Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Seramiksan Satış Müdürü M. Süreyya Çağlar

[kutusag=3996]2013 yılı hem satış bütçeleri hem de pazarlama ve bayi ağımızın genişletilmesi anlamında beklentilerimizin üzerinde gerçekleşti. Bir önceki yıla oranla yüzde 20 büyüme gerçekleştirdik. Geçmiş yıllarda olduğu gibi kapasitelerimizin tamamını en verimli şekilde kullandık ve satış hedeflerimizi de bu anlamda geçtiğimiz yılların üzerinde tamamladık. Ayrıca yeni yatırımımız Seramiksan Vitrifiye fabrikası Temmuz ayında üretime başladı. Teknoloji kullanımı ve üretim imkanları anlamında dünyadaki en son teknolojiye sahip Vitrifiye fabrikamız seramik sağlık gereçleri alanına yeni bir soluk getirdi. Yıllık iki milyon adet üretim kapasitesine sahip Vitrifiye fabrikamızla, Seramik Sağlık Gereçleri alanında da Türkiye’nin en önemli üreticileri  arasına gireceğiz.  Bu gelişmelerin yanı sıra özellikle yeni açtığımız showroomlar ve satış noktaları bayi ağımızın daha da genişlemesine ve ürünlerimizin Türkiye’nin hemen her yerinde kolayca ulaşılır olmasına imkan tanıdı. Ayrıca 2013 yılına da yeni yatırımımız olan vitrifiye ürünleri ve portföyümüze eklenen yeni büyük ebatlı granitler ile hızlı bir başlangıç yaptık.

SERAMİK SEKTÖRÜ SON DÖNEMDE KURULU KAPASİTESİNİ SATMAKTA ZORLANIYOR
Sektör, son yıllarda ekonominin genel gidişine paralel olarak çok ciddi bir değişim ve gelişim yaşadı. Özellikle üretim kabiliyetlerinin değişmesi, yeni teknolojilerin gelmesi, kapasitelerin artması, tüketicilere çok farklı seçenekleri, çok daha uygun şartlarla sunma imkânı sağladı. Genel açıdan bakarsak seramik sektörü son dönemde kurulu kapasitesini satmakta zorlanıyor diyebiliriz. Sektörde yoğun bir rekabet yaşanıyor. Yıllara göre değişiklik gösteren yapı sektörünün talepleri sebebi ile üreticiler istikrarlı bir üretim yapma aşamasında oldukça zorlanıyor. Avrupa’daki durgunluk her ne kadar Türkiye’deki üreticilere bir fırsat yaratsa da bu fırsatı avantaja dönüştürmenin çok kolay olmadığı düşüncesindeyiz. Ayrıca Türkiye’de de kullanılan teknoloji ve insan kaynağının sektörde ileri olan ülkeler yani İtalya ve İspanya’dan farklı olmadığını Türk seramik sektörünün de dünya standartlarında üretim yaptığını söyleyebiliriz.

Uzun dönemde jeopolitik konumu ve özellikle enerji kaynaklarının geçiş noktası üzerinde olmamız, yakın coğrafyadaki hızlı değişim her sektörde olduğu gibi seramik sektörünün de önünün açık olduğunu gösteriyor.