Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Şehir estetiği nedir?

Estetik kavramı; en basit şekliyle güzel olanı aramak, duyumsamak olarak açıklanıyor. Peki, söz konusu “güzel olanı”, birbirinden bağımsız birçok öznenin karmaşık bir bütünlük oluşturduğu şehirlerde nasıl duyumsuyoruz? Yoksa bu karmaşık bütünlüğün kendine özgü “estetiği”nden mi bahsetmek gerekiyor? “Şehir” ve “estetik” kavramlarının kapsamının büyüklüğü düşünüldüğünde bu soruları çoğaltmak mümkün kuşkusuz. Kentsel dönüşümle ulusal gündemde artan, “çarpık kentleşme” ve İstanbul özelinde Haliç Köprüsü başta olmak üzere yeni yapıların siluete olan etkisi üzerine yapılan tartışmalar;  “şehir estetiği”ni öznel algımızın ötesine taşıyarak güncel bir sorun haline getiriyor üstelik…

Kavramın ne anlama geldiğini sorgulayarak başladığımız dosya, üç farklı uzmanlık alanından derlediğimiz görüşlerden oluşuyor.

“Şehir estetiği”, Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım’ın İstanbul özelinde yaptığı değerlendirmelerle başlıyor. İnşaat sektörünün konuya bakışını ortaya koyan Durbakayım, özel sektörün şehre kattıklarını Teknik Yapı projeleri çerçevesinde aktarıyor.

Mimar Mehpare Evrenol; “şehir estetiği” kavramına tarihi yapılardan reklam panolarının niteliğine uzanan geniş bir çerçeve çiziyor. Kentsel planlama, koruma hassasiyetlerinin etkisini vurgulayan Evrenol, dünya şehirlerinden verdiği örneklerle anlatısını zenginleştiriyor.

Konuyu akademik bir bakışla değerlendiren Prof. Dr. Gülşen Özaydın; kavramı kentsel bütünlük çerçevesinden aktarırken, estetik duyarlılığın önemini vurguluyor.