Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Doğru yapılırsa 3. Havalimanı istanbul’u geliştirir

Havalimanı projeleri, ulaşım yatırımı projeleri olmalarının ötesinde kente katkı sağlayan önemli yapılar olarak görülüyor. İnşaat sektörü için de oldukça önemli yatırımlar… Sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
▶ Havalimanları, yapıldıkları yerde çevrelerindeki toplumun sosyal yaşantısını ve habitatını değiştiren özel yapılardır. Yalnızca birer bina olarak görülmemeli.  Ticareti de geliştiriyorlar. Açılacak her havalimanı bizi çok heyecanlandırır. Çünkü havalimanları ticaretin artışına sebep olur. Esnafın ve toplumun birçok kesiminin hayat standartlarının gelişmesine doğrudan ve dolaylı katkıları olur.  Gaziantep, Malatya, Diyarbakır’da olduğu gibi Türkiye’nin doğusunda gelişen ticaret buna iyi bir örnek teşkil eder.
Havalimanları iyi bir planla ve doğru yerleşkeye yapıldığı sürece çevreye hiçbir olumsuz etkide bulunmazlar. 3. havalimanının da bu prensibe uygun şekilde yapılmasını temenni ediyorum. Sektörel açıdan baktığımızda havalimanı projeleri inşaat sektörüne malzeme tedarik eden her firma için güzel iş fırsatlarıdır. ACO olarak global tecrübemizi Türkiye’nin en önemli projelerinden biri olan 3. havalimanı için de kullanmak istiyoruz.

Planlamasından yapımına kadar havalimanı proje süreci nasıl işler?
▶ Normal süreç şudur; iradeyi ortaya koyanlar, bu yerel yönetim ya da hükümet olabilir, önce havalimanı yapılması planlanan yeri tartışmaya açar ve sivil toplum kuruluşlarını davet eder. Sivil toplum kuruluşlarını toplumu bu yönde bilinçlendirmek için teşvik eder. Örneğin; Adıyaman Havalimanı yapılacak. Bu projenin topluma olumlu ve olumsuz etkileri nedir, bu tartışılır. Oradan bir konsorsiyum çıkabilir. İlk yapılacak olan budur. Havalimanının ihalesi yapılır. Türkiye’de şöyle bir farklılık gözlüyoruz. Türkiye’de havalimanları, proje dahil şekilde ihale ediliyor. Bunun farklı örneği şudur; önce proje yapılır, sonra yapım ihalesine çıkılır. İki örnek de var Türkiye’de. Bazı yerlerde şöyle oluyor; devlet projeyi yaptırıyor, ardından da o projede ihaleye çıkıyor. Ancak üçüncü havalimanı bu şekilde yapılmıyor. 3. aşama kredi aşamasıdır, 4. aşama da yapım aşamasıdır.

“HAVALİMANININ HER ŞEYDEN ÖNCE YERİ ÖNEMLİDİR”

Diğer tedarikçilerle bir koordinasyon sağlanıyor mu?
▶ Sağlanmıyor. Havalimanı projeleri bir yaşam alanı projesidir, böyle görülmelidir. İdeal bir havalimanı bizim için nedir? En az vakit geçirdiğimiz yer. Ne kadar az vakit geçirirsek o kadar güzeldir o havalimanı bizim için. Ancak bunu hayata geçirmek o kadar kolay değil. Havalimanlarının Türkiye’de kendisine göre oluşmuş bazı standartları var. Şartnameler var. Bu şartnamelere uygun işler yapılıyor. Geliştirmeye çalışıyorlar. Mesela 2 sene önce bütün havalimanı projelerinin LEED sertifikalı olması kararı alındı. Artık buna göre yapılıyor. Mevcutları da LEED’e uyacak şekilde çeşitli revizyonlardan geçiriyor. Olumlu gelişmeler yaşıyoruz diyebilirim.

Dünyada en gelişmiş şartnameler Avrupa’da. Avrupa’daki şartnameler Amerika’dan daha ağırdır. Bu şartnamelerde 1996 yılında Dusseldorff Havalimanı’nda çıkan büyük yangından sonra oldu. Yangın, havalimanı şartnamelerinin değişmesine yol açtı. İnsanlar dumanlardan zehirlendiler. Dumanlar da mutfak süzgeçlerinin içinden yol almıştı. Bu küçük gibi görünen ayrıntıların ne kadar önemli olduğu o zaman anlaşıldı. Biz de ACO olarak daha yaşanabilir ve güvenli havalimanlarının yapılması için çok ürün geliştirdik, hala da geliştirmeye devam ediyoruz.

3. havalimanının lokasyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
▶ Havalimanı inşa edilecek yerin düz olması gerekiyor. İstanbul’da havalimanının yapılacağı böyle bir alan yok. Silivri’ye yapılacak olan bir havalimanı İstanbul’un havalimanı olmaz, Trakya’nın havalimanı olur. Önemli olan nokta buradan şehir merkezine yapılacak bağlantı şekli ve sayısıdır. Kaç ulaşım aracı ile ne kadar sürede buraya ulaşıyorsunuz. Eğer bu konu iyi çözümlenirse lokasyonu sorun teşkil etmeyecektir.

“HESAPLAR UZUN DÖNEM YAĞIŞ İSTATİSTİKLERİNE GÖRE YAPILMALI”

Yurtdışında da birçok havalimanı projelerinde yer almıştınız. Oradaki proje süreçleriyle Türkiye’de yaşanan süreçler ne kadar farklı?
▶ Biz ekosistemde meydana gelecek etkileri göz ardı ederek havalimanları yapıyoruz. Bunun tek istisnası Bodrum havalimanıdır. Diğer havalimanları bir bina olarak görülüyor. Bunun sonucunda da bulunduğu ekosistemden tamamen kopuk bir yapı ortaya çıkıyor. İyi örnekler de var, kötü örnekler de var. Mesela Atatürk Havalimanı, konumu ve yapım şekli itibariyle çok iyi bir havalimanıdır. Sabiha Gökçen’in de çok iyi bir havalimanı olduğunu düşünüyorum. Ancak hepimiz bildiği, sellerin bastığı, sular altında kalan havalimanları da mevcut. Her şey doğru yer seçimiyle ilgili…

3. havalimanının yapılacağı yer İstanbul’un en çok yağış alan bölgesidir. Her yere yapı yapabilirsiniz, yeter ki kurallarına uygun yapın. Geçtiğimiz günlerde son 50 yılın en yüksek yağışı geliyor diye meteoroloji açıklama yaptı. Bizde 10 yıllık istatistiklere bakılır yapı yapılırken. Şartnamede de böyledir bu. İstanbul’un en yüksek yağış alan bölgesine havalimanı yapılıyor. Umarız, hesaplar uzun dönem yağış istatistiklerine göre yapılır, bu hesaplara göre tasarlanır ve bir sorun çıkmaz.

Mevsim koşulları havalimanları için oldukça önemli. ACO da bu noktada devreye giriyor. Sizin ürünlerinizin havalimanı projeleri için önemi nedir?
▶ Bizim ortaya koymak istediğimiz yapı şu; su havalimanının her alanında var. İnanılmaz bir su tüketimi var. Bu su temizlenmeden içindeki artıklardan arındırılmadan doğaya verilirse ekosisteme zarar veren bir yapı haline geliyor. Bizim bütün konsantrasyonumuz budur; havalimanının bulunduğu yapı içerisinde tükettiği suyu nasıl en temiz şekilde doğaya verebiliriz. Dolayısıyla bizim yapmaya çalıştığımız, havalimanlarının ekosisteme zarar vermemesi için katkıda bulunmak.

Dünyada yerel değerlere gönderme yapacak şekilde tasarlanan birçok havalimanı var. Pekin havalimanı örneğin ejderhayı imleyen bir şekilde tasarlanmış. Sizce Türkiye’de yapılan havalimanı projelerinde de yerel öğeler öne çıkarılacak mı?
▶ Pekin havalimanı tek örnek değil. Şuanda Türkmenistan havalimanı yapılıyor, o da kartal şeklinde. Suudi Arabistan’da yine yerel öğelerle çok önemli iki havalimanı yapılıyor. Açılıp kapanan şemsiyelerle bir proje yapıldı. Türkiye’de de çok iyi mimarlar var. Havalimanı ihaleleri projeden bağımsız yapılırsa, mimarı olarak daha güzel sonuçlar elde edilebilir. İhale alana proje yapma yetkinliği de verilirse o zaman yalnızca ekonomik öğeler öne çıkıyor, tasarım anlamında iyi bir havalimanı çıkmıyor.

Üçüncü havalimanı projesi, yeni şehir projesi ve üçüncü köprüyle birlikte bir bütün olarak anılıyor. Yeni bir yaşam alanı kuruluyor diyebiliriz. Sizin bu yeni yaşam alanına ilişkin tahayyülleriniz nelerdir?
▶ Normalde önce bir yapılaşma olması ardından da havalimanı götürülerek insanların yaşam standartlarının yükseltilmesi. Burada tam tersi bir durum var. Bunun nasıl gelişeceğini hep beraber bekliyoruz. Umarım bulunduğu bölge için olumlu olur.