Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Baumit ısı yalıtımında liderliği hedefliyor

İlk olarak Baumit Türkiye’den bahsedelim. Nasıl kuruldu? Nasıl bir vizyona sahip?
[kutusol=4017]▶ Baumit, Türkiye’de 2006 yılında faaliyete girdi. 2007 yılında Gebze fabrikamızın temelleri atıldı ve 2008’de üretime başladık. Baumit merkezi Viyana’da bulunan bir firma ve yüz yılı aşkın bir maziye sahip. Baumit’in işinin ağırlıklı olarak inşaat sektörü olduğunu ve ve çimento esaslı kuru harç ürünlerine odaklandığını söyleyebiliriz.  Baumit Türkiye, yedi  yıldır Türkiye’de birebir faaliyet gösteriyor. 56 çalışanımız var; 20’si fabrikamızda, geri kalanı da satış pazarlama alanında İstanbul’daki merkez ofisimizde. Bugüne kadar ki faaliyetimiz ağırlıklı olarak ısı yalıtımı ve dış cephe ısı kaplamaları üstüne oldu. Ancak ürün gamımızda sıvalar, şaplar, hazır beton ve seramik yapıştırıcılar da bulunuyor.

Isı yalıtımında uzmanız. Bunu Avrupa’da yüz yıldan fazla zamana uzanan tecrübemize dayanarak söylüyoruz. Özellikle orta Avrupa’ya baktığımızda yaklaşık, 300 milyon m2 alanda ısı yalıtımı yapmış vaziyetteyiz. Bu da çok kabaca Türkiye’deki yıllık potansiyelinin 6 katına tekabül ediyor. Buradan gelen tecrübemiz ve bilgi birikimimizi Türkiye’de de kullanmak istiyoruz. Öncülüğümüz ve misyonumuz doğrultusunda da aslında herkesi ısı yalıtım konusunda bilinçlendirmek istiyoruz. Dolayısıyla “2014’te ne yapmak istiyorsunuz?” diye sorarsanız, bunun cevabı ısı yalıtım bilincinin her tüketicide en üst noktaya çıkmasıdır.
Ürün gamınızdan bahsedebilir misiniz?
▶ Bizim mevcut fabrikamız kuru harç tesisidir. Temel olarak baktığımızda, ürün gamımızda bulunan neredeyse tüm kuru harçları  Türkiye’de üretiyoruz. Bunun yanında ıslak üretim kapasitemiz de mevcut. Ancak şu anda ıslak üretimlerin yüzde yüzünü Türkiye’de gerçekleştirmiyoruz. Bir kısmını yurt dışından yarı mamul halinde getirtip, Türkiye’de tam mamul haline getiriyoruz ve pazara sunuyoruz. Türkiye’nin ihtiyaçları her geçen gün çeşitleniyor. Islak ürün, su yalıtımı gibi taleplerin arttığını görüyoruz. Biz de bu talepler doğrultusunda her sene ürün portföyümüze yeni ürünler ekliyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki sene içinde neredeyse yüzde yüz her şeyi Türkiye’de üretir hale geleceğiz. Buradaki ihtiyaçların temeli elbette Türk tüketicisinin ihtiyaçları, ürün portföyümüz de ağırlıklı olarak Türkiye’ye yönelik. Öncülük yaptığımız ürünler ise global inovasyon merkezimiz tarafından araştırılıyor. Çünkü inovasyon merkezimizde ürünler, ülkelerin ihtiyaçları ve aralarındaki mevsimsel farklılıklara göre geliştiriliyor. Buradan çıkan ürünleri de biz ürün gamımıza almaya çalışıyoruz. Ancak tabii her ülkenin karakteristiğine göre ürünlerin inovasyonu farklılık gösterebiliyor. Bazı ürünler ülkelerin gelişmişliğine göre çok standart kalırken, bazı ülkeler o seviyeye gelemediği için söz konusu ürünü portföye dahi koyamıyorsunuz. Çünkü ürünü öncelikle o segmentte daha yapısal hale getirmeniz gerekiyor. Bu yüzden Baumit Türkiye olarak global inovasyonla el ele yürüyoruz.

Danışmanlık hizmetiniz de mevcut. Hangi konularda danışmanlık faaliyeti yürütüyorsunuz?
▶ Danışmanlık başlığı altında iki hizmetimiz var. İlk olarak süpervizörlük hizmeti veriyoruz. Bunu daha teknik danışmanlık olarak düşünebilirsiniz. Danışmanlık faaliyeti yürttüğümüz tüm şantiye ve projelere süpervizörlerimiz gidiyor, orada uygulamayı takip ediyor. Yapılan hatalar varsa onları denetleyip düzenlemesini söylüyor. Gerekirse numune yaparak ürünün nasıl uygulanması gerektiğini anlatıyor ve teknik danışmanlık sağlıyor. Diğer bir taraf ise aslında daha mimari ve projelere yönelik danışmanlığımız. Bunun için ayrı bir bölümümüz var. Mimari danışmanlık kısmında, büyük projeler temelde daha konuşuluyorken dahil olup teknik şartname aşamasında projenin ihtiyacı nedir, hangi özellikler kullanılmalıdır gibi hususlarda destek sağlıyoruz. Özellikle ısı yalıtım sistemlerinde performansın artırılması ve bir sistem olarak sunulması çok önemli. Biz de projelerin bölgesine ve mevsimselliğine göre hangi ürünlerin kullanılması gerektiği konusunda yardımcı oluyoruz.

Referans projelerinize baktığımızda genellikle üst segmentte daha fazla yer aldığınızı görüyoruz. Referans projelerinizden biraz bahsedebilir miyiz?
▶ Dediğiniz gibi, aslında biz birçok büyük projede belli ürünlerimizle yer alıyoruz. Son dönemde gerçekleştirdiğimiz projelerden bazıları Sinpaş Altınoran, İncek Life… Ağaoğlu’nun birçok projesinde de ısı yalıtım sistemleriyle yer aldık. Temapark’ın belli bir bölümünde yer alıyoruz. Bunlar ısı yalıtım sistemleri için sayabileceğimiz, aklımıza ilk gelen projeler. Bizim kuru harç bazında birçok farklı ürünümüz var. Özellikle makineli sıvalarımız İstanbul metrosunda çok sıklıkla tercih edilen ürünlerden oldu. Zemin şaplarımız birçok alışveriş merkezinde ve otoparklarda tercih edildi. Zorlu Center’da bazı hazır beton ürünlerimiz kullanıldı. Yine bu bölgede yapılan Özdilek projesinde şaplarımız ve benzeri ürünlerimiz kullanıldı. Bunları arka arkaya sıraladığımızda büyük projelerde belli kalemlerimizle yer alıyoruz.

Şunu da söylemek lazım; büyük projelerde artık karma konseptler çok ön plana çıkıyor. Bizim ürün gamımız da oldukça geniş olduğundan mutlaka bir bölümünde ürünlerimiz kullanılıyor. Aslında bugün Koru Florya’dan tutun Zorlu Center’a kadar bütün nitelikli projelerde biz varız. Ancak ağırlıklı olarak ısı yalıtımını ön plana çıkarmak istiyoruz. Karma projelerde dış cepheler de giydirme cephe tercihi artmaya başladı. Bu da belli bir noktada ısı yalıtım sistemlerinin tercihini etkiliyor.  Biz tabii ısı yalıtımı ile olmasa da diğer ürünlerle bu projelerde yer alabiliyoruz.
Baumit ürünlerini neden kullanmalıyız?
▶ Gebze’de kurulu üretim tesisimiz 300 bin ton üretim kapasitesine sahip, son derece modern yüksek teknoloji içeren bir kuru harç tesisi.  Bu tesis, ısı yalıtım ürünleri ile beraber tüm kuru harç ürünlerinin de son teknoloji ile ve yüksek kaliteli olarak üretilmesine imkan veriyor. Isı yalıtım uzmanlığımızın yanı sıra tüm kuru harç ürün grubunda, bağlı bulunduğumuz Schmid Industrie Holding’den gelen tecrübemizi kullanıyoruz.  En büyük farklılığımız standart ürün kalitemizdir. Baumit Isı Yalıtım Sistemleri Avrupa Teknik Onayı ETAG 004 için yürürlükteki yönergenin şartlarına uygundurlar, CE işareti taşırlar ve tüm sistem için kalite güvencesi olarak teknik onayları belgelenmiştir. ETAG 004, Avrupa Teknik Onay Komisyonu EOTA tarafından verilen Avrupa Teknik Onay normudur. Sistem kavramı önemlidir, çünkü sistemin bütünü, dayanıklılığı, darbe dayanımı,  alt yüzeye yapışma niteliği, katmanların arasındaki bağlar, dona karşı dayanıklılık ve yangına tepki sınıfı gibi birçok önemli parametre açısından test edilmektedir.  Isı yalıtım grubundaki uzmanlığımız, ürün kalitemiz, ETAG 004 ve CE gibi sahip olduğumuz belgeler ile projelerin tercih ettiği bir marka haline geldiğimize inanıyoruz.

Türkiye ısı yalıtımında ne seviyede?
▶ Türkiye ısı yalıtımını için aslında çok büyük potansiyeli olan bir ülke. Bu potansiyel ne yazık ki binaların yüzde 85’inin yalıtımsız olmasından kaynaklanıyor. Uzun vadeye baktığımızda, potansiyeli getirecek olan yatırımların renovasyon ve kentsel dönüşüm projeleri olduğunu görüyoruz.

Günümüzde sürdürülebilirlik en önemli kriterlerden bir tanesi. Baumit bu anlamda nasıl bir katma değer sunuyor?
▶ Aslında bizim ürünlerimizin doğası gereği binalara katkı sağlıyor. Dediğiniz gibi sürdürülebilirlik kavramı oldukça önemli bir kavram aslında bu bir yandan dünyaya borçlu olduğumuz da bir şey. Çünkü kaynakları tüketiyoruz ve geleceğe de bırakmamız gereken bir takım kaynaklar var. Bizim ürünlerimiz, dış cephe yalıtım sistemleri, zaten bu sürdürülebilir binalar ve yaşam alanları yaratmak için tasarlanmış ürünlerdir. Çünkü bu ürünleri binalara uyguladığınızda ısı ve soğutma giderlerinden önemli ölçüde tasarruf sağlanıyor. Dolayısıyla bu sağladığınız tasarruf hem çevresel hem de ekonomik kaynakların verimli kullanılması anlamında fayda sağlıyor. Tüketicinin cebinden çıkan para da azalıyor, Türkiye’nin dışarıya ödediği faturalar da azalmış oluyor. Bunun sürdürülebilir tarafına geldiğimizde dünyaya saldığımız enerjinin de bir kısmını tasarruf etmiş oluyoruz.

Günümüzde ısı yalıtımı dediğimizde veya “Enerjiden nasıl tasarruf ederiz?” diye sorduğumuzda tüketicinin aklına ilk gelen ampulü değiştirmek, beyaz eşyada A sınıfı almak gibi çözümler oluyor. Gerçek anlamda enerjiden tasarruf etmek istiyorsak ısı yalıtımı ilk önce alınması gereken tedbirdir. Burada yüzde 50’ye varan enerji tasarrufu gerçekleşebiliyor. Hatta pasif ev dediğimiz biraz daha detaylı bir şekilde yalıtımı ve enerji tasarrufu uygulayan evlerde yüzde 70’e kadar çıkabiliyor. Bunun Türkiye ekonomisine katkısı bizim kabaca hesaplarımıza göre bir yıl için 10-12 milyar dolar. Enerjide dışa bağımlı bir ülkeyiz biz biliyorsunuz. Bu anlamda yaptığımız işi başlı başına bir sosyal sorumluluk projesi olarak görüyoruz. Schmid Industrieholding  olarak da bu konuda ekstra bir titizliğimiz var. Fabrikalarımızda kullandığımız ürünleri seçerken çevreye vereceği zararları bir kriter olarak koyup yaptığımız fizibilite çalışmalarını da buna ekleyen bir firmayız aynı zamanda.

Baumit Türkiye’nin faaliyet alanı hangi bölgelere odaklanıyor?
▶ Odak noktamız ağırlıklı olarak Marmara Bölgesi ve Ankara diyebiliriz. Büyük projelerde veya mevcut konut stokunda bu bölgede çok büyük bir potansiyel var. Fabrikamızın da bu bölgelerin orta noktasında yer alması sebebi ile bu bölgede faaliyet gösteriyoruz. Tüm Türkiye’ye odaklanmak istiyorsanız başka bölgelerde de fabrikanızın olması gerekir. Baumit olarak orta vadeli bir yatırım planı belirledik. Bu plan çerçevesinde, hedeflerimize ulaştığımız ve sektör beklediğimiz yönde büyüdüğü müddetçe Türkiye’de ikinci tesisimizi açmayı hedefliyoruz.

Şu anda faaliyet gösterdiğimiz bölgede ısı yalıtımında ilk üç içindeyiz. Temel prensibimiz de girdiğimiz her bölgede ilk üç içine girmektir. Ancak ısı yalıtımda biraz daha iddialıyız, bu konuda bir numara olmak istiyoruz. Kısa vadeli hedefimiz Marmara Bölgesi’nde bir numaraya çıkmak. Orta vadede de yeni fabrikalar açıp tüm Türkiye’ye yayılmak.

Üretimde sürdürülebilirlik ilkesini nasıl uyguluyorsunuz?
▶ Tesisimiz dikey bir tesis. Normal fabrikalar yatay bir üretim hattına sahipken biz dikey bir tesis kurduk. Böylelikle hem enerji maliyetlerini hem de mekanı minimize edip, biraz daha tasarruf sağlıyoruz. Çevresel olarak baktığımız zaman bütün atık tesislerimiz son derece modern, bütün kurallara uygun bir şekilde gerçekleşmekte. Minimum işgücüyle maksimum verimliliği sağlıyoruz. Daha hızlı bir zamanda daha az enerji tüketerek daha fazla üretim yapabilmemize olanak tanıyor.
Baumit, gerek yurt içinde gerekse yurtdışında bütün kararlarını alırken çevre duyarlılığını da ön plana koyuyor.   Buna kullandığımız arabaların emisyon oranlarından, 14 milyon Euro’luk yatırımla yaptığımız fabrikanın teknolojik alt yapısına kadar her aşama dahildir.  Tüm üretim süreçlerimizi ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemine göre yönetiyoruz.  Çevreye ve insana saygılı ürünlerin; zararsız hammaddelerle, temiz enerji ve modern teknoloji ile donatılmış ekipmanlarla, ergonomik çalışma koşullarında üretilerek son kullanıcıya risksiz bir şekilde ulaştırılması için çalışıyoruz.  Bu amaç ve sorumluluk doğrultusunda da önce kendimizden başlayarak çalışanlarımız için gerekli tüm eğitimleri düzenli ve sürekli olarak yapıyoruz.  Geri dönüşüm imkanı olan her türlü ürün, yarı işlenmiş ürün ve hammaddenin yeniden kullanımını sağlayacak araştırma ve iyileştirmeleri sürekli yapmayı, atık miktarlarını ve enerji tüketimini, her yıl belirlediğimiz hedefler doğrultusunda azaltmayı ve doğal kaynakları en verimli şekilde kullanmayı hedefliyoruz.

Sektörler büyüdükçe denetim zorlaşıyor ve bu durum işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda zafiyete neden oluyor. Sonuçlarında ne yazık ki iş kazaları meydana geliyor. Üretim alanında bu konudaki hassasiyetiniz nedir?
▶ Hem çevre hem de iş sağlığı ve güvenliği konusunda TS EN ISO 14001 ve TS 18001 sertifikalarına sahibiz. Her yıl bunun için denetleniyoruz. İş kazaları konusunda tedbirlerimiz de var. Fabrikamızda her türlü önlem alınmış durumda. Bu yönde eğitimlerimiz de devam ediyor. Çünkü sürekli iyileştirme ve geliştirme eğitimlerimiz var, çalışanları da bilinçlendiriyoruz. Her türlü teçhizat ve donanıma sahipler. Dönem dönem yapılan şeylerin kaydedilmesi gerekiyor. Bunları kaydediyoruz. Sürekli denetimden de geçtiğimiz için kontrol altında tutmamız mümkün hale geliyor.

Baumit Türkiye 2013 yılını nasıl geçirdi, 2014 yılı hedefleri nelerdir?
▶ 2013 için oldukça büyük büyüme hedeflerimiz vardı. Yüzde 50 büyüme ile yola çıktık. İlk 6 ay içinde de bu rakamlara yakın bir büyüme gerçekleştirmeyi başardık. Ancak yılın ikinci yarısı bir durağanlaşma yaşandı. Yılı yüzde 20’ye yakın bir büyümeyle kapattık. Bu da aslında sektörün çok üzerinde bir büyümeydi. 2014 için yine çift haneli büyüme rakamları hedefliyoruz. Sektörün de yüzde 4-5 oranında büyümesini öngörüyoruz. Özellikle yenileme projelerinin ve mevcut projelerin devam etmesinden dolayı belirli bir büyüme yaşanacağını ve bu büyümenin içinde yer alacağımızı düşünüyoruz.

Kamu yatırımlarının inşaat sektörüne katkısı oldukça büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde kamu projelerinin yine öne çıkacağını düşünüyor musunuz? Bu yatırımların sektöre katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
▶ Baktığımızda son 6 dönemdir özel sektör yatırımları azaldı inşaat sektöründe. Son üç dönemdir de inanılmaz büyük bir kamu yatırımı var. Tabii Türkiye çok sık seçimlerden geçen bir ülke. Dolayısıyla seçim dönemleriyle birlikte kamu yatırımları her zaman öne çıkıyor. Türkiye’de son senelerde çok büyük projelere imza atılıyor.  Bu projelerin büyük bir kısmı da alt yapı projeleri.  Alt yapı projeleri de inşaat sektörünün büyümesine hız katıyor.  Bununla beraber sağlıklı bir büyüme için özel sektör yatırımlarının da artması gerekiyor. Bugün TOKİ’nin yaptığı çok fazla inşaat var. Ancak özellikle konut projelerinde çok nitelikli çalışmalar ön plana çıkıyor. Son 10 yıl içerisinde çok büyük bir gelişme sağladık. Kesinlikle çok daha iyi olabilir. Bu biraz daha ihtiyaca göre konut tasarlanması, projelendirilmesi ve bence en önemlisi ihtiyaca göre konut fiyatlandırılmasından geçiyor. Çünkü Türkiye’deki arz talep dengesine baktığımızda büyük bir konut açığı var ancak bu açığın olduğu segmente baktığımızda arz edilen konutların bunla tam örtüşmediğini görüyoruz. Bunun sonucunda hep konuştuğumuz konut stoku fazlası ortaya çıkıyor. Konut stoku fazlalığı olunca da tabi onları satmadan yeni projeler başlamıyor. Aslında bu bahsettiğim son 6 dönemin yaşadığı kısır döngüyü özetliyor. 2014 yılı da seçim yılı, bu tablo devam eder. Sektör belirli segmentlerin dengesinden yine büyümeye devam eder diye düşünüyoruz. Ancak büyümenin yıldızı yine kamu yatırımları olacaktır.

Sektör büyüdükçe denetim zorlaşıyor ve rekabet ortamı da farklı bir hal alıyor. Siz büyük bir birikimiz arkanıza almış bir firma olarak sektörün bu halini nasıl değerlendiriyorsunuz?
▶ Hızlı büyümenin getirdiği eksiklerden bir tanesi yeterli ya da doğru denetim mekanizmalarının kurulmaması. Çünkü sektör çok hızlı büyüdüğü için bir denetim mekanizması oluşturmadan daha farklı bir boyuta geliyor. Yeterli denetim olmayınca haksız rekabete neden oluyor. Haksız rekabetin oluşmasının en büyük nedeni de denetim mekanizmalarının yeterince işletilememesi. Yapısal bir şekilde nihai tüketicinin haklarının çok ön plana çıkmaması söz konusu. Bu zincir en üstte Türkiye ekonomisine dayanıyor. Dolayısıyla bu zincir çok iyi bir şekilde etüt edilip, denetim mekanizmaları iyi kurulmalıdır. Bu hızla devam ettiği sürece bu sorun daha da büyüyecektir.