Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

“Su kaynaklarına zarar vermeden yaşam alanları oluşturulmalı”

[kutusag=4314]Yapı-Endüstri Merkezi tarafından 8’incisi düzenlenen ve ülkemizde sürdürülebilir tasarım ve kentleşmenin önünü açmayı hedefleyen EKODesign, bu yıl da ‘Yeşil Motivasyon’ temasıyla geçekleşti.

Konferans, ‘Yeşil Motivasyon’ kavramının çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutlarının ele alındığı oturumlar ile birbirinden beslenen birçok disiplini bir araya getirdi. ‘Su’ ve ‘mimarlık’ ilişkisine odaklanan konferansın konuğu Danimarkalı mimarlık ofisi Hasløv & Kjærsgaard Architects & Planners’ın ortağı Benny Bøttiger’dı.

Daha iyi ve kullanışlı kamusal alanlar tasarlayarak, kent ve kıyı arasında geçiş alanı yaratma konusunda uzman Benny Bøttiger, konferansta ‘Kıyı Bölgesinde Doğa ile Tasarlamak’ başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Ülkesel ölçekte gerçekleştirilen kıyı şeridi düzenlemelerini aktaran dünyaca ünlü mimar Benny Bøttiger, Danimarka’da olduğu gibi Türkiye’de de birçok sahil kentinin olduğunu ve suyun olduğu her yerin aslında birer çekim merkezi olduğunu belirtti. Günümüzde her geçen gün su kaynaklarıyla ilgili sorunların artış gösterdiğini ve bunlarla ilgili gerekli önlemlerin acilen alınması gerektiğini söyledi.
KAMUSAL ALANLAR TASARLARKEN SU KAYNAKLARINA DİKKAT ETMELİ
Benny Bøttiger sunumda, “Bütün dünya farklı iklim koşullarına sahip. Bazı yerlerde ortak özellikler de var. Sahil şeridine ve su kaynaklarına yakın yapılaşma konusunda Danimarka’da çok sıkı yasaklar var. Bu konu gelecekte çok iyi bir şekilde planlanmazsa ciddi sorunlar olabilir. Danimarka’da birçok şehir kıyıda yer alıyor. Türkiye için de bu geçerli. Özellikle denizi olan İstanbul çekim merkezi. Günümüzde artık bazı sorunlar yaşıyoruz. Bu konuyla ilgili bir şeyler yapmak gerekiyor.” diye belirtti. Suya zarar vermeden yaşam alanları oluşturulabileceği üzerinde duran Benny Bøttiger, sunumda farklı iklim koşullarına sahip olduğumuzu belirterek, kıyı kesimi tasarımlarında doğaya uygun olarak hareket ettiklerini ve tasarımların iklim değişikliklerine uygun olması gerektiğini söyledi. Buna ek olarak kıyı şeridinde ülkesel ölçekte gerçekleştirdikleri peyzaj tasarımı ve planlamasında daha işlevselci bir yaklaşımla hareket ettiklerinin altını çizdi. Bölgede yaşayan insanların da bu projeleri desteklediklerini ekleyen Benny Bøttiger kamusal alanlar tasarlarken, yaşanabilecek iklim değişikliklerini dikkate alan bir yaklaşım izlediklerini farklı örneklerle açıkladı.