Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Soho Light Kurucusu ve Genel Müdürü, Umut Kendirci

[kutusag=4251]Hangi semtte oturuyorsunuz? Orayı tercih etmenizin nedeni nedir?
Eskiden Bağdat Caddesi’ne yakın oturuyordum, artık Ataşehir’e deyim. Bu geçisin sebepldri; daha yeni bir bahçe katı ev olması, arada bir toprağa çıplak ayak basmak istemem ve trafikten uzaklaşmaktı.

Sizin için bir evin olmazsa olmazı nedir?
Öncelikle güneş alması benim için çok önemli. Daha sonra dinlenebileceğim ve beni yormayan, içine baktığımda yüzümü gülümseten, ferah bir ev olması önemli. Konumuyla yaşam alanına yakın ancak alternatif yollarla trafikten uzak olması tercihimi yaparken en çok dikkat ettiğim unsur. İç kısmının ise ergonomik ve detaylarının iyi çözülmüş olmasını önemsiyorum. Eşyaları yerleştirirken ve yaşarken o küçücük detaylar bazen hayat kurtarıcı ve insana nefes aldıran alanlar haline geliyor.

“Evde konfor”u nasıl tarif edersiniz?
Binaların arasına sıkışmamış, camın önüne geçtiğinizde size ferahlık veren bir yerde olması diyebilirim. İstanbul’da kentselleşmenin, arazi değerliliği, bitişik nizam evler yaratıyor. Evde konfor, öncelikle oturduğunuz yerin diğer binalar ile arasındaki mesafeyle başlıyor. Daha sonra içerisinde kullanılan malzemenin kalitesi ve işlevselliği devreye giriyor. İnsan yaşamını kolaylaştıran ve çevreci yaklaşımları barındıran konutlar kişilere konfor sunabiliyor.

Evde olduğunuz zamanlarda vaktinizi nasıl değerlendirirsiniz?
Genelde evimde geçirdiğim vaktimi yemek yaparak, müzik dinleyerek ve en önemlisi dinlenerek değerlendiriyorum. Tabii ki dostlarımı ve arkadaşlarımı da ağırlamayı ihmal etmem. Neticede yaşadığınız yere değer katan sadece içindeki cansız varlıklar değil, canlı varlıklar da…

Başka bir ülkede yaşamınızı sürdürmeyi düşünür müsünüz? Bu hangisi olur? Neden?
Şu an için sürdürebileceğimi düşünmüyorum. Tüm sevdiklerim ve beni gerçekten bağlayan en önemli konu genlerimin bu topraklara ait olması. Birçok ülke gezdim ancak gezdiklerim içerisinde “tamam ben burada yaşamalıyım” dediğim bir ülke çıkmadı. Biliyorum ki sizi mutlu eden olgu sadece bulunduğunuz yerdeki kaliteli yaşamınız veya iklimi değil, sevdiklerinizin ve sevdiğiniz kültürün de olduğu yerdir. İlla bir yer demem gerekirse sanırım sakin bir tropikal ada tercih ederdim. Tabii ki yılda en az 6 defa buraya dönmek şartıyla.