Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Şifreleri kırıyoruz

DEKORASYONA YÖN VEREN PODYUM FIRTINASI
Son yıllarda dekorasyonun en önemli ilham kaynağı moda. Dolayısıyla podyumda olup biten her hareket bizim de radarımıza takılıyor. 1920’lerde Paris kafelerinin dans pistlerini anımsatan püsküller, destinasyon treninin lokomotifleri arasına giren Toscana, siyah ve beyaz renklerinin çizgisel yorumu ve sürdürebilir lüks anlayışına hakim markalar sonbahar-kış sezonunda öne çıkacak trendlerden sadece birkaçı. Minimalizmin incecik çizgileri ve formları, metalik renkler ve konfor duygusu ile yeniden doğacağımız kesin. 2015 kış sezonunda ayrıca, koyu tonların transparan detaylarla düetine eşlik edecek; beyaz deri mobilyalarımız üzerinde, suzeni desenli yastıklarımıza sırtımızı yaslayıp, modernizmin köklerle buluşmasına da tanık olacağız.
Bu doğrultuda bakarsak Dior’un natüralizm ve feminen çizgiyi birbirine karıştırdığı yeni koleksiyonu, Lanvin siyah-beyazları ve şeffaflık politikasıyla Valentino sezonu sarsacaklar arasında. Camel, şarap ve earthy tones dediğimiz doğal palete çok dikkat etmeliyiz.

MEKÂNLARDA SAKİNLİK DÖNEMİ
Konformizm, tembellik ve rahatça düşünecek alan yaratma. Renkli, XXL yastıklar ile 5 kişilik deri kanepeler, kolay taşınabilen sini veya tepsi şeklindeki sehpalar ile gün ışığın en iyi hissedildiği noktada kurgulanacak özel bir oturma köşesi, yarı gizli ışıklandırmalar ile aydınlatılacak yemek bölümleri ön planda. Kısaca, ottoman puflardan, organik formlu day-bed’lere kadar her şey tembellik üzerine kurgulanıyor.
Ayrıca sonbahar, mekânlardaki görünmez enerjileri dengeleme, renk, doku, malzeme ve mekân içindeki doğru enerji akışını sağlayarak bizi içsel olarak rahatlatan her şeye açık olma dönemi diyebiliriz. Space-clearing bilgileri ışığında iç sesimize kulak verip bizi mutlu eden nesneleri, mobilyaları, renkleri ve tasarımları bir araya getireceğiz.

SEYAHAT İÇİN BİR AMAÇ LAZIM
Günümüzün seyahat motivasyonunda dinlenmek değil, öğrenmek var. Dolayısıyla yeni yerler görmek için fuarları ziyaret etmek, konserlere, sergilere gitmek, sosyal sorumluluk içeren bir etkinliğe katılmak gibi aktivite odaklı bir hedef koyuyoruz. Bu nedenle 2015’in son çeyreğinde, önce yaşadığımız şehirleri keşfediyoruz. Daha sonra da dünyaya bir yolculuğa açılıyoruz;

  • New York: Chelsea sanat galerileri, müzeler MoMA, Gugenheim
  • Milano: Rossana Orlandi Galeri, Palazzo Reale müzesi, la Triennale Tasarım Müzesi
  • Londra: Tate Modern müzesi, Conran Shop, Chelasea Farmers Market
  • İstanbul: Istanbul Modern Müzesi, Şişhane, Eminönü, Mısır Çarşısı, Karaköy kafeleri
  • Stokholm: Stokholm Tasarım Haftası

Kuzey İspanya: Fransız sınırına 20 kilometre mesafede olan San Sebastian, yıllar içinde dünyanın en iyi yemeklerinin yendiği en iyi restoranlarının açıldığı bir lezzet merkezine dönüştü. Birçok Michelin yıldızlı restorana ev sahipliği yapan bölgede Mugaritz ve Etxebarri özellikle gidilmesi gereken restoranlar arasında. Bu restoranlara 6 ay-1 sene öncesinden rezervasyon yaptırmak gerekiyor.

MUTFAK VE BANYOLARDA YARATILAN YENİ DÜNYALAR
Dünden bugüne bir devrim olmadı. Mutfak ve banyoların, evlerdeki yeni misyonları, kişisellik odaklı rönesansları, tasarım dünyasının yıllarını aldı. Eğer kişisel bakım ve yenilenme, arometerapi ve SPA endüstrisi, gastronomi ve yeni yeme içme akımları, pişirme alışkanlıkları bu hızda bir başarı ivmesi yapmasaydı belki daha da uzun bir yolları vardı ama zor başarıldı. Artık köşeye sıkışmış, bir eviye iki dolapla görevini tamamlamış mutfaklar rağbet görmüyor, yeni projelerin hiçbirinde bu sıkışıklığa yer yok. Banyolar da öyle. Zemin duvar kaplamaları, separasyonları, armatürleri, dolap ve lavabo formları, duş kabini ve küvet yetenekleri ve hatta ışıklandırmalarıyla gerçek birer ‘yeniden doğuş’ merkezi onlar.