Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Kilden Tiyatrosu ve Konser Salonu Kristiansand / Norveç; Çözüm Ortağı Jansen

Bu muhteşem yapının tasarımı, Norveç’in Kristiansand Belediyesi ve Güney Norveç Bölgesi tarafından 2006 yılında yapılan uluslararası yarışmayı kazanan Finlandiyalı genç mimarlar için çok önemli bir adımdı. Mimarların çalışmalarına referans olabilecek herhangi bir deneyimleri olmamasına rağmen kamu sektörü müşterileri onlara güvendi ve bu iddialı tasarımın gerçekleşmesi ve  ALA Architects firmasının kurulmasına sebep oldu. Bir yerin özel atmosferine – genius loci (ruhuna) – duyarlı iyi bir mimarinin yaratılmasının ön şartına ek olarak bu projenin başarısı, aynı zamanda karmaşık bir mimarinin nasıl olması gerektiği ve bunun da ötesinde uygulanmasının nasıl olması gerektiğini göstermesiydi: Disiplinler arası işbirliği ve uzmanlardan öğrenme…

Baştan beri proje ekibi, kıvrımların problemli olacağı biliyordu. Ancak bu hoş kıvrımlı yapı, müşterisinin azmine karşılık verdi. Böylece Güney Kristiansand’ın suya bakan cephesindeki monofonksiyonel sanayi bölgesini değiştirme, bu alanı sahne sanatlarıyla bezenmiş geniş bir eğlence ve dinlenme bölgesine dönüştürme imkânı doğdu.
Proje ekibinin arzusu, insanların bu mekânı fütüristik bir rezidans ve dinlenme alanı olarak görmelerini sağlayacak etkide bir bina yaratmaktı. Çok uzaktan denizden görülebilen kültür binası, zeminden yukarı doğru bir cam cephe ile denize bakış sağlıyor. Bina cephesine bir baca açılmış görüntüsü veriyor ve hemen üzerindeki meşe ağacından yapılmış kaplamalı kıvrımlı sonlandırma yapısı ile kendine özgü bir görüntü oluşturuyor.

Düzenli kafes sistemli ve büyük ölçekli panoramik cam paneller ile bina cephesi tam şeffaflık yaratıyor, hiç bir engel olmaksızın gemi ve vinçlerin hakim olduğu limana bakış sağlıyor, iç ve dış alanı rahat bir şekilde birbiri ile ilişkilendiriyor. 

Bazı bölümlerinde 16 m’ye kadar uzanan serbest duran cam cephesinin uygulaması, meşe ağacı kaplamalı bina cephesinin alt yüzeyinin parametrik konstrüksiyonu kadar zorlu oldu.

Mimarlar daha önce yarışma esnasında parametrik bilgisayar programlarından faydalanmıştı. Proje ortaklarından hiç birisinin daha önce bu tür bir yapı konusunda bilgi edinmiş olmamasına rağmen, dalga şekilli ahşap cephenin alt yüzeyinin oluşturulabileceği konusunda hiç şüphe yoktu. Kıvrımlar, düz çatı kenarı olan zemin katının kıvrımlı ara duvarı ile bağlantısı sayesinde oluşturuldu. Mimarların da vurguladığı gibi tasarlanan hattın, çatı kenarı ile bağlantısının prensibi, tasarımın ayrıntılarını oluştururken hiç sorgulanmadı. Mükemmel ve en güzel dalga biçimi konusunda herhangi bir düşünce üretmek gereksiz olacaktı. En önemli konu, mimarların parametrik tasarımlarına göre yapılabilirliğinin sınırlarını test etmeleriydi.
Kilden Konser Salonunun cam cephesi sadece çelik profiler ile oluşturulabilecek, tamamen mimari bir çözümdür. Bina cephesi doğrudan denize baktığı için aşırı yoğun rüzgâr şiddetine maruz kalıyor. İnşaat mühendisliği ile ilgili çok yüksek şartları sağlamak için en etkin şekilde lazer kaynaklı özel profiler kullanıldı. Bir diğer inşaat mühendisliği zorluğu yanal – burulma bükme ile ilgili kritik sıkıntı idi. Burada da sadece ilave çelik açılar kullanarak özel bir yapı çözümü oluşturulacaktı. Profil derinliği 500 mm kullanıldı. Ancak öne bakan yüzey genişliği sadece 20 mm’ye kadar et kalınlığı olan 60 mm eninde. Bu değerler kısıtlamasız bir şekilde parçanın uzunluğuna bağlı olarak yapı şartlarına göre değişebiliyor.
Profil boyutlarının farklı kullanılabiliyor olması sayesinde malzeme optimizasyonu yapılabildi ve yapının tamamıyla yüksek ekonomik verimlilikte olması sağlandı. Profiller boyutları istenilen uzunlukta kesilmiş şekilde teslim edildi (böylece kesim maliyetleri optimize edildi), ki projenin tamamında maliyet tasarrufu sağladı.

Projenin başından beri devrede olan Norveçli, doğrama işleri yapan şirket CNC ahşap işleme konusunda öncü bir firma ancak dalgalı yapı konusunda herhangi bir deneyimi yoktu. Diğer taraftan, bu alan tamamen İsviçreli designtoproduction firmasının uzmanlığı idi. Metz şehrinin Pompidou Merkezi’ndeki Trondheim tasarım projesindeki ilk ahşap yapı projesi (bu prestij projesinde de Jansen çelik profilleri kullanılmıştı) ve Güney Kore’de Shigeru Ban’daki bir başka projesinde İsviçreli ustalar değerli bilgi birikimine sahip olmuş ve bu projede mimar, inşaat mühendisi ve doğrama işleri yapan şirket arasında arayüz olma konusunda uzmanlaşıyorlardı.
Çeşitli yapıların parametrik modellerini oluşturdular. Bu modellerde her bir bileşen üç boyutlu olarak, tüm bağlantı ayrıntıları ile tanımlandı. Sonra yapılar, inşaat mühendisleri tarafından incelendi ve her bir parça, bilgisayar kontrollü makinelerde üretildi.

Ekim 2009 tarihinde bina cephesinin tam şekli kesin olarak tanımlanmıştı. Artık 126 parçasının verimli bir şekilde ön üretimi yapılabilecekti. Mart 2010 tarihinden itibaren tüm fabrikalarda üretim başladı. 14.309 bileşenin verileri, İsviçreli firmanın bilgisayarlarında oluşturuldu ve doğrudan üretim hatlarına digital olarak iletildi. Mayıs ayında Risør’un tersanelerinde ön üretim başladı. Parçalar buradan deniz yolu ile taşındı ki, bu boyuttaki parçaların doğrudan montaj yerine taşınması için tek yoldu. Montaj yeri 100 km mesafedeydi. En son parça 14 Aralık 2010 tarihinde yerine yerleştirildi. Bununla birlikte Norveçli ve İsviçreli inşaat uzmanlarının yakın ve mükemmel işbirliği sona erdi. Bu işbirliği olmasaydı böylesine karmaşık, zorlu bir geometri sağlanamazdı.