Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Rockwool Türkiye Direktörü Taner S. Şahin: “2014’te Türkiye proje pazarının %25-30’una sahip olmayı planlıyoruz”

Rockwool bir dünya lideri. Bu güçlü organizasyondan, tarihinden ve geleceğinden bahsederek başlayalım.

[kutusol=3960]Rockwool taş yününü endüstriyel olarak kullanan ilk firma, yani taş yününün mucidi. 2012 cirosu 2 milyar Euro olan Rockwool Grubu’nun 40’dan fazla ülkede 10.400’den fazla çalışanı var. Rockwool dünyada ciro bakımından izolasyon malzemeleri sektöründe ilk 3’te yer alırken, bu ciroyu sadece taş yünü üretimiyle elde ediyor. Son olarak Amerika ve Çin’e yatırım yapan Rockwool’un, global büyüme stratejisi kapsamında Türkiye de yatırım hedefi olan ülkeler arasında yer alıyor.

Rockwool’un Türkiye’deki yapısı hakkında bilgi verir misiniz?
Rockwool Türkiye ofisi olarak şu an 19 kişilik bir ekipten oluşuyoruz. Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan’ın da aralarında bulunduğu Balkan ülkeleri de İstanbul ofisine bağlı. Ofis binamızın yanı sıra İstanbul’un Anadolu Yakası’nda, “Akademi” dediğimiz ikinci bir binamızı daha hizmete açacağız. Akademi’de, ısı yalıtımıyla ilgili uluslararası tecrübemizi mimarlar, mühendisler, uygulamacılar ve sektör temsilcileriyle paylaşacağız, eğitimler verecek, fikir alışverişinde bulunacağız. Her ülkede olduğu gibi Türkiye’yi de sadece ticari, ürünlerimizi satacağımız bir pazar olarak görmüyoruz. Bulunduğumuz ülkelerde her yönüyle yatırım yapan, sektörü geliştirmeye, eğitmeye çalışan bir firmayız. Bu akademi de bunun en büyük göstergelerinden birisi olacak.

Enerji Kimlik Belgesi Yönetmeliği konusundaki fikirleriniz neler? Türkiye’de ısı yalıtımı konusunda yeterli seviyede tüketici bilinci oluştu mu? Neler yapılmalı?
Türkiye’nin 2012 yılında Kyoto Protokolü’nü imzalamasından sonra sürdürülebilirlik yatırımları hız kazandı. Kyoto Protokolü ve AB uyum yasaları bağlamında binalara enerji kimlik belgesi verilmesi zorunluluğu getirildi ve 2020 yılına kadar enerji tüketiminin % 20, Co₂ salınımının da 780 milyar ton azaltılması hedefleniyor.

Yurt dışında enerji tüketimini azaltmak ve ısı yalıtımı bilinci oluşturmak için  çeşitli çalışmalar yapılıyor. Devlet teşviki, çeşitli vergi indirimleri denetim ve bilgilendirme programları uygulanıyor. Örneğin ABD’de devlet tarafından uygulanan EERE (Energy Efficiency and renewable Energy) programı ile yaklaşık 5 milyar USD enerji korunumu için alınacak aksiyonlara ayrılmıştır.

Ülkemizde şu anda uygulanan kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında 2023 yılına kadar yaklaşık 10 milyon konutun ısı yalıtımının yapılması hedeflenmektedir. Enerji kimlik belgesi zorunluluğuyla binalar A,B,C,D gibi sınıflara ayrılacak. Her sınıf bina için farklı yaptırımlar uygulanacaktır. Örneğin en iyi enerji kimlik belgesindeki A sınıfı bir bina için enerji birim fiyatı daha düşük olacak, emlak alım satım vergisi, tapu harcı, temizlik vergisi giderleri de minimize edilecektir. G sınıfı bir bina, enerji korunumunda aktif rol oynamadığı için bu tip binalardan emisyon vergisi alınması planlanıyor.

Bu tür teşviklerle bilinç oluşturulmaya çalışılırken, özel sektörde ısı yalıtımında lider firmaların direkt son kullanıcıyı hedefleyen gönüllü bilgilendirme çalışmaları da bilinci arttıracaktır.

Yangın tepki performanslarına göre A1 sınıfında bulunan Rockwool taş yünü, yalıtım pazarının yüzde kaçına sahip? Yangın yönetmeliği konusundaki fikirleriniz neler? Belirlenen standartları yeterli buluyor musunuz?
Türkiye 60 milyon m2 ile Avrupa’nın en büyük mantolama pazarı. Taş yününün bu pastadaki payı 1,5 milyon m2 yani %2 civarında. Rockwool olarak hedefimiz taş yünü pazarını %10 seviyelerine çıkartmak ve bundan ciddi bir pay almak. Pazarda oldukça yeni bir oyuncuyuz, an itibariyle bir pazar payı vermek doğru olmaz, ancak Hayattepe, Ege Boyu, Çukurova Towers ve SİNPAŞ Altın Oran dışında anlaşma sağlanan birkaç proje de dahil edildiğinde 2014’te Türkiye proje pazarının %25-30’una sahip olmayı planlıyoruz. Binaların yangından korunması ile ilgili detaylı hazırlanmış bir yönetmelik var ancak denetim ve uygulama tarafında ne kadar dikkatli yansıtıldığını şu anda saha araştırmalarıyla inceliyoruz.

YÜKSEK GÜVENLİK VE ÇEVRECİ STANDARTLAR BİR ZORUNLULUK HALİNE GELMELİ
Çevreci bina yaklaşımı sektörün sıkça konuştuğu, tartıştığı bir olgu. Yalıtım, bu yaklaşımın önemli bir kolu. Rockwool Türkiye’nin bu akımdaki yeri nedir? Malzeme üretiminizde çevreci yaklaşımın etkisi ne boyutta?
Haklısınız, son dönemde daha hassas ele alınan bir konu. Bu nedenle yeni projelerde “yeşil bina” olma kriterlerine dikkat ediliyor. Öte yandan eski yapılarda da bir dönüşüm söz konusu.

Türkiye olarak bu konuda önümüzde daha uzun bir yol var. Aralık 2012 itibariyle Türkiye’de 292 adet AVM mevcut. Buna karşılık Türkiye’de sadece 22 adet sertifikalı yeşil bina söz konusu. Bunların 16’sı LEED kalanı ise BREEAM sertifikalı. Bunların büyük bölümü (13 adet) İstanbul’da.

Önümüzdeki yıllarda iş merkezleri, AVM’ler ve Üniversiteler “Yeşil Bina” olarak dönüştürülmesi öngörüyoruz. Yani ciddi bir potansiyel söz konusu.

Asıl üzücü olan ise Türkiye’de bu konunun sadece enerji tasarrufu ve çevrecilik yönünden ele alınması. Oysa ciddi bir güvenlik riski göz ardı ediliyor. Avrupa’da artık işe güvenlik açısından bakılmıyor; bu zaten olması gereken bir zorunluluk olarak görülüyor. Çevrecilik konusu da Avrupa’nın öncelikli kriteri değil, o da olmazsa olmazlardan biri. Avrupa şu an daha çok işin konfor boyutuyla uğraşıyor. Yani bina yalıtımını ses yalıtımı bakımından iyileştirme aşamasını öncelik olarak görüyor. Tam bu noktada ise ses yalıtımında oldukça etkin bir malzeme olan taş yünü öne çıkıyor.
Kentsel Dönüşüm Yasası ve geleceği ile ilgili fikirleriniz neler? Rockwool olarak bu süreçten beklentileriniz nedir?
Kentsel dönüşüm beraberinde ciddi bir potansiyeli getiriyor. Şimdilik kentsel dönüşüm kapsamına giren bölge ve yapılarda mantolama erteleniyor olsa da, bu bölgelerde inşaat aşamasına geçilmesiyle birlikte kentsel dönüşüm ciddi bir potansiyel oluşturuyor olacak.

Çözüm ortağı olarak Rockwool Türkiye’yi anlatır mısınız? Projeleri nasıl dahil oluyorsunuz? Son dönemde çözüm ortağı olduğunuz projeler hangileri?
Empire States, Guggenheim müzesi, Heathrow Havalimanı ve Eyfel Kulesi’nin yalıtımında Rockwool ürünleri kullanılıyor. Türkiye’de bu yıl çok farklı bir proje çalışması yaptığımız Sinpaş Altın Oran var. Sinpaş Altın Oran zemin ve iç-dış cephede tamamen taş yünü kullanılan Türkiye’deki ilk proje olma niteliği taşıyor. Projede 1,5 milyon m2 taş yünü kullanılacak. Şu ana kadar bir projedeki en yoğun kullanım bunun sadece ¼’ü kadar.

TAŞ YÜNÜ DAHA GÜVENLİ
Neden Rockwool tercih edilmeli? Rockwool’u rakiplerinden ayıran, öne çıkaran konular neler?

Türkiye yalıtım/mantolama konusuna enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik çevresinden bakıyor. Ancak göz ardı edilen çok önemli bir nokta var; güvenlik. Yalıtım konusunun içeriği ısı yalıtımdan daha kapsamlı bir çerçeveye taşınarak ısı, yangın ve ses yalıtımı noktasına getirilebilir.

Tamamen doğal bir malzeme olan taş yünü yangın dayanımı, duman üretmemesi ve yüksek ısıya ulaştığında damlama yapmaması nedeniyle yangın anında çok daha güvenli bir şekilde tahliye sağlıyor. Çoğu yangın vakasında mağdurlar doğrudan alevden zarar görmüyor. Yangın anında oluşan dumandan; ya net görüş sağlamıyor ya da dumandan zehirlenerek nefes alamıyor ve güvenli bir şekilde tahliye noktasına ulaşamıyor. Rockwool olarak bizi diğer taş yünü markalarından ayıran birçok özellik var. Sahip olduğumuz global bilgi birikimi, deneyim, Ar-Ge yatırımları ve performansa yönelik ürün gruplarıyla taş yünü pazarının büyümesi ve gelişmesine katkıda bulunuyoruz.

TÜRKİYE TAŞ YÜNÜ PAZARINI KISA VADEDE BÜYÜTECEĞİZ
Gelecek dönem hedeflerinizden bahseder misiniz?
Rockwool olarak en büyük hedefimiz, Türkiye taş yünü pazarını kısa vadede %10’a çıkartarak, 5 kat büyütmek ve bu pazardan ise çok ciddi bir pay almak.
2014 Türkiye inşaat sektörü ve yalıtım pazarı ile ilgili öngörülerinizi alabilir miyiz?
Yalıtım sektöründe inşaat artışlarına bağlı organik büyümenin devam edeceğini öngörüyoruz. Bunun yanında yangın ve ses izolasyonu konusunda artan bilinçlenmenin taş yünü yalıtımını, mantolama ve diğer segmentlerde daha yüksek bir pazar payına taşıyacağını düşünüyoruz. Türkiye stratejimiz ve yatırımlarımız bu yönde satış hacmini artırmak ve pazarın gelişimine katıkıda bulunmak noktasında olacak.