Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

ODTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Assoc. Prof. Dr. Mehmet Asatekin

GÜNÜMÜZDE DAHA MAHREM BİR SÜREÇ

Geçmişten günümüze ‘banyo’ kavramının değişim süreci dinamikleri çok ilginç aslında: Roma döneminin sosyal etkileşim değeri yüksek yıkanma olgusundan 1700’lere kadar gelen bir sudan korkma ve yıkanmama durumu, İslam dünyasında yıkanmanın daima revaçta olmasıyla yerleşen “biz daha temiziz” kavramı, Osmanlı hamamlarının Roma kadar olmasa da sosyal etkileşim ortamları, uzak doğudaki yıkanma ortamlarının farklılıkları, son dönemde günlük duş alma olgusunun oluşması… Günümüzde sosyal etkileşimin azaldığı, evlerde daha mahrem bir sürecin yaşandığı bir gerçek. Sosyal etkileşim bir tek ortak saunalarda kaldı sanırım. Bir diğer uzantı da yıkanmanın sağlıklı yaşam kavramsalıyla bütünleşerek bireysel ya da paylaşımlı SPA olgusuna dönüşmesi. Dolayısı ile banyonun bir “yaşam biçimi” göstergesi haline gelmesi…

GEREKENİN ÖTESİNDE MEKAN HARCAMA, LÜKS İMGESI YARATMA EÐİLİMİ

Banyonun daha genel, daha bireysel açıdan bir mimari öğe olarak; mimarlar tarafından ya üstünkörü ele alındığını ya da iyice abartıldığını görüyorum. Seramik sağlık donanımlarının birkaç tipik istifleme içinde toparlanması yeterli görünüyor. Mekansal değerleri kendiliğinden oluşmaya terkedilmiş oluyor. Diğer uçta ise gerekenin ötesinde bir mekan harcama, lüks imgesi yaratma eğilimi ortaya çıkıyor.

OSMANLI DÖNEMİ HAMAM MİMARİSİ

Osmanlı dönemi hamam mimarisi kuralları ve tipolojik plan yapısı çok beligin bir mimari. Plan tipolojisini yüzyıllar boyu korumuş. Bu tipoloji de doğrudan doğruya “iyice temizlenme ve toplumsal etkileşim” faktörlerine bağlı. Serinlik-ılıklık-sıcaklık-külhan mekansal hiyerarşisi temizlenme sürecinin yansımalarını taşırken serinlikteki havuz çevresiyle sıcaklıktaki göbektaşı çevresinin toplumsallaşma ve paylaşım değeri çok belirgindir. Bunların günümüz banyo mimarisine etkileri herhalde sözkonusu olamaz; çünkü belirttiğim gibi, günümüz yıkanma süreci bireysel bir oluşumdur ve toplumsal vasıfları öne çıkan bir mimari yapılanmayı örnek alamaz.

ÖYKÜNMEK SOSYAL BİR FENOMENDİR

Günümüzün Osmanlı serileri biçimsel bir öykünmeden öteye geçemez kanısındayım. Toplumsal ve işlevsel hiçbir değerleri yoktur. Semantik değerler üzerinden Osmanlı yaşamına öykünen, kendilerini bir Osmanlı paşası ya da zengini gibi hayal etmek isteyen kullanıcılar için anlamları olabilir. Ancak, öykünmek de ayıp değildir, çok doğal bir sosyal fenomendir. Osmanlı serileri de demek böyle bir fenomeni kendi avantajlarına kullanmaktadır.