Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Burak Alüminyum Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Demir: “Prestijli projelerdeyiz”

Burak Alüminyum resmi kuruluş tarihi 1984 olsa da kurumun altyapısı 1923 yılına dayanıyor. Burak Alüminyum tarihinden söz eder misiniz?

[kutusol=3942]Abdullah DEMİR: Bir aile firması olan Burak Alüminyum’da şu an 3. nesil görev yapıyor. Mutfak eşyaları konusunda faaliyetlerine başlayan Burak Alüminyum günümüzde makine sanayisinden, bisiklet jantına, otomotivden mimari sistemlere, havacılıktan savunma sanayisine kadar alüminyum çözümleriyle çok geniş bir alanda hizmet veriyor. Yıllar önce Topçular’da faaliyet gösteren firmamız, 1982’den itibaren Kıraç’ta ve 1994 yılından itibaren ise Hadımköy’deki fabrikasında hizmet veriyor. Yaklaşık 500 civarında çalışanımızla ve yıllık 25 bin ton kapasite ile Türkiye’nin ve alüminyum pazarının büyümesi için faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

HEDEFİMİZ YAPILAMAYANI YAPMAK

Firmanın dönüm noktalarından bahsedersek, kırılma noktaları hangi gelişmelerdir sizce?
1984 yılı Burak Alüminyum’un resmi kuruluşu olmuştur. 1991’de ilk alüminyum ekstrüzyon presimiz devreye girdi, 1996 yılında da ilk ihracatımızı Romanya’ya yaptık. 1997’de ise ilk mimari sistemler hayata geçirildi. (Giydirme cephe, pencere ve kapı sistemleri)

2009 yılında AR-GE bölümümüzün yaptığı çalışma ile havacılık ve savunma sanayi alanında kullanılan 7XXX alüminyum serisi ürettik. 2011 yılında Kırklareli’ndeki tesis devreye alındı. 2012 yılında Türkiye’nin ilk alüminyum fabrikası olan Aksan  Alüminyum, Burak Ailesi’ne katıldı. Bu sayede planlarımız doğrultusunda otomotiv sektörüne de girmiş olduk. 1998 yılında yılda 3600 ton alüminyum üretirken, şimdi bu rakam 25 bin tona ulaştı ve bu da bizim kısa sürede nerelere geldiğimizi açıkça göstermektedir. Hedefimiz kg. tonajdan ziyade “Yapılmayanı ya da az yapılanı yapmak.” Dolayısıyla koyduğumuz rakamsal hedefler zaten kendiliğinden geliyor.

Burak Alüminyum ve Alu-line Mimari Sistemler olarak iki ana kolda faaliyet yürütüyorsunuz. Farklı sektörlere hizmet veriyorsunuz. Bu organizasyon hakkında bilgi verir misiniz?
Burak Alüminyum, endüstriyel ürünler ve alüminyum mimari sistemler olarak iki ana kolda faaliyet göstermektedir. Mimari sistemlerde Alu-line markasıyla hizmet vermekteyiz. Bir yapının alüminyumdan mamul mimari tüm ihtiyaçlarına çözüm sunuyoruz.

Yapının mimari sistemlerini 3 ana kolda toplayabiliriz: Giydirme cephe sistemleri, kapı-pencere sistemleri ve sürme sistemleri… Mevcut sistemlerimizin yanı sıra yapıya özel tasarım yaparak farklı çözümler sunmaktayız.

Endüstriyel alanda ise firmamız müşterilerine uygun çözümler sunarak maliyetlerini düşürmede yardımcı olmaktadır. Bu sektörler otomotiv, ısıtma soğutma, beyaz eşya, makine sanayi ve solar sistemler gibi…

Türkiye inşaat sektörü konusundaki düşünceleriniz neler? Kendi sektörünüzün inşaat sektöründeki yerini ve geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Ülkemizde istikrar sürdüğü sürece, inşaat projeleri hareketliliğini devam ettirerek birçok sektöre öncelik etmeye devam edecektir. Bu sektörde 6-7 yılda bir duraklama yaşansa da inşaat sektörü temel sektörlerin başında geldiği için her zaman hareketli olacaktır. Bu hareketlilik devam edeceğinden alüminyum sektörü de her zaman canlı kalacaktır.

Son yıllarda mimarlarımızın, projelerdeki karar vericilerin alüminyum mimari sistem tercih etmeye başlaması, ekonominin iyileşmesi ile birlikte gelir düzeyinin artması, PVC’nin alüminyumun yerine tercih edilmesinin düşüşe geçmesi, alüminyumun daha estetik oluşu gibi sebepler alüminyum kullanımını her geçen gün artırmakta.

2014 YIL SONU İTİBARİYLE İHRACATTA ÖNEMLİ ARTIŞ

İhracat gücünüz ile ilgili bilgi verir misiniz? Bu konudaki hedefleriniz neler?
Satışımızın yüzde 30’unu ihracat oluşturmaktadır. Ülkemizin yükselişi de ihracat ile olacaktır. Biz bu prensibi firmamız için de ilke edindik ve 2014 yılı sonu itibariyle yüzde 50 hedefine ulaşmak için çalışmalarımıza hız verdik.
Şu anda Avrupa Birliği ülkeleriyle birlikte yoğun bir çalışma içindeyiz. Yüzde 50 hedefine ulaştığımızda Arap ve Afrika ülkelerinden daha çok pay alıp alüminyum sektöründe denge sağlayacağız.
AKSAN ALÜMİNYUM İLE BİRLİKTE FARKLI SEKTÖRLERDE ETKİNLEŞTİK

Geçtiğimiz yıl Burak Alüminyum’da bünyesine kattığı Aksan Alüminyum ile birlikte neler değişti?
Aksan Alüminyum bu sektörün ilk markasıdır. Yaptığımız görüşmelerden sonra Aksan’ı, Burak Ailesi’ne kattık. Bu birleşme bizleri çok istediğimiz ve planladığımız sektörlere girmemizi hızlandırdı. Aksan’daki bilgi birikimiyle birlikte otomotiv, ısıtma-soğutma ve makine sanayisinin yanı sıra daha bir çok endüstriyel alanda söz sahibi olduk.

Marka değerini artırmak adına yürütülen faaliyetler neler? Bu konuda Burak Alüminyum’un artıları, eksileri, geleceği…

Marka değerini arttıran faaliyetlerin başında prestijli projeler geliyor. Bizler de buna dikkat ediyoruz. Ses getirecek projelerde Burak Alüminyum olarak var olmaya çalışıyoruz. En son ödüllü proje olan Batı Şehir’de varız. Ayrıca TT Arena, Sur Yapı’nın Exen İstanbul ve Nish Adalar gibi önemli projelerde Burak Alüminyum Alu-line mimari sistemlerin imzası vardır. Otomotivde ise sektöründe lider olan firmalarla çalışmaktayız. Bu da bizler için bir gurur kaynağıdır.

Neden Burak Alüminyum seçilmeli?
Çünkü çözüm ortağı olmak istiyoruz. Biz gerçekten bu düşünceyle işlerimizi yapıyoruz. Müşterilerimizle bir aile olup onların sıkıntılarını hep birlikte çözmek istiyoruz.

Örneğin Hollanda’dan endüstriyel alanda işler yapan bir asansör firması geldi. Bir yemek asansörünün yerine takılması 5 saatlerini alıyormuş. Bu süreyi azaltıp azaltamayacağımızı sordular. Biz de bunu 1-2 saate nasıl indirebiliriz diye çalışmalara başladık. Montaj esnasındaki bağlantı şekillerinde yapılan değişiklikler ile birlikte farklı ve yeni kalıplar yaparak istenilen sonuca ulaştık. Hem bize güvenenleri mahcup etmedik, hem de o firmayı kara geçirdik.