Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Türkiye Avrupa’nın 6. büyük boya üreticisi

Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Faik Bitlis, “Türk boya sanayi bugün ulaştığı ekonomik ve teknik gücü ile AB ülkeleri genelinde 6. büyük boya üreticisi olma özelliğini taşımaktadır”diyor.

İnşaat sektörünün bugün geldiği düzeyi ve boya sanayinin inşaat sektörü içindeki yerini analiz eder misiniz?

Ahmet Faik Bitlis: Ulusal ekonomimiz içinde öncü sektörler arasında yer alan inşaat sanayimiz, bugün ulaştığı mevcut yapısı ve ihracat gücü ile önemli bir düzeye gelmiş, dış müteahhitlik hizmetleri alanında ise dünya genelinde ilk üç sırada yer almaktadır. İnşaat sektörünün GSYİH içindeki payı, 2006 yılından bu yana değişimler yaşamasına rağmen 2008 yılını yaklaşık % 8´lik küçülme ile GHYİH aldığı % 6 gibi önemli bir oranı temsil etmektedir. 2009 yılında ilk üç çeyrek içinde yaşanan ekonomik kriz süreci sektördeki küçülmeyi %19,9’a taşımıştır ancak bu daralmaya karşın, 2010 döneminden itibaren ekonomik büyüme ile beraber yeniden artış eğilimine geçilmesi beklenmektedir. İnşaat sektörünün aynı zamanda ihracat gücü de önemli bir aşamaya gelmiş ve 2008 yılında yaklaşık 23 milyar dolarlık bir büyüklük ile otomotivden sonra ikinci sırada yer almıştır. Boya sanayimiz aynı zamanda inşaat sektörünün dışında genel sanayimiz ve hizmet sektörü alanında da bağlantılı olarak gelişim düzeyini sürdürmekte ve özellikle bu alanda inşaat boyaları başta olmak üzere; sanayi, toz, deniz, mobilya-vernik vb. sektörel alanlar yer almaktadır. İnşaat sektöründeki sektörel büyüme düzeyi, boya sanayimizi de etkilemekte ve belli alanlar içinde eşdeğer ekonomik gelişim sürecini devam ettirmektedir. Türk boya sanayinin bugün yaklaşık 2 milyar dolarlık bir ekonomik ve ticari büyüklüğe ulaşmasının yanında, boya ve hammadde ihracatında artan bir trend içinde 450 milyon doları aşması ile son yıllardaki gelişimini sürdürmüştür. 2009 yılında boya sanayimiz ulusal ekonomimizin de yaklaşık %5 – 6 küçülmesi ile bağlantılı bir ekonomik küçülmeyi de bünyesinde yaşaması beklenmektedir.

BOSAD´ın çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz?

BOSAD bugün mevcut yapısı ile Türk boya sanayinin tek meslek örgütü olarak çalışmalarını sürdürmekte olup, kayıtlı ekonomik alan itibarı ile boya ve hammadde sektörünün %80’e yakın bir oranda mesleki temsil gücüne ulaşmıştır. 2003 Temmuz ayından bu yana çalışmalarını sektörel ve mesleki alanda sürdüren BOSAD, sektörümüzün güncel ve yapısal sorunlarına ortak çözümler oluşturma yönünde önemli aşamalar kaydetmiş bulunmaktadır. Bugün BOSAD, bünyesinde yaklaşık 20’yi aşan çalışma grubu ve 150’yi aşan uzman katılımı ile mesleki çalışmalarını sürdürmekte ve ulusal boya sanayimizin her yönü ile gelişimine katkı sağlamayı hedeflemektedir.

Dış ticaret alanında sektörde ne gibi gelişmeler yaşanıyor?

Boya ve hammadde sektöründe dış ticaret alanında son dönemde önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Bu alandaki sektörel ihracat gücü 2000 yıllarının başında 60–70 milyon dolarlık bir ekonomik güce ulaşmış iken, boya ve hammadde sektörü ihracatı 2007 yılında 365 milyon dolara, 2008 sonu itibarı ise 450 milyon dolara ulaştığı görülmektedir. 2009 yılı başında dünya ve ülkemiz genelinde, yaşanan kriz ile sektörel bazlı daralan dış pazarların da etkisi ile boya ve hammadde sektörü, 2009 yılı Ocak-Ekim döneminde 234,2 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmiş olup, bu ihracat 2008 yılı aynı dönemine göre %25,8’lik bir azalma göstermiştir.(315,8 milyon dolar) Ekonomik iyileşme süreci ile beraber sektörümüzün 2010 yılında ihracat gücünün 400 milyon doları aşması, 2013 yılındaki sektörel ihracatımızın ise 1 milyar dolara yaklaşması beklenmektedir. Sektör ihracatını ülke grubu bazında analiz ettiğimizde, Avrupa Birliği’ne olan ihracatımızın en büyük kalemlerden birini oluşturduğunu görüyoruz. Son dönemde sektörel ihracatın ülke ve bölgesel dağılımı dikkate alındığında boya ve hammadde ihracatımızın AB ülkeleri yapısının azalarak devam etmesine karşın, özellikle Türkiye’nin komşu ülkeleri ve Orta Doğu ile Kuzey Afrika eksenindeki ülkelere yönelik ihracatında önemli ve olumlu yönde değişimler yaşandığı görülmektedir.

Boya sanayindeki yapısal değişimlerden söz eder misiniz?

Türkiye’deki kentleşme süreci ile birlikte başlayan ekonomik değişim ve yaşam kalitesinin artması, başta inşaat sektörü ile beraber boya sektörü ve yan sanayilerin üretimlerini, oluşan talep ile birlikte olumlu etkilemiştir. Bu genişleyen pazar görüntüsü içinde olan boya sanayimiz, başta AB ülkeleri kökenli yabancı sermaye yatırımcılarının, yeni üretim alanı olma özelliğini sürdürmektedir. Özellikle Batı Avrupa´da, doygunluğa ulaşan boya pazarında, düşük büyüme oranları ve yüksek maliyetler ile çalışmak zorunda olan çok uluslu boya üreticileri, yeni yatırımlarını AB’ye yeni üye olan Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine ve AB entegrasyonuna adım atan Türkiye’ye kaydırmaktadırlar. Bu gelişimin yanında Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine yakınlığı nedeniyle, bu ülkelere yönelik ihracat için önemli bir üretim merkezi konumundadır.

Türk Boya Sektörünün dünya pazarındaki konumu nedir?

Türkiye bugün sektörel yapısı ve gücü itibarı ile Avrupa’nın 6. büyük boya üreticisi konumundadır. Sektörün toplam üretim kapasitesi yıllık yaklaşık 800 bin ton/yıl olup, kapasite kullanım oranı % 65 düzeyindedir. Türk boya sanayinin bu ölçek içinde dünya pazarlarından aldığı pay ise % 2 dolaylarındadır. 2008 yılında toplam yaratılan katma değerin 2 milyar USD civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Günümüz ihtiyaçları, boya konusunda da farklı talepler ortaya çıkarıyor. Bu noktada ön plana çıkan unsurlardan söz eder misiniz?

Globalleşen dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de boya talebi, gün geçtikçe daha karmaşık, daha özel, daha renkli ve mekânlara özel projelere yönelik olarak tasarlanmış bir yapıya doğru gitmektedir. Boya işlerinde bugün dekorasyon, dayanıklılık, kolay sürülme ve renk çeşidi ön plana çıkmıştır. Ayrıca çevre bilinci, çevresel etkileri azaltılmış boya ürünlerine ilgiyi arttırmaktadır (düşük VOC, ağır metal içermeyen boya…vb).

Sektörü kalite ve standartlar konusunda yeterli buluyor musunuz? BOSAD kalite ve standartlara yönelik ne tür çalışmalar yürüyor?

Türk boya sanayi bugün ulaştığı ekonomik ve teknik gücü ile AB ülkeleri genelinde 6. büyük boya üreticisi olma özelliğini taşımaktadır. Bu konumu önümüzdeki 10 yıllık süreçte gelişen ülke sanayimizin gücü ile 4. ülke konumuna gelmesi hedeflenmekte olup, sektörümüzün bugünkü kuruluş bazında ulaştığı ürün kalitesi, rekabetçi bir sektör olma özelliğini ortaya çıkarmaktadır. Türk boya sektöründe ürün kalitesi son yıllarda yabancı sermaye yatırımlarının sektörümüz içinde yoğunlaşmasıyla daha da artmış ve ürün standartlarımızın uluslararası kalite seviyesinde gerçekleşmesine öncülük etmiştir. Bugün yaklaşık 30’u aşkın ülkeye ihracat yaptığının da göz önüne alınmasıyla ve bu ülkelerin içinde başta AB ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkelerin de bulunması, sektörümüzün ulaştığı kalitenin anlamlı bir göstergesi olmaktadır. Sektörümüzdeki kalite- standartların gelişimi ve denetimi konusunda BOSAD oluşturduğu çalışma grupları ile başta TSE olmak üzere çeşitli kamu ve sektör kuruluşları ile ortak çalışmalarını sürdürmektedir. Konu ülkemiz genel sanayi sektörleri bazında ele alındığında, sektördeki üretim standartlarının son dönemde gösterdiği gelişime rağmen, hala çok yeterli düzeyde olmadığı anlaşılmaktadır. Türkiye’de ulusal boya standartlarının oluşturulmasını sağlamak BOSAD’ın ağırlık verdiği bir çalışma alanıdır. Bunun için son beş yılda resmi kurumlar ile yoğun olarak çalışılmış ve söz konusu standartlar oluşturulmuştur. Şu an ise resmi kuruluşlar ile işbirliği yaparak bu ve uluslararası standartların uygulanmasına ve denetimine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Ayrıca BOSAD ürün standartlarının ülkemiz genelindeki gözetim ve denetimine yönelik yapılan çalışmaları da geniş boyutlu, başta kayıt dışı ve haksız rekabet olmak üzere desteklemektedir.

BOSAD´ın önümüzdeki süreçte hedefleri nelerdir?

BOSAD’ın önümüzdeki dönemde temel sektörel hedeflerinin başında ulusal boya kültürü ve tüketiminin toplumsal anlamda kabulünün sağlaması gelmektedir. Bu alandaki ulusal tüketim artışının, gelişmiş ülkeler düzeyine yükseltmesi yönünde mesleki ve sektörel çalışmalarını etkinlikle sürdürecektir. Ayrıca sektörümüzün gelişen dinamik yapısına uygun uluslararası kalite ve çevre standartlarına sahip teknolojik yapısının geliştirilmesi yönünde çalışmalarına ivme kazandıracaktır.