Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Yalçıntepe Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçıntepe: Orta vadeli hedeflerimiz arasında GYO kurmak yer alıyor

Yalçıntepe Group’un kuruluşu ve inşaat sektörüne giriş hikayesini sizden dinlemek isteriz.

Yalçıntepe Group’un temeli bundan 24 sene önce 1989 yılında atıldı. Sektöre Esenyurt’taki küçük bir dükkânda demir ticareti yaparak giriş yaptık. Kurduğumuz şirketler Türkiye ekonomisindeki gelişmelere paralel hızla büyüdü.  Demir- çelik sektörü ve ardından 2007 yılı itibariyle gayrimenkul sektörüne verdiğimiz hizmetlerin ardından 2009 yılında, değişen ekonomik koşullara ayak uydurmak ve gayrimenkul sektöründeki etkinliğimizi daha da artırmak amacıyla Yalçıntepe İnşaat’ı kurduk. Böylece, sektörde gün be gün artan deneyimimiz ve yükselen konumumuzla grubumuzdaki şirket sayısını üçe çıkarmış olduk.

Yalçıntepe Group olarak bugüne kadar 150’nin üzerinde konut ve işyeri projesi gerçekleştirdik. Hedefini daha büyük projelere imza atmak olarak belirlediğimiz Yalçıntepe İnşaat’ın deneyimli kadrosuyla 11 ayda Maximoon projesini geliştirdik. Şu an İstanbul’un yükselen değeri Bahçeşehir’de projemiz devam ediyor.

Hayatı kolaylaştıran projeler geliştirme vizyonunu taşıyan Yalçıntepe Group, İstanbul’da doğru zamanda, doğru yerde, doğru projelerle ve güçlü adımlarla büyüyor. Bu büyüme sürecinde ürettiğimiz projelerde kaliteyi estetikle buluşturuyor, konforlu ve ayrıcalıklı yaşam alanları inşa ediyoruz.

FERAH, YEŞİL ALANI BOL PROJE: MAXIMOON
Son projeniz Maximoon’un öne çıkan özellikleri neler? Bulunduğu bölgeye sunduğu katkılar açısından değerlendirebilir misiniz?
Bahçeşehir bölgesinde konumlanan Maximoon aslında tüm özellikleriyle bölgenin ihtiyaçlarına cevap veriyor. 124 bin 300 metrekarelik inşaat alanında biri rezidans olan toplam 8 blokta, çeşitli büyüklük ve özellikte 1.332 konut içeren Maximoon, bir kreş ve 93 ticari birimden oluşuyor. Projemiz içerisinde Maximoon Çarşı adı verilecek 93 mağazadan oluşan bir alışveriş merkezi bulunuyor. Arasta tarzı ile tasarlanan bu çarşı ihtiyaçların yanı sıra estetik mimari anlayışını da proje sakinlerine sunuyor. Çarşı içinde bir hipermarket de yer alıyor.

D ve C bloklarında bulunan kat bahçeleri de Maximoon’da yer alan farklılıklarımızdan. Site sakinleri bu sayede kendilerine ait yeşil bir dünya kurma fırsatına sahip oluyor. Maximoon’da yer alan bloklardan biri 321 daireden oluşan rezidans bloğu. Projede, rezidans sakinlerine özel kapalı havuz, hamam, sauna ve fitness center bulunuyor. Ayrıca rezidanslarda çıkabilecek arızaları gidermek için 24 saat hizmet veren teknik servis hizmeti, vale parking hizmeti, kameralı güvenlik sistemi ve kartlı geçiş sistemi de mevcut. Bunlara ek olarak Maximoon sosyal donatılar yönünden oldukça zengin, ferah ve yeşil alanı bol bir proje. Projemiz sahip olduğu tüm bu özelliklerle bölgesine de değer katıyor.

BAHÇEŞEHİR ŞEHRİN EN HIZLI GELİŞEN VE DEĞER KAZANAN BÖLGELERİNDEN
Maximoon projesinin lokasyonu neden Esenyurt olarak tercih edildi? Bölgeyle ilgili beklentileriniz neler?
Son dönemde inşaat sektöründe değer kazanacak ve gelir getirecek bölgeleri tercih etme yönünde bir eğilim hakim. Tabi böyle bir eğilim her zaman vardı fakat geçtiğimiz bir kaç yıldan beri bu konu tercihlerde daha etkin hale gelmeye başladı. Çünkü gayrimenkul alımı doğru değerlendirildiğinde ve doğru tercihler yapıldığında karlı bir yatırıma dönüşüyor.

Esenyurt’a bağlı olan ve Maximoon’un konumlandığı Bahçeşehir şu an şehrin en hızlı gelişen ve bu nedenle hızla değer kazanan bölgelerinden. Maximoon için bu bölgeyi seçmemizin nedenlerinden biri de bu.

Maximoon, Bahçeşehir’in en değerli noktalarından birinde yer alıyor. Akbatı AVYM’ye sadece 500 metre mesafede. Atatürk Havalimanı’na 15 dakika, yeni yapılacak üçüncü Havalimanı’na 30 dakika, TEM otoyolunun yeni gişelerine 400 metre, E5 karayoluna 5 dakika uzaklıkta olan Maximoon, İstanbul Üniversitesi’nin Avcılar Kampüsü’ne 5 dakika, İstoç İş Merkezi’ne de sadece 10 dakikalık mesafede. TED Koleji’nin yanı başında, Okyanus Koleji’nin hemen arkasında konumlanan Maximoon, yeni yapılacak Özel Acıbadem ve Özel İsviçre Hastaneleri ile yatırım değerini artırıyor. Proje ayrıca Esenyurt Üniversitesi’ne de bir dakikalık mesafede…
Esenyurt’un Arnavutköy’e komşu olması ve şu an Arnavutköy etrafında gerçekleştirilecek Yenişehir Projesi bölgeyi olumlu etkileyecek faktörlerden… Yeniköy – Akpınar arasında yükseltilecek ve 2016 yılında faaliyete geçmesi planlanan İstanbul’un 3. Havalimanı ve 3. köprü de bölgeye değer katan büyük projeler arasında.

Bölgenin bu avantajlarını göz önünde bulundurduğumuzda Maximoon hem sahip olduğu özellikleri hem de bulunduğu bölgenin avantaj ve özellikleriyle yatırım değeri yüksek bir proje olarak karşımıza çıkıyor.

Projelerinizde bina otomasyon sistemlerini kullanıyor musunuz? Yalçıntepe Group’un bu konseptte hayata geçirmeyi düşündüğü bir proje var mı?
Bina otomasyon sistemi çok geniş bir kavram ama projemizde bu sistemlere yer verdiğimizi söyleyebilirim.

Maximoon’da yaygın ve doğalgaz alarm sistemi, yangın duman dedektörü, yangın asansörü, jeneratör gibi özellikler ve daha birçok teknolojik özellik konut sahiplerine konforlu ve güvenli bir yaşam alanı oluşturuyor. Daireler arasında herhangi bir ücret ödemeden telefon görüşmesi yapılmasını sağlayan intercom sistemi tüm konutlarda yer alıyor. Rezidans bloğunda ek olarak kameralı güvenlik sistemi ve kartlı geçiş sistemi gibi hizmetler sunuluyor. Sensörlü ışık, termostatik vana gibi sistemler de projemizde mevcut.

Enerji verimli sistem ve ürünler özellikle Maximoon gibi büyük ölçekli projelerde hem tasarruf hem de konforu artırmak için önemli. Bundan sonra gerçekleştireceğimiz projelerimizde de ihtiyaç duyulan bina otomasyon sistemlerine yer vermeyi hedefliyoruz.


AKILLI BİNALAR VE KENTLER YENİ NESİL ALTERNATİFLER
Akıllı kentler ve binalar ile ilgili görüşleriniz neler?
Bir binayı akıllı yapan bir takım temel özellikler var. Öncelikle kartlı geçiş sistemi, iklimlendirme, havalandırma, yangın algılama, alarm, güvenlik, aydınlatma ve asansörler akıllı olmalı. Ayrıca bu sistemlerin birbiriyle entegre edilerek tek merkezden kontrol edilip yönetilmesi gerekiyor.

Doğru ve güvenilir bir sisteme sahip oldukları sürece akıllı binalar ve akıllı kentler hayatı kolaylaştıran yeni nesil alternatifler.

Yeşil bina sertifikasyon sistemleri, kentsel dönüşüm ve fırsatları gibi konulardaki görüşlerinizi de almak isteriz.
Yeşil bina sertifikasyon sistemleri Türk inşaat sektörünün yeni dönem gündem maddelerinden. Dünyada BREEAM, LEED gibi pek çok yeşil bina sertifikasyon sistemi bulunuyor. Ülkemizde de şuan ÇEDBİK’in (Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği) ulusal koşullara uygun bir değerlendirme sistemi oluşturmak için çalışmalarda bulunduğunu biliyoruz. Çevreci bir yaklaşımla ortaya çıkan yeşil bina sertifikasyon sistemleri dünyanın gelişmiş ülkelerinde olduğu gibi ülkemiz de sağlam temellere oturtularak uygulanması gereken bir sistem. Gelecek nesillere daha iyi ve yaşanabilir yarınlar bırakmak için yaşam alanlarımızın da yeşil ile dost, enerji verimliliği yüksek olan bina ve konutlar olması önemli. 
Şehir insanının özlemini duyduğu yeşil alanlar ile geniş, aydınlık, ferah ortamlar da önümüzdeki yıllarda devam edecek inşaat trendlerinden. 18 bin metrekarelik yeşil ve sosyal tesis alanı bulunan Maximoon’da bu trendlere de yer verdik. Maximoon’un en önemli özelliklerinden bir tanesi yukarıda da bahsettiğim D ve C bloklarında bulunan kat bahçeleri.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE YEREL YÖNETİMLER DAHA ETKİN VE YÖNLENDİRİCİ OLMALI
Kentsel dönüşüm hem sektörümüzün daha da canlanması hem de insanlarımızın can güvenliğinin biran önce sağlanması için hayati önem taşıyor. Şuan İstanbul’da bulunan yaklaşık 2 milyon konutun ciddi bir bölümü risk altında. Acilen dönüştürülmesi gereken 300 bine yakın konut var.

Kentsel dönüşüm kapsamında hayata geçirilecek yeni projeler ve İstanbul’da planlanan yeni şehir projeleri sektöre ivme kazandıracak. 2012’de mortgage pazarında istedikleri büyümeyi gerçekleştiremeyen bankaların da umudu kentsel dönüşümde.

Ancak burada önemli olan kentsel dönüşümün bir binayı yıkıp yerine tekrar bir bina yapmak olarak düşülmemesi. Yolundan, alt yapısına, yeşil alanından sosyal donatılarına kadar her türlü ihtiyaç ve detayın düşünülmesi ve projelerde yer alması gerekiyor. Ayrıca devlet ve yerel yönetimler daha etkili ve yönlendirici rol oynamalı.

YENİ PROJEMİZ YİNE BAHÇEŞEHİR DOLAYLARINDA OLACAK
Yalçıntepe Group’un gelecek dönem hedefleri neler?
Şu an tamamıyla Maximoon’a odaklanmış durumdayız. Hayata geçirmeyi düşündüğümüz yeni projeler için de arsa geliştiriyoruz. Yeni projemizin Avrupa Yakası’nda yine Bahçeşehir ve etrafındaki bir konumda olmasını planlıyoruz. 

Bugün olduğu gibi gelecekte de hayata geçireceğimiz üstün kaliteli projelerimiz ve şu an inşası devam eden Maximoon projemizdeki arasta tarzı çarşı gibi yenilikler ve farklılıklarla her zaman güvenilir bir yatırım kanalı olmayı hedefliyoruz. Orta vadeli hedeflerimiz arasında da GYO kurmak yer alıyor. Şirketimiz, inşaat sektöründeki en iyi ve kaliteli projeleri üretmeyi, inovasyon odaklı çalışma prensibinden ödün vermeden müşterileri için her zaman doğru, güvenilir ve kaliteli yatırım fırsatları sunmayı ve bu şekilde büyümeyi misyon edinmiş bir firma.

MÜTEKABİLİYET, KENTSEL DÖNÜŞÜM VE 2B SEKTÖRÜ HAREKETLENDİRECEK
İnşaat sektörü 2014 öngörüleriniz neler?
İnşaat sektörü Türkiye ekonomisinin lokomotifi konumunda… Bu yüzden ayrıca önem verilmesi ve desteklenmesi gereken bir sektör olduğunu düşünüyorum. Sektörümüzde 2012 yılında yaşanan yavaşlama 2013 yılında yerini yükselen bir ivmeye bıraktı. 2014 yılında kentsel dönüşüm, mütekabiliyet ve 2B yasalarının sektörün gelişimini daha da hızlandıracağını düşünüyoruz.

Türk halkı konutu ciddi bir yatırım aracı olarak görüyor. Ayrıca 17 Ağustos depreminden sonra deprem tehdidi altındaki eski binaları terk edip markalı, güvenilir projelerden yeni evler satın alma yönünde bir davranış değişikliği söz konusu oldu. Aslında sadece bu iki durum bile inşaat sektörünün daha çok uzun yıllar büyüme trendi içinde devam edeceğinin sinyalini veriyor. 

İnşaat sektörü yurt içinde ve yurt dışında ürettiği yapılarla bugün çok önemli bir noktaya geldi. Özellikle lüks konut projeleri gerek inşaat kalitesi gerek sosyal donatıları ve sunduğu diğer hizmetlerle Avrupa’daki emsallerini aratmıyor. Son dönemde ülkemizden yurt dışına satılan konut sayısında yaşanan artış bunun en büyük kanıtı. Tüm bu gelişmelerin ışığında Türk inşaat sektöründe bu yıl için yüzde 4 ila 6 arasında bir büyüme bekleniyor. 2014 yılında da bu büyüme oranın üzerine çıkmak hedeflenecektir.