Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Nplus Banyo orta üstü segmente hi̇tap eden modellere ağırlık verecek

2016 yılı için ürün gruplarında bir değişiklik oldu mu? UNICERA Fuarı’nda sunacağınız yeni/yıldız ürünler var mı?
[kutusol=4523]Çetin EROL: Firmalar, rekabetin olduğu ortamlarda fuarlara katılmalı ve fırsatları satışa çevirecek yeni ilişkiler kurmalıdırlar. Türkiye fuarcılık sektöründe ciddi anlamda yol aldı. Fuarlar teknolojinin takip edildiği, yeni ürün ve hizmetlerin tanıtıldığı, yeni pazarların keşfedildiği, geleceğe yönelik ticari ilişkilerin kurulduğu farklı ve tarafsız bir arena. Seramik sektörünün ülke ekonomisine katma değer ve istihdam sağladığını düşünürsek UNICERA; yeni ürünleri analiz etmek, marka bilinirliğini arttırmak, yeni pazarlar keşfetmek, kurumsal imajı güçlendirmek, ayrıca üreticilerin, tasarımcıların, ziyaretçilerin bir araya geldiği önemli bir iletişim platformu. Yeni nesil banyoların yeni üreticisi olarak, bu sene orta ve orta üstü segment modellere ağırlık vereceğiz. Ahşabın sıcaklığını ve ağırlığını yansıtan mobilyalar yine göz dolduracak. Yurt dışı hedef pazarında kabul görecek ürünlerin, daha modern çizgilerin, renklerin, desenlerin ve malzemelerin uygulanacağı yeni tasarımlarımızı UNICERA Fuarı’nda sergileyeceğiz.

Nplus ürünlerinin rakiplerinden farkı, öne çıkan özellikleri neler?
▶ Endüstriyel üretim yapıyor ve farklı çalışmalarla birleştirilmesini sağlıyoruz. Aldığımız olumlu tepkilerden de doğru şeyler yaptığımızı gözlemliyoruz. Evet sektörümüzde çok firma var ama markalaşma adına hizmet veren firma sayısı az ve ülkemizde markalı üreticiye ihtiyaç var. Üretim teknolojisi ve makina ekipmanlarımızla, farklı çalışmalarla farklı malzeme ve fonlarla oluşturduğumuz ürün grupları da piyasada ilgi gördü ve yeni yılla birlikte bunları geliştirmeye devam edeceğiz.

Bizi ayıran önemli özelliklerden biri de sunduğumuz hizmet. Çünkü sahada hizmet eksikliği var. Kalite ve fiyat uygun olmalı ama satış sonrası hizmet gün geçtikçe daha çok önem kazanmaya başladı.

Nplus Banyo, ihracat konusundaki hedeflerinin neresinde? Kaç ülkeye ihracat yapıyor ve en güçlü olduğu pazar hangisi?
▶ İhracat stratejimizi belirlerken, seçtiğimiz pazarın faydalarını ve risklerini de kapsayan bir plan yaparak yola çıktık. Bugün firmaların bir kısmı geleneksel ihracat yapıyor. Bizim  gelecek dönem hedeflerimiz arasında e- ihracat var. Gümrük, ödeme ve lojistik gibi önemli konular çözüme ulaşırsa, ihracat yapmakta sıkıntı yaşadığımız ülkelere daha kolay erişim sağlayacağımızı düşünüyorum. Şirket kuruluşumuzun üçüncü ayında katıldığımız Unicera Fuarı’nda aldığımız talepler doğrultusunda yurt dışına ihracat yapmaya başladık. Şu an ihracat yaptığımız ülkeler arasında; Suudi Arabistan, Cezayir, Fransa, Irak, Kıbrıs, Gürcistan gibi ülkeler yer alıyor. Bu yıl fuarda daha büyük stand ve ürün gruplarıyla yer alacağız, 2016 yılında mevcut müşterilerimize yenilerini ekleyeceğimize inanıyoruz.

Türkiye banyo mobilyaları sektörünün uluslararası platformda durumu nedir? Geleceğini nasıl görüyorsunuz?
▶ 1950’ye baktığımızda banyoların evin en önemli köşelerinden biri olmaya aday olduğunu, fakat tasarımın, estetiğin geri planda kaldığını görüyoruz. Banyo işlevini yerine getirsin, gerisi önemli değil düşüncesi hakimdi. 1960’lı yıllarda ise banyo hak ettiği değeri görmeye başladı. Daha şık aksesuarlar ve tek rengin hakim olduğu fayanslar kullanıldı. Dışarıda yaşanan hareketlilik banyoları da etkiledi. 70’li yıllarda ise yeni yapılan binalarda yuvarlak ve ayaklı seramik lavabolar, bunu tamamlayan seramik etejerler ve tek aynalar kullanılıyordu. Eskiden banyolarda, genellikle yekpâre mermerden oyulmuş orta boylarda kurnalar olurdu. Üst kısımları dikdörtgen, alt tarafları ise yarım daire şeklinde bir forma sahip olan kurnaların, oyuk olan hazne kısımları, yaklaşık 10-12 litre suyu tutabilirdi. Kurnaların yerini de taş küvetler aldı. Banyo halılarında ise büyük puantiye modası çıkmıştı. Yeşiller, morlar, pembeler, siyahlar ev dekorasyonunun vazgeçilmez renkleri arasına girmişti bile.

80’li yıllara baktığımızda banyoların tamamen değiştiğini ve özgürlüğe doğru adım attığını görüyoruz. Türkiye’de banyo mobilyası sektörü 80’li yıllardan sonra gelişmeye başladı ve ciddi anlamda yol aldı dersek yanlış bilgi vermiş olmayız. Türkiye’de Avrupa ile yarışacak tasarımlar var. Ayrıca firmaların üretim kapasiteleri, iş gücü bizim rekabet gücümüzü arttıracak önemli unsurlar.

Bizi anlatan, bize özgü tasarımlar yaparsak, üretim hattında kaliteli hammadde kullanırsak, ürün odaklı stratejiler geliştirirsek, özellikle imajı güçlü kılacak çalışmalara da ağırlık verirsek uluslararası platformda yer bulmamamız için hiçbir sebep yok.

Önümüzdeki dönem için banyo mobilyaları alanında değişen talepler ve trendler ile ilgili görüşleriniz neler?
▶ Yeni ürün veya tüketicinin ihtiyacı doğrultusunda yenilenmiş ürünlere dayanan rekabet, piyasadaki ürünlerin fiyatları üzerindeki marjinal değişikliklerden daha önemlidir. Farklı endüstrilerin doğuşunda özellikle radikal ve daha önce uygulanmamış yenilikler rol oynamış, böylece ekonomistlerin yenilik üzerine yaptıkları çalışmalar artmıştır. Ekonomik ve teknik açıdan hızla değişen, dinamik bir çevre içinde bulunan işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri kendilerinin de bir değişim içinde olmaları ile mümkündür.

Yaptığımız çalışmalarda ürünün kalitesi kadar görselliği de bizim için önemli. Tasarım tamamlayıcı etkendir. Renk ve çizgi kavramlarının banyolarda uyum içinde olması mühim. Bu sene abartıdan uzak, sade ama işlevsel hatlardan oluşan ürün gruplarının yanı sıra şıklık ve modernliğe damgasını vuracak siyah, beyaz, toprak rengi ve grinin tonlarının hakim olduğu, doğal görünümlü ürünlere de yer verdik.

Banyo mobilyası ve tasarım arasında nasıl bir ilişki var?
▶ Bir evin en dikkat çekici yeri özen gösterilmiş alanıdır. Banyoların en önemli detaylarından birisi de banyo dolaplarıdır.
Her gün kullandığımız banyolar aynı zamanda göze de hitap etmelidir. İşte bu nedenle banyo mobilyası evimizin vazgeçilmez parçaları arasında yer almıştır. Gelecekte sosyal hayatın ve kullanılacak eşyaların nasıl olacağı konusunu araştıran bir tüketici, modern tarzda banyo mobilyası ister. Ekonomik olsun ve işimi görsün diyerek, sadece işlevsel bir banyo dolabı isteyenler ise detaylarla uğraşmayı sevmezler.

Artık evlerde, birden fazla banyo kullanılıyor. Ortalama büyüklüğü olan ve kalabalık olmayan bir ailenin yaşayabileceği evde bile ana banyo, ebeveyn banyosu, misafir tuvaleti yer alıyor. Çok daha geniş evleri incelediğimizde aile bireylerinin hepsinin özel banyosu olduğunu görüyoruz. Evler büyük, banyo geniş olursa kişiye özel banyo konsepti oluşturulabilir. Banyolar küçük ise ve bütün ev halkı o banyoyu kullanacaksa herkesin ihtiyacına cevap verecek hale getirmek gerekir. Banyoyu planlarken eski halinde kullanıcıyı rahatsız eden hataları, eksik gelen tarafları, tespit edip yeni düzenlemeler yapılabilir. Bunu göz önüne alırsak banyoda olması istenen fonksiyonel çözümlerin belirlenmesi daha kolay olacaktır. Banyoyu yeniden tasarlarken kullanılmayacak alan kalmasına izin vermeyin. Küçük bir banyoya sahip olanlar daha fazla alandan faydalanmak için modüler dolaplar ve çekmeceler kullanabilirler.  El ve yüz yıkanırken, diş fırçalanırken, saç taranırken vakit kaybetmemek için çift lavabolu ve çift aynalı modeller ideal bir çözüm. Banyo duvarını tamamen kaplayan gömme dolaplar, banyoda ihtiyaç duyulan bütün malzemeleri gözlerden uzak, kullanıcıyı rahatsız etmeyecek şekilde saklar. Açık raf düzeni, boy dolapları ve çamaşır sepetli dolaplar da dağınıklığı engeller.