Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Mimar Murat Kader, İki Design Group

Mimari yapılarda malzeme seçim süreçleri nasıl gerçekleşiyor?
[kutusol=4315]Uygulama projelerini yaptığımız çalışmalarımızda malzeme seçimi, yapıların konsepti ve fonksiyonlar ile ilişkilenerek şekilleniyor. Seçim süreçleri, genellikle tasarım ile bütünleşen ve o dokuyu yansıtacağına inandığımız malzemeleri doğru seçebilmek adına işverene öneriler sunmamız ile başlar. Projenin vizyonu, bütçesi, konumu, tasarım kriterleri gibi pek çok etkenin incelenmesi ve doğru malzeme ile ifade edilmesi çok önemli, çünkü tüm bu seçimler yapılarımızın tasarruf ve verimlilik özelliklerini, iç ve dış estetiğini ve tabi ki kullanıcının konforunu etkiliyor.

Örneğin ofis ve ticaret binaları gündüz kullanılan yapılardır ve konutlar 7 gün 24 saat verimli olması gerekliliğine göre tasarlanmalıdır. Ofis binalarının mümkün olan en uzun süre gün ışığından yararlanacak şekilde tasarlanması önemlidir, bu sebeple hala cephelerinde en fazla cam malzeme tercih edilen yapılar ofis binalarıdır.

Örneğin konut binalarında süreç içerisinde iki ya da üç tip farklı konsept ve bütçe özelliklerine sahip alternatif hazırlayarak müşteri beğenisine sunuyoruz. Ofis yapılarında ise daha standart konsept seçimleri tercih ediliyor. Eğer ki malzeme seçilen bina, bir otel veya alışveriş merkezi ise konseptte farklılık yaratmak, cephe ve malzeme ile yeni bir nirengi noktası yaratmak, dikkat çekebilmek önem kazanmaya başlıyor. Dolayısıyla malzeme seçimi daha önemli olmaya başlıyor.
Yeni malzeme kullanımı konusunda AR-GE faaliyetleri yürütüyor musunuz? Bu konu için uzmanlaşan bir ekip biriminiz var mı?
Evet, malzeme önemli bir konu. Tasarımımızı yaparken hedeflediklerimizi gerçek hayata geçirecek olan şey malzemedir. Biz İki Design Group olarak tedarikçilerle düzenli toplantılar yapıyor, gündemi takip etmeye ve doğru bir arşiv oluşturmaya özen gösteriyoruz.
Türkiye’de yapı malzemeleri sektörü sunduğu ürün ve sistem çözümleriyle ihtiyaçlarınıza cevap veriyor mu?
Ülkemiz yapı sektörünün temel kaynaklarına yakın bir coğrafyada yer alıyor. İnşaat malzemelerinin ithalat ve ihracatı konusunda da oldukça aktif bir ülkeyiz ama yine de sektör ihtiyaçlarımıza cevap veriyor demek eksik olacaktır. Piyasaya sunulan ürünler çözüm odaklı olmak yerine satış odaklı oluyor. Dünyadaki trendleri takip edebileceğimiz, tedarik zincirlerini kolay kurabileceğimiz bir konumdayız. Bizim gibi bir ülkede çok daha iddialı işler yapılabilmeli. Böyle avantajlı bir konumdayken biz Türkiye mimarları ve inşaatçıları yaratıcı mimari ve statik çözümlerle güçlü, estetik ve farklı yapılar üretmeliyiz. Bunu işverenden tasarımcıya, yerel yönetimden müteahhite ve hatta şantiye çalışanlarına kadar herkesin benimsemesi gerekiyor. Yani tüm aktörlere rol düşüyor.

Dünyanın pek çok ülkesinin özellikle karbon salınımını azaltabilmek hedefiyle kullanılan malzemeyi önemli bir puanlama kriteri olarak kabul etmiş sertifika sistemleri var. Ülkemizde de bu tür bir yeşil bina sertifikasının geliştirilmesi ve kavramsallaştırılması yoluna girildi. Belki yaptırımlarla veya sertifikalarla yönlendirmeler ve bazı mecburiyetler getirilebilir malzeme konusunda da.
Aynı şekilde son dönemde ülkemizin harcanabilir gelir seviyesindeki artış, deprem ve enerji verimli malzeme seçiminin önem kazanmaya başlaması ve yurt dışına inşaat malzemesi ihraç oranlarında yükselişin görülmesi ile sektörün daha büyüyeceği mesajını veriyor.

Projelerinizde cephe tasarımı konusunda izlediğiniz trendler ve ana tasarım kriterleriniz nelerdir? Uygulanacak cam ve alüminyum birlikteliğinden beklentileriniz nelerdir?
Cephe konusunda son dönemdeki trendler şeffaf ve estetik bir malzeme olduğu için cam cephelerin kullanılması yönünde. Bunun yanı sıra metal veya tahta paneller ile şeffaf cephelerde hareketli bir gölgelenme imkânı yakalanırken, diğer taraftan mahremiyet sağlanıyor.

Özellikle cam malzeme konusunda 3 beklentimiz oluyor. Bunlardan ilki imalat ile ilişkili olan dalgalanma problemi… Kullanılan camın boyu büyüdükçe cam kalitesinde estetik beklentilerden uzaklaşmak zorunda kalınıyor. İkinci konu da temperleme ve laminasyon problemleri… Bu işlemler de kullanılabilecek camın boyutlarını kısıtlıyor. Son olarak da cam imalat tekniklerinde yurt dışındaki üretim kalitesine ulaşılamıyor.
Yurt dışından ürün tercih ettiğimizde de maalesef bütçe sınırlaması ile karşılaşıyoruz. Değişen iklim koşullarına da bağlı olarak camın performansını, yüzeye uygulanan kaplamalar, filmler, panellerin sayısı ve camın diğer özelliklerini değiştirerek arttırmak da diğer trendler arasında.

Proje ölçeklerinize göre bakarsak farklı ölçeklerde ve farklı segmentlerde projeleriniz için (konut, otel veya gökdelen gibi) cepheden beklentileriniz nasıl değişkenlik gösterir? Bu cephelerin ana yapıya katkıları ne şekilde olabiliyor?
Konut fonksiyonunda mahremiyet, otel fonksiyonunda ses ve ısı yalıtımı ve konfor standartları yüksek estetik olarak konsept ile bütünleşebilen seviyeye ulaşmak gerekiyor.

Gökdelenler gibi yüksek binalar tasarlarken ise elbette yine konfor standartlarını en iyi şekilde yakalamaya çalışmamızın yanı sıra bir taraftan “landmark” değerini yükselten bir kimlik kazandıracak dikkat çekici malzemeleri tercih ediyoruz.

Projelerin şantiye aşamasında ağırlıklı olarak stick sistem cepheler tercih edilmeye başladı. CE seçim kriterinin en başında maliyet geliyor. Ayrıca hata yapılmasına olanak veriyor oluşu bu sistemin olumsuz yönü diyebiliriz. Oysaki panel cephe sistemleri tercih edildiğinde, bu yöntemin maliyeti daha yüksek olmakla birlikte, hızlı ve daha az hata ihtimali nedeniyle projeye katkısı daha olumludur.
Sizce gelecekte yapıların cepheleri nasıl şekillenecek / sizce nasıl olmalı?
Projelerimizin çoğunda yapı cephelerinde dinamik ve hareketli değişimler var artık. Bunun en etkin motivasyonu güneşlenme ve gölgelenmenin sağlanabilmesi, fonksiyonel ve kimlikli bir yapının tasarlanabilmesi. Gelecekte yapıların duvar ve kolon sayısının azalacağını düşünüyorum. Solid malzemeler sadece mahremiyet amaçlı olarak tercih edilirken özellikle kaplama ve filtreleme sistemleriyle desteklenen cam malzemenin tercih edileceği ve popülerliğinin artacağı görüşündeyim.

Projelerinizde cephe sistemlerinin performansı anlamında beklentileriniz aşağıdaki konular hakkında nasıl?
Hava, Su geçirimsizliği ve Rüzgâr Yükü Dayanımı
  Deprem Dayanımı
  Yangın Geçirimsizliği

Projelerimizde kesinlikle hava, su geçirimsizliği ve rüzgâr dayanımı sağlayabilen cephe sistemleri tercih ediyoruz. Deprem dayanımı ise tüm projelerin olmazsa olmazıdır. Yangın geçirimsizliği konusunda ise yangın yönetmeliği ile farklı önlemler alınıyor. Özetle belli standartlarla çalıştığımızı ve bu standartların tasarımı yönlendirdiğini ve güçlendirdiğini söyleyebilirim.

Murat Kader Hakkında
İstanbul Teknik Üniversitesi,  Mimarlık Bölümü’nden 1991 yılında mezun olan Murat Kader, 1994 yılında ise Pennsylvania Üniversitesi’nden yüksek lisans derecesini aldı.
Sema Eser Özsaruhan’la birlikte İki Design Group’u kurmadan önce, Türkiye’de Behruz Çinici, Viyana’da Marshalek & Laughclater Mimarlık ve Boston’da Wilk Mimarlık ofislerinde çalıştı. 1995 yılından itibaren İki Design Group’un çok sayıda projesinde öncül rol oynuyor. Mimarlıktaki ilgi alanları yapım teknolojileri ve tasarım yönetimi olan Kader’in mimari yaklaşımının temelini mühendislik, şehircilik ve tasarım birikimleriyle yakından ilişkilenen ve sürekli bir araştırmaya dayanan dinamik ve ilerici mekânlar oluşturuyor.

İki Design HakkInda
“Herkes için Tasarlamak”

1995 yılında Y. Mimar Murat Kader ve Y. Mimar Sema Eser Özsaruhan tarafından kurulan İki Design Group, çağdaş mimarlık ortamında modern mimarlığın gelişimine katkıda bulunmayı amaçlayan bir mimarlık ve tasarım ortamı. 
Küçük ya da büyük ölçekli, kentsel ya da kırsal, projenin içeriği ne olursa olsun sonuç ürününün işlevsel, ilham verici ve “zamansız” olması hedefleniyor. 
Farklı deneyimlerin buluşup birbirini tamamladığı, becerilerin zenginleştiği verimli bir ortamda her türlü tasarım bir bütünlük içinde gerçekleşiyor. İki Design Group’ta master planlama, mimari tasarım, iç mimari, ürün ve mobilya tasarımı, grafik kimlikler ve marka çalışmaları, sunum paketleri hazırlama ve modelleme, planlama ve proje yönetimi hizmetleri bir arada sunuluyor.  Tasarım sürecinde izlenen sistemsel yaklaşımın neticesinde ulaşılan güçlü ve yaratıcı çözümleri, bağlam ve işlevle uyumlu, ayrıntıları düşünülmüş, ekonomik ve çevre dostu olan İki Design Group, yapım süreçlerine salt bilgi ve döküman üretmenin ötesine geçerek geleceğin doğa, insan, çevre ve kent ilişkilerine yeni yorumlar getirmenin heyecanını taşıyor.