Türk müteahhitler tarafından, 3. Köprü maliyetinin sekizde biri ile ve 3. Köprünün yarı zamanında inşa edilebilir. Çevreye hiçbir zarar vermeyeceği gibi İstanbul’un boğaz geçidi sorununa adeta bir neşter gibi kesin çare olur.

REFERANSLAR

[1] Tezcan, S.S., (1995), “Üçüncü Köprü Bir Cinayettir!”, Cumhuriyet Gazetesi, İstanbul, 2 Mayıs 1995, (CV-154).

[2] Tezcan, S.S., (2005), “Boğaziçine On Köprü de Yetmez!”, Cumhuriyet Gazetesi, 05 Aralık 2005, s. 2, İstanbul, (CV-354).

[3] Tezcan, S.S., (2006), “Yanlış Yapıyorsunuz Sayın Başbakan”, Cumhuriyet Gazetesi, Olaylar ve Görüşler Köşesi, 12 Aralık 2006, s.2, İstanbul, www.cumhuriyet.com.tr, (CV-376).

[4] Tezcan, S.S., (2009), “Çözüm Köprü değil, Tüpgeçit,” Milliyet Gazetesi, 1 Eylül 2009, s. 15, İstanbul, www.milliyet.com.tr, (CV-426a).

[5] Tezcan, S.S., (2009), “Boğazray Tüpgeçit Projesi”, Şantiye Dergisi, Şatana Yayıncılık Reklamcılık Truzim Ltd. Şti , 0212. 570 39 46, www.santiye.com.tr, (CV-427b).