Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Mimar Kerem Erginoğlu

Mimari yapılarda malzeme seçim süreçleri nasıl gerçekleşiyor?
[kutusol=4274]Biz binaların öncelikle konsept tasarımını yapıyoruz. Bunu yaparken de önemli etmenlerden biri yapılacak yapının türü, yapının ömrü, maliyetle ilgili bir takım ön görüler… Binanın cephe ya da diğer malzemelerinin seçimini bütün bu konular etkiliyor.

Yeni malzeme kullanımı konusunda AR-GE faaliyetleri yürütüyor musunuz? Bu konu için uzmanlaşan bir ekip biriminiz var mı? Türkiye’de yapı malzemeleri sektörü sunduğu ürün ve sistem çözümleriyle ihtiyaçlarınıza cevap veriyor mu?
Sadece AR-GE için uzmanlaşmış bir ekibimiz yok ama biz her proje yöneticisi arkadaşımızın bu konuları takip etmesini, inovatif ürünleri kullanma konusunda cesaretli ve bilinçli olmasını çok önemsiyoruz. Tüm ofis olarak yenilikleri sürekli araştırıyor, takip ediyor, yeni malzemelerin teknik özelliklerini öğrenip projelerimize entegre etmeye çalışıyoruz. Bu konudaki reflekslerimiz her zaman yeniliklere açık olma yönünde gelişti. Bu tür bilgilere sahip olmak ve bunları projelerde kullanmak projeye çok önemli bir değer katıyor.
Sektörel fuarlar, ulusal ve uluslararası organizasyonlar ve yayınlar bu konuda bize çok yardımcı oluyor. Birkaç aydır devam ettiğimiz ‘Cuma Sohbetleri’ de sektördeki yenilikleri takip etmek açısından son derece faydalı oldu. Yeni ofisimize taşındığımızdan beri her Cuma mimariye dokunan/dokunmayan birçok farklı konuda o konunun uzmanlarının katıldığı sohbetler gerçekleştiriyoruz. Bunlardan her ay bir tanesi de farklı yapı malzemelerini bize tanıtmak üzere gelen firma yetkililerini misafir ettiğimiz sohbetler oluyor. Bu şekilde de yeni bir ürün konusunda derinlemesine bilgi sahibi oluyoruz. Zaman zaman kullandığımız ürünlerle ilgili yaşadığımız sorunları ve nasıl ürünler kullanmak istediğimizi firmalarla paylaştığımızda inovatif olan markalar, müşteri memnuniyetini geliştirmek adına farklı ürünler yaratabiliyorlar. Bu noktada her iki tarafın da birbirini takip etmesi ve dinlemesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Projelerinizde ahşap cepheler kullandığınızı görüyoruz. Mimari projelerinize ahşap nasıl bir değer katıyor?
Evet, ahşap cepheler kullanmayı seviyoruz. Zaten genelde projelerinde doğal malzeme kullanmayı tercih eden bir ofisiz. Ahşabı yoğun olarak kullanan bir geleneğe sahip olduğumuz için projelerde ahşap kullanmanın o yapıya ayrı bir değer kattığına inanıyoruz. Tabii ahşap malzeme konusundaki teknolojik gelişmeler ve firmaların AR-GE çalışmaları da bizim bu konudaki tercihlerimizi belirliyor.
Ahşabın menşeinin bilinmesi, endüstride kullanmak üzere yetiştirilen ağaçların kullanılması, tüm süreçlerde kontrollü ürünler olması bizim için çok önemli.

Günümüzde son derece önem kazanan yeşil yapılar, yeşil cephe sistemleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Herşeyden önce kullanılacak olan yeşil cephe sistemlerinin akılcı kullanılması önemli. Bu işin kendi içinde bir ekonomisi var, sürdürülebilirliği var.

Sadece ‘yeşil cephe yaptık’ demek için için yapılması bana doğru gelmiyor. Geri dönüşleri varsa, doğaya ciddi anlamda bir katkı sağlıyorsa bu tür çalışmalar yapılmalı diye düşünüyorum.

Artık thermowood teknolojisiyle ahşap, dış cephe için uygun bir ürün haline geldi. (Thermowood birçok sorunu bertaraf ettiği için hava şartlarının farklı olduğu yerlerde, çöl ortamında da kuzey bölgelerinde de, çok nemli ya da çok kuru yerlerde bile aynı ürünü kullanabilme şansını veriyor.) Dış cephede ahşap tercih ediyor musunuz? Bu konuda mimarların hala ahşap cepheye karşı cesaretsiz davrandıklarını düşünüyor musunuz?
Bence mimarlardan çok kullanıcılar cesaretsiz. Bu cesaretsizlik de maalesef ahşabın özelliklerini ve son yıllarda bu malzemedeki gelişmeleri bilmemelerinden kaynaklanıyor.
Özellikle ülkemizde kullanıcılar yatırım yaparken tercihlerini sonradan az bakım gerektiren malzemelerden yana kullanıyorlar. ThermoWood’un özelliklerinin daha fazla anlatılması, kamuoyunda yerleşmiş bir takım algıların kırılması bu açıdan önem taşıyor.

Sizce gelecekte yapıların cephelerinde nasıl şekillenecek / sizce nasıl olmalı? Projelerinizde cephe sistemlerinin performansı anlamında beklentileriniz aşağıdaki konular hakkında nasıl?
•  Hava, Su geçirimsizliği ve Rüzgâr Yükü Dayanımı
•  Deprem Dayanımı
•  Yangın Geçirimsizliği
Yapılar gittikçe daha teknolojik yapılar haline geliyor. Bu anlamda otomotiv ya da havacılık sektöründe aranan özelliklerin yapılarda da aranır hale geldiğini görüyoruz.

Gittikçe daha da yükselen yapıların performans değerleri, bu yüksekliğe bağlı rüzgâr yükleri, hava-su geçirimsizliği önemli değerler haline geliyor.

Ülkemiz bir deprem bölgesi olduğu için şüphesiz deprem dayanımına sahip cephe sistemlerinin kullanılması gerekiyor. Aynı şekilde yakın geçmişte yaşanılan kötü örnekler göz önüne alınarak yangın geçirimsizliğinin de cephe konusundaki kararları etkileyen önemli parametrelerden biri olduğunu düşünüyorum.

ERGİNOĞLU & ÇALIŞLAR MİMARLIK HAKKINDA
1993 yılında Kerem Erginoğlu ve Hasan Çalışlar tarafından kurulan Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık, mimarlık, kurumsal kimlik ve kentsel tasarım alanlarında projeler geliştirmekte, uygulama ve kontrol yapıyor.
Her projeyi kendi bağlamı içinde ele alan ve o bağlama değer katacak yenilikçi mimari çözümlemeler getiren firma, yurt dışı ve yurt içinde çeşitli tür ve ölçeklerde projeler gerçekleştiriyor.
Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık, katıldığı yarışmalar ve gerçekleştirdiği projeler ile birçok ödül kazandı. Bunların arasında, Tuzambarı–Medina Turgul DDB projesiyle 2010 Dünya Mimarlık Festivali (WAF World Architecture Festival) Yeni&Eski Bina kategorisinde birincilik ödülü, Turkcell Teknoloji AR-GE Binası ile Ulusal Mimarlık Ödülleri-Yapı Dalı Başarı Ödülü (2010), Tuzambarı–Medina Turgul DDB ile Ulusal Mimarlık Ödülleri-Yapı Dalı Koruma&Yaşatma Ödülü (2010),Tarsus Sev İlköğretim Kampüsü projesiyle, açılan davetli yarışmada birincilik ödülü ve aynı projeyle Ulusal Mimarlık Ödülleri-Proje Dalı Başarı Ödülü (2010), Berlin T.C. Büyükelçiliği Uluslararası Yarışması’nda dördüncülük ödülü (2007), AMV Genç Mimar Ödülü (2004), Harp Akademileri Kapalı Yüzme Havuzu ile Ulusal Mimarlık Ödülleri Yapı Dalı Başarı Ödülü (2000),Tuncel Evi ile Ulusal Mimarlık Ödülleri Koruma Dalı Başarı Ödülü(1996), Ulusal Mimarlık Ödülleri Grafik Sunuş Başarı Ödülü (1992) bulunuyor.

BAKÜ SAHİL RESTAURANT
Tasarım Ekibi: İ. Kerem Erginoğlu, Hasan C. Çalışlar, Zeynep Şankaynağı, Işık Süngü, Fatih Kariptaş
İşveren: Paşa İnşaat
Proje Tarihi: 2009
Lokasyon: Bakü / Azerbaycan

Üç ayrı konseptte işletilecek ve İtalyan, Azeri ve Brezilya mutfaklarını sunacak olan restoran grubu için Bakü’nün Hazar kıyısında tasarlanan binada katmanlar hem kotlarda hem malzemelerde okutulmaya çalışılmış her programın açık alanlarla ilişkisi kurulmuş.

Sokağın içine karışan TOSCA bir İtalyan restoranı iken, birinci katta yer alan SAHİL şık Azerbaycan mutfağı ve deniz mahsulleri sunuyor. En üst kata bulunan, geniş terasıyla PASIFICO gece boyunca Brezilya kokteylleri sunan bir bar ve gece klübü olarak çalışıyor. Her işletmenin “Arka Kısmı (restoranlarda müşterilerin girmesine izin verilmeyen mutfak gibi kısımlar)” (BOH) birbirlerine bağlı ancak her bir restoran farklı şefler tarafından işletililiyor. Projenin amacı bu ayrımı ahenkli bir biçimde binaların ön cephesinde yansıtırken üç işletmeyi üç ayrı giriş kapısı ile vurgulamaktı. TOSCA bir kafe olarak, taşlarla ayırt ediliyor, SAHİL Hazar Denizi’ni yansıtan açık mavi camları ile deniz mahsulü odaklı, Brezilyalı PASIFICO ise Amazon’a dokundurmada bulunan ahşapla birlikte. Şehrin en işlek caddesine bakan ve Arka Kısım bölümü ile donatılmış binanın kör cephesi, sokağı kaplayan ağaçların etkisini optik olarak arttırmak için katlanmış yansıtıcılı cam panellerle kaplı.