Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Blokbims ile nefes alan binalar

Blokbims Yönetim Kurulu Başkanı Musa Ertaş, “Binalara doğal haliyle, yani üzerine tekrar mantolama yapmadan, yalnızca bizim bloklarımızla duvarlar örülebiliyor. Bu da binanın teneffüs etmesine olanak sağlıyor.”diyor.

Blokbims hakkında bilgi verebilir misiniz?

Musa Ertaş: Blokbims Türkiye’nin en büyük izolasyonlu yapı malzemesi üreten firmasıdır. Üretimlerini Alman teknolojisiyle gerçekleştirmektedir. Yerli makinelerle Alman makineleri arasında üretim ve kalite bazında ciddi bir fark var. Biz yüzde yüz saf pomzadan blok üretim yapmaktayız. Avrupa´da entegre tesise sahip olan tek firmayız. Bu entegre tesis vasıtasıyla biz Türkiye´de blok sektöründe saf pomza ile ürün üreten tek firma olma özelliğini koruyoruz. Aynı zamanda Avrupa normlarında üretim yapıyoruz. Bütün ürünlerimiz sertifikalıdır.

Ar-Ge çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Yeni ürün ve teknoloji geliştirmeye yönelik neler yapıyorsunuz?

Ar-Ge çalışmalarımız da devam ediyor. Ar-Ge çalışmalarımızı Süleyman Demirel Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi ile bir arada sürdürüyoruz. Bu bize sanayi-üniversite işbirliğini de sağlıyor. Bu çalışmalar neticesinde patentli ürünlerle Avrupa´ya açılabildik. Türkiye´den Avrupa´ya blok satan tek firmayız. Bloklarımız gittiği her yerde kabul görüyor.

Ürünleriniz teknik özellikleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Ürünlerinizi rakip firmaların ürünlerinden ayıran farklar nelerdir?

Ses, ısı izolasyon değerleri yüksek ürünlerle teknoloji, son safhasında kullanıldığı zaman çok iyi sonuçlar alınıyor. Binalara doğal haliyle yani üzerine tekrar mantolama yapmadan, yalnızca bizim bloklarımızla duvarlar örülebiliyor. Bu da binanın teneffüs etmesine olanak sağlıyor. Aynı zamanda yangına karşı mukavemeti yüksek olan malzememiz yangın güvenliği konusunda da tedbir almış oluyor. Yani straforun dışına çıkarmış oluyor. Çünkü straforlar bilindiği üzere yangına dayanıklı malzemeler değiller. Onun haricinde bizim malzemelerimiz mukavemetli bir malzeme olması nedeniyle depreme son derece dayanıklıdır. Depreme dayanıklı olması nedeniyle de deprem bölgelerinde tercih sebebidir. Çünkü diğer alternatif ürünlere bakarak onlarla kıyaslama yapıldığında bizim malzememizle o malzemeler arasındaki farklılık akademisyenler tarafından da ortaya konmuştur. Malzememizin ham maddesi pomza. Pomzanın dünya rezervlerinin de yüzde 46’sına sahibiz. Ama kullanım payı olarak daha Türkiye’de çok fazla geliştiğini söyleyemeyiz. Avrupa’da, gelişmiş ülkelerde alternatif ürünlere göre kullanım payı yüzde 40’lar civarında. Ama bizim ülkemizde henüz yüzde 13-16´lar civarında seyrediyor. Bunun hızlı bir şekilde artmasını istiyoruz. Tamamen öz kaynaklarımız ve milli değerlerimiz ön planda. Bu öz kaynaklarımızın gün ışığına çıkartılabilmesi için de biz üst düzey yetkililerin bunu mutlaka teşvik etmesi gerekiyor. Çünkü enerjide dışa bağımlı bir ülkeyiz. Enerjinin tasarrufu eğer söz konusu ise binalarımızdan başlamamız lazım çünkü ithal etmiş enerjinin yüzde 20’sini tamamen binalarda kullanmaktayız. Dolayısıyla konutların daha mukavemetli ve düzgün yapılması neticesinde akademisyenlerin hesaplamalarına göre ekonomiye 6 milyar dolar gibi bir katkı sağlanabiliyor. Dolayısıyla bunları toparlayacak olursak, hakikaten 21. yüzyılın ve geleceğin en iyi yapı elemanı diyebiliriz. Blokbims de bunun Türkiye’de öncülüğünü yapmaktadır. Daha iyilere, daha geniş kapsamda cevap verebilmek için firma olarak gayret sarf ediyoruz.

İnşaat sektörünün bugün geldiği düzeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye İnşaat sektörü hakikaten çok güzel bir yere gelmiştir. İnşaat malzemesi üreten arkadaşlarımız ciddi bir arayış içerisinde ve Avrupa’yı aratmayacak şekilde çalışıyorlar. Avrupa’ya seyahatlerim oluyor ve orada fuarlara da katılıyorum. Biz inşaat sektörü olarak AB’ye girmiş bulunmaktayız. Mesela benim firmam TSE ile, CE ile İSO belgeleriyle Avrupa normlarında ürün üretiyor. Hatta Avrupa´dan daha kaliteli ürün üretiyoruz. Hammaddenin kaynağı bizde, teknolojiyi de Avrupa’dan transfer ettik; çok güzel mamuller çıkartıyoruz. Türkiye’de yapı sektörünün çok ileri safhalarda olduğunu, hatta Avrupa’dan daha ileri olduğumuzu bile iddia edebilirim.

Depreme dayanıklılık günümüzde çok önemli. Blokbims depreme dayanıklılık anlamında ne kadar tercih ediliyor?

Depreme dayanıklı bina yapılması anlamında ciddi bir artış oldu.1999 depreminde Sakarya’da, Sakarya Üniversitesi’nin yapmış olduğu bir denetim var. Sakarya Üniversitesi´nde noter huzurunda almış olduğumuz raporlar, alternatif ürünlerle yapılan okulların tamamı yıkılmışken blokbimsle yapılan binaların yıkılmadığını gösteriyor. Sıva çatlağı bile olmadı. Bu malzemeyi artık kullanmaya başladık. Çünkü pomza doğal bir malzeme; onlarca gözeneğe sahip olan bir malzeme olması nedeniyle elastikiyet özelliği de var. Sarsıntılarda kendi bünyesinde o sarsıntıyı alan bir malzeme. Aynı zamanda mukavemet açısından diğer malzemelerle performansını değerlendirdiğimizde o malzemelerle bizim malzemelerin arasında ciddi bir direnç farkı olduğunu görüyoruz. Bizim malzememizin direnci çok daha yüksek. Depremle tanışan kişi blokbimsi biliyorsa, kesin olarak blokbims kullanır. Bunda iddialıyız.

2008´de başlayan ve etkileri hala süren global ekonomik krizin sektörü etkilediğini düşünüyor musunuz?

İnşaat sektöründe ciddi bir küçülme oldu, daralma da var. Fakat biz teknolojiyi zamanında transfer edip, kullanmamız sayesinde hem Avrupa’ya ürün gönderdik hem de buradaki en büyük projelere malzemelerimizi satmaya devam ediyoruz. Bundan dolayıdır ki bu krizde çok fazla zarar görmedik. Ama diğer arkadaşlarda sıkıntılar kaçınılmaz oldu, halen de devam ediyor.

2010 yılından beklentileriniz ve sektörün durumuna ilişkin öngörüleriniz nelerdir?

İnşaat sektörü açısından biz 2010 yılından umutluyuz. Açıkçası faiz oranlarının aşağı çekilmesiyle konutta bir canlanma olacağı düşüncesindeyiz. 2010 yılı içerisinde 6. aydan sonra ben hızlı bir gelişme olacağı kanaatindeyim ve inşallah yanılmayız diye düşünüyorum.