Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

İnşaat sektöründe pazarlama

[kutusag=4020]İnşaat sektöründe faaliyet gösteren firmaların pazarlama stratejilerini oluştururken endüstriye dair verileri göz önüne almalarından yola çıkarak Ekonomi ve Stratejik Danışmanlık Hizmetlerince hazırlanan ve İMSAD tarafından yayınlanan ‘İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Sektörü 2013 İlk Yarı Değerlendirme Raporu’ndaki rakamsal değerlere değinmek istiyorum.

Türkiye ekonomisi 2013’ün ikinci çeyreğinde yüzde 4.4 oranında büyürken, inşaat sektörü genel ekonominin üzerinde bir gelişme göstererek yılın ilk yarısında yüzde 6.7 oranında büyüdü (ilk çeyrekte yüzde 5.9 ve ikinci çeyrekte yüzde 7.6).

İnşaat sektörünün, ülke ekonomisinden daha fazla oranda artış göstermesinin en önemli nedeni kamunun inşaat sektörünü desteklemesidir. Kamu sektörü, inşaat yatırımlarında yüzde 54.9’luk bir artış gerçekleştirerek büyümenin kaynağını oluşturdu. Son altı çeyrektir üst üste daralmalar gösteren özel sektör yatırımları, 2013’ün ilk çeyreğinde yüzde 13.9 ve ikinci çeyreğinde yüzde 3.4 oranında geriledi.

Başta çimento ve hazır beton olmak üzere kamu alt yapı yatırımlarına karşı hassasiyet gösteren sektörler yüzde 10 ve üzerindeki bir oran ile büyüme gösterirken, diğer alt sektörlerde ortalama yüzde 5-6’lık bir artış gözlemlendi.

İnşaat malzemeleri sektöründe de iç pazarı kalkındıran en önemli etken şüphesiz kamu sektörünün desteğidir. Yılın ilk yarısında inşaat malzemeleri ihracatındaki oran yüzde 1.5 artarak 11.4 milyar dolarlık bir rakama tekabül etti.

Sektörde yaşanan dalgalanmaların nedeni; ABD Merkez Bankası’nın tahvil alımlarını azaltma kararı, ABD’de yaşanan ve pek çok kamu kurumunun geçici olarak kapatılması ve çalışanların maaşlarının ödenmemesi ile vuku bulan bütçe krizi, Suriye sınırımızdaki iç savaş, Ortadoğu’daki siyasal karışıklık ve AB pazarında yaşanan siyasal sıkıntılar olarak özetlenebilir. İnşaat sektörü denince ilk akla gelen pazar olan gayrimenkul sektörü ile ilgili 2013 yılı verileri de kısaca bir göz atmamız gerekirse; yılın ilk yarısında alınan konut ve konut dışı yapı ruhsatlarındaki yüzde 3.7 ve yüzde 4.1 oranında gerçekleşen artışlar özel sektörün inşaat işlerinin yavaşlamasına ilişkin diğer bir gösterge niteliğini taşımaktadır.

Yaklaşık 78 milyon metrekarelik inşaat alanına yapı ruhsatı verilmiş olup bunun yüzde 58.7’si konut, yüzde 25.1’i konut dışı ve yüzde 162’si ortak kullanım alanlarına aittir.

Yılın ilk yarısında konut satışlarında görülen yüzde 78.7 oranındaki artış ise mevcut 800 bin adetlik konut stoklarının eritilmesi açısından önemli bir gelişmedir. Yılın ilk yarısında satılan 500 bin konutun yıl itibariyle 1 milyon adete ulaşması öngörülmektedir. 2013 yılının beklenen bu rakamlar ile kapanması gayrimenkul sektörünün tarihi bir satışa imza atması anlamına gelecektir.

Konut satışlarının bu denli güçlü olmasının nedenlerinden biri yüzde 1’lik KDV oranının bu yıl itibarıyla yeni ruhsat alacak konutlarda yüzde 18’e çıkmasıdır. Düşük faizli konut kredisi kullanımı da yüksek ivmeli konut satışlarının bir diğer nedenidir.

Arzın talepten fazla olduğu konut sektöründe elindeki konut stoklarını eritmenin gayreti ile özel sektörün inşaata yönelik yatırımları düşmüştür.

Sektörün genel durumunu gözler önüne seren bu rakamlar ışığında inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir pazarlama pratisyeni bünyesinde bulunduğu firmaya nereye, ne kadar, ne zaman, hangi koşullar altında ve nasıl yatırım yapması gerektiğine yönelik bilgileri arz etmeli ve şirketin yıllık pazarlama stratejisini bu minvalde hazırlamalıdır. Tüm bunlara mütevellit şirket sahipleri de pazarlama ekiplerinden bu verileri düzenli olarak istemelidir.