Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

İnşaat sektöründe mevzuat ve uygulama alanında etkin ve çok yönlü danışmanlık hizmeti

[kutusag=4366]Gayrimenkul sektörü, başta inşaat ve turizm olmak üzere çok sayıdaki alt sektöre yaptığı etki neticesinde yarattığı istihdamdan dolayı ekonomilerin lokomotifi konumundadır. Yurdumuzda da gayrimenkul ve inşaat sektörü özellikle 1980 yılından sonraki yasal düzenlemeler, serbestleşme ve dışa açılma politikaları sonucu ortaya çıkan küreselleşme ile köyden kente göçün artan bir ivmeyle hız kazanması sonucu ekonomimizde önemli bir bileşen olarak yerini almaya başlamıştır. 2000’li yıllara gelindiğinde göçler, hızlı nüfus artışı, mevcut konutların yenilenme ihtiyacı, deprem riski, kentsel dönüşüm ihtiyacı, imar planlarındaki sık değişiklikler ile izlenen siyasi ve ekonomik politikalar ve düzenlemelere bağlı olarak talepleri karşılamak üzere sektör şirketleri hızlı bir yapılanma içerisine girmiştir.

Ekonomi için bu kadar öneme sahip gayrimenkul ve gayrimenkul sektörüyle ilgili başta Anayasa olmak üzere yaklaşık farklı 4 bin kanun ve yönetmelikte hüküm bulunmaktadır. 2010 yılı sonrası sektörü canlı tutmak için yasama tarafından, yabancıların gayrimenkul tasarruflarını düzenleyen ve kolaylaştıran 2644 sayılı tapu kanununun 35. ve 36. maddeleri değiştirilmiş, kamuoyunda ‘’2B Yasası’’ olarak bilinen ‘’Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’’ ve kentsel dönüşüm olarak adlandırılan 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”lar çıkarılmıştır. 

Mevzuatı bu kadar geniş olan ve çoğunlukla büyük sermayelerle iş yapılan sektörde, hesaba katılmayan, farkına varılmayan hukuki sebepler ve gözden kaçırılan küçük detaylar, ileride yatırımın karlılığını azaltan, yatırımcının itibarını zedeleyen ya da yatırımı tümüyle başarısızlığa uğratan sonuçlar doğurabilmektedir. Yatırımcıların proje sürecinde, yasal mevzuat gereği, en çok mesai harcadıkları, kurumlar tapu kadastro, LİHKAB ve belediyelerdir.  Bu kurumlardaki süreç yönetimi mevzuat hâkimiyeti olan, uygulamaları bilen, uzman kişiler tarafından yapılması gerekirken, bu tarz hizmetler evrak takibi, koşuşturma gibi görüldüğünden etkin olmayan kişiler tarafından yürütülmektedir.
Gayrimenkule yatırım yapan ve proje geliştiren firmalar; ilgili kamu kurumlarında, proje süreçlerini uzatan dolayısıyla projenin karlılığını etkileyen ya da yatırımın hiç yapılmamasına neden olan, mevzuatın yanlış yorumlanması, uygulama birliğinin olmaması, kurumlar arası iletişim eksikliği ve bürokratik engellerden kaynaklanan sorunlarla karşılaşmaktadır.

Gayrimenkul, inşaat sektöründeki bu açıklık ve eksiklik ile birlikte firmaların talepleri doğrultusunda projelerin süreçlerini yöneterek tapu mevzuatı ve tapu işlemleri konusunda danışmanlık hizmeti vermek amacıyla 2010 yılında kurulan REKA Danışmanlık Hizmetleri, alanında uzman ekibiyle, sektördeki firmaların ihtiyaçlarına birer çözüm ortağı olarak yaklaşmakta; mevzuat ve uygulama, tapu kadastro ve diğer kurumlardaki iş süreçlerini etkin ve hızlı bir şekilde yönetmektedir.