Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Dünyanın ilk rüzgar santrali

Rüzgâr enerjisinin en erken örneğini teşkil eden yel değirmeninin mucidi İskenderiyeli Heron, antik çağın en büyük deneycilerinden biri olarak, çalışmalarıyla Hellenistik dönemin geleneksel biliminin öncüsü olarak kabul edilir.

Günümüz rüzgâr türbinlerinin çalışma prensibine en yakın icatlar ise daha yakın dönemlere ait. 1960’lı yılların başında Prof. Ulrich Hütter 100 kW’lık 34 m’lik bir 2 kanatlı, yüksek rüzgâr hızlı kararsız pervanesi olan Hütter Allgaier rüzgâr türbinini geliştirerek günümüze gelen türbinlerin ilk adımlarını atanlardan biri oldu.

Basit bir mantıkla rüzgârın kinetik enerjisini, mekanik enerjiye ve sonra da elektrik enerjisine dönüştüren rüzgâr türbinleri, ürettiği enerji ile bir dönem yatırımcılarına vergi indirimi sağlayan, devletler tarafından teşvik edilen bir enerji üretim yöntemiydi.

Modern rüzgâr güç endüstrisi 1979’da, Danimarkalı Kuriant, Vestas, Nordtank ve Bonus şirketlerinin rüzgâr türbinlerini seri üretmesiyle başladı. Bunlar bugünkü standartlardan küçüktü ve her biri 20-30 kW’lıktı. Ondan sonra kapasitelerini 7 MW’a çıkarttılar ve birçok ülkeye yayıldılar.

Günümüzde ise tek bir rüzgâr türbininin gücü megawattlarla ifade edilecek kadar artmış durumda. Şu anda 7-10 bin MW güçlü rüzgâr türbinleri ile karşılaşmak mümkün. Rüzgâr türbinlerinin yapısında ve mekanik kısmında yapılan çalışmalar sayesinde yakın zamanda bu değerlerin daha da artması bekleniyor.