Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Teşhirci mimari, sokak yaşamı ve mahremiyet

Barselona’nın tarihi semti El Raval’da çok katlı  bir otel projesi olan Hotel Arc del Theatre, eski bir tiyatro binasından dönüştürülerek tasarlanmış bir otel. Tarihi yapıya ait alınan kararlar kapsamında yapının cephesinin değiştirilememesi sebebiyle tasarım, binanın orijinal cephesini -aslında yapının hafızasını- geniş cepheyi yarı geçirgen bir örtü ile sarmalayarak koruyor. Cephede bir değişiklik yapılmamasına ve eski cephenin tamir edilerek aynen korunmuş olmasına rağmen cephenin önüne gerilen bu renkli ve yarı geçirgen örtü tasarımın en dikkat çekici noktası. Bu renkli cephe yapma isteği tarihi yapıyı çevreleyen binaların çok iyi durumda olmamasından ve yeni otelin davetkar olması istendiğinden tercih edilmiş.
Proje, yerleşimdeki sokak yaşamının yüksek dinamizminden yola çıkarak, mahremiyet sınırlarını kaybetmeksizin enerji aktarımının gerçekleştirilebileceği yolları ve ‘teşhirci’ mimari kavramını araştırmış. Zemin kattaki içe dönük bir girişten sonra sokağı binanın içine ve otelin arkasına doğru genişleten kamuya açık bir ‘plaza’ yaratılmış. Güney cephedeki çakılla kaplı dış alandan, gömülü iç avlu görülebiliyor. Görsel grafik uygulamalarla tamamlanmış olan örtü, altındaki cephenin karakteristik çizgilerini korurken tiyatroya yeni bir kimlik sağlamış. Örtü günün ve mevsimin değişen ışığını yansıtmakta ve iç mekanın ifadesini aydınlatma yoluyla değiştirmekte. Vinyl örtü dışarıdan içerinin görülmesini kısıtlarken, içeriden dışarının görülmesini engelliyor. Yer altındaki ortak alanlar büyük asimetrik şekilli aydınlatma bacaları sayesinde doğal günışığından faydalanıyor. Bu yapılar otelin iç kısmına şeffaflık kazandırarak hem binayı tanımlamakta hem de mekana kişilik kazandırmakta. Odalar ‘raf’ gibi düşünülerek plana bağlanmış. Oteldeki bir turistin esas aktivitelerinin yıkanma ve uyuma olduğu dikkate alınarak, banyo ve yatak odasının ön cepheye doğru konumlanması sokak yaşamı ile doğrudan görsel bağlantıyı sağlıyor.