Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Best13 Fuarı, geleceğin binalarını şekillendiriyor

Hazırlıkları hızla devam eden BEST13 Bina-Şehir Elektrik, Elektronik, Mekanik ve Kontrol Sistemleri Fuarı, geniş kapsamı ile dikkat çekiyor. 26-29 Eylül 2013 tarihleri arasında CNR EXPO 1. Hall’de düzenlenecek fuarda, teknolojik binalar alanında birbirini tamamlayan tüm sektörler aynı çatı altında bir kez daha buluşacak. Geçen yıldan farklı olarak “Akıllı şehirler” konseptini de kapsamı içine alan BEST13, geleceğin binalarından yola çıkarak geleceğin şehirlerine kadar ilgili tüm segmentleri bir araya getirecek. Fuar ile birlikte; bina otomasyonu, güvenlik ve geçiş kontrol, yangın güvenlik ve söndürme, iklimlendirme, aydınlatma, ses-ışık ve görüntü, veri iletişim izleme ve kontrol, enerji, enerji verimliliği, yenilenebilir enerjiler ve akıllı şehirler alanında faaliyet gösteren lider şirketler ve profesyonel ziyaretçiler buluşacak.

BEST13 KAPSAMI

TEKNOLOJİK BİNANIN TEMEL BİLEŞENLERİ

Günümüzde yaşamın kolaylaştığı, kentliyi odağa taşıyan, etkileşimli yönetim biçimlerinin oluştuğu, sağlam altyapılara sahip, kaynaklarını etkin ve verimli kullanan akıllı kentlerle tanışıyoruz. Akıllı şehir konseptinin temel birimi olan teknolojik binalar ise bu kavramın ana bileşenini oluşturuyor. Planlanmasından hayata geçirilişine kadar geçen tüm süreçte, yeşil kriterlere uygun inşa edilen, tek merkezden yönetime izin veren, konforlu, güvenli, enerji verimli ve sürdürülebilir bir bina geleceğin şehirlerinin de ana birimi olacak. Akıllı olarak nitelenen bu binaların son teknoloji ile donatılması için farklı sektörler birlikte hareket ediyor:

BİNA OTOMASYONU

Temel amacı, binadaki elektrik ve mekanik sistemlerin izlenmesi, yönetiminin kolaylaştırılması ve merkezileştirilmesini sağlamak olan bina otomasyonu, günümüz orta ve büyük ölçekli binaların ayrılmaz parçası… Tüm yaşam alanlarında konfor ve güvenliğin tesis edilerek işletilmesinde bu sistemler önemli bir yere sahip. Ayrıca, bina sahipleri ve yöneticilerinin en önemli hedefi olan enerji tasarrufu ve işletme maliyetlerinin düşürülmesinde de önemli payı var.

İKLİMLENDİRME

Konutlarda sağlığı dolayısıyla güvenlik ve konforu tehdit eden unsurlar arasında yüksek sıcaklık ya da soğuk, aşırı nemden dolayı sağlığa uygun olmayan hava şartları ve kötü kokular geliyor. Kapalı alanlarda 2000’den fazla kirletici unsur iç ortam havasını kirletiyor. Bu nedenle doğru havalandırma sağlık açısından oldukça önemli. Ayrıca doğru bir iklimlendirme ile ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemleri en uygun şekilde tesis edilerek, enerji verimliliği maksimum düzeyde sağlanırken, sağlıklı ve yeşil bir yaşam için konfor ve güvelik de doğaya zarar vermeyecek şekilde tesis edilebilir.

AYDINLATMA

Uzun ömrü ve sağladığı enerji tasarrufu ile pazarın parlayan yıldızı haline gelen LED teknolojisinin 2015 gibi yakın bir tarihte piyasadaki ürünlerin yüzde 50’sini oluşturması bekleniyor. Akıllı bina konseptinin ana bileşenlerinden olan aydınlatma otomasyonunun kat ettiği yol ise şaşırtıcı düzeyde. Binalarda en fazla enerjiye ihtiyaç duyan sistemlerden olması nedeniyle aydınlatma otomasyonu uzmanlık gerektiren önemli bir konu olarak öne çıkarken, yaratılan atmosferle yapıların kimliğini tamamlayan aydınlatma tasarımı ise projelerdeki etkinliğini ve önemini giderek artırıyor.

GÜVENLİK SİSTEMLERİ

Dünyadaki tüm endüstri sektörlerinde analogtan dijitale hızlı geçiş güvenlik sistemleri için de geçerli. IP tabanlı sistemler üzerinde hızla gelişen güvenlik kamera sistemleri, birçok kolaylığı da beraberinde getiriyor. Geleneksel CCTV sistemlerinin fonksiyonlarını artıran ve işletme maliyetlerini düşüren IP gözetleme sistemleri, birçok özelliğiyle tüm pazarlarda ilgi çekiyor. Yapılan pazar araştırmaları ve sektördeki uzman görüşleri önümüzdeki yıllarda IP pazarının önlenemez yükselişine işaret ediyor.

YANGIN GÜVENLİÐİ

İnsanların yoğun olduğu yüksek binalarda yangın güvenliğinin taşıdığı hayati önem artık tartışılan bir konu değil yasal bir zorunluluk. Gelişen teknolojiden yangın güvenliği de nasibini alırken, projelendirme başta olmak üzere, denetimsizlik, yanlış uygulama, kalitesiz ürünler gibi sebepler yüzünden ülkemizde ciddi can ve mal kayıpları yaşanmaya devam ediyor. Bu nedenle ciddi teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren yapısal ve profesyonel danışmanlar tarafından tasarlanması şart olan yangın algılama ve söndürme sistemlerinin, mekanik ve elektrik disiplinler tarafından koordinasyon dahilinde uygulanması büyük önem taşıyor.

ENERJİ VERİMLİLİÐİ

Bugünün ve geleceğin temel kavramı olan enerji yönetimi, artık birçok projede gözetilen önceliklerin başında geliyor. Tüm sektörler ekolojik değerler üzerinde yeniden inşa edilirken, geleceğin şehirleri ve onların temel unsurları olan binalar da bu değişimden nasibini alıyor. Bugün dünyada enerjinin yüzde 40’ı binalarda tüketilirken atmosfere salınan karbondioksitin yüzde 24’ü de binalardan kaynaklanıyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde çevre dostu bina sayısı hızla artarken, ekolojik bilincin yükselmesiyle Türkiye’de yeşil bina projeleri de daha sık gündeme geliyor. Hayata geçirilen birçok projede konfor ve güvenliğin yanı sıra yeşil özellikler öne çıkarılıyor.

VERİ İLETİŞİM İZLEME VE KONTROL SİSTEMLERİ

Tüm dünyada nüfus hızla artarken insanların büyük çoğunluğu artık yaşam alanları olarak şehirleri tercih ediyor. Her yıl tahminen 60 milyon insan şehirlere göç ediyor. Bu hızlı şehirleşme paralelinde nüfus artışıyla karşı karşıya kalacak kentler, değişen yaşam biçimlerini desteklemek için teknoloji ile yeniden inşa ediliyor. Sürdürülebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı, en az gayretle tüm gereksinimlerin karşılandığı, doğanın ve tarihi kültürel değerlerin korunduğu, deprem gibi doğal afetlere dayanımı yüksek, insanın psikososyal ihtiyaçlarını da öngören yaşam alanları geleceğin şehirleri olarak öne çıkıyor. Kısaca akıllı şehirler (smart city) olarak adlandırılabilecek bu yeni yaşam mekânları bilgi ve iletişim teknolojilerinden üst düzeyde yararlanıyor. Merkezi kontrol sistemiyle bilgi üzerine kurulu bu şehirlerde, tıpkı akıllı bir binada olduğu gibi; otomobiller, evler gibi objeler süper hızlı ağlarla internete bağlanıyor. Merkezde şehrin binaları, güç ihtiyacı, sokak ve trafik durumu, iç ve dış sıcaklıkları hakkındaki veriler toplanıyor ve analiz edilerek yönetilebiliyor. Şu an ancak hayal edilebilecek düzeyde bir konfor, güvenlik sunan bu tip şehirler ayrıca doğa ile tam uyumlu yapıların hayata geçirilerek her zaman her yerden yönetilmesine olanak tanıyor.SES, IŞIK VE GÖRÜNTÜ SİSTEMLERİ

Özellikle dijital alanda hızla ilerleyen teknoloji, ses, ışık ve görüntü sistemlerinde devrim niteliğinde gelişmeleri beraberinde getirdi. Gerek görsel gerek işitsel teknolojiler son 10 yılda inanılmaz bir hızla gelişti. Yaşam alanlarımızın hemen her noktasında iç içe yaşadığımız bu sistemler son dönemlerde altın çağını yaşıyor. Ses, ışık ve görüntü sistemleri, başta eğlence sektörü olmak üzere, binalar ve otel uygulamaları, küçük büyük hemen her firma için vazgeçilmez hale gelen showroomlar, sayısı giderek artan alışveriş merkezleri, reklamcılık sektörü gibi değişik birçok alanda yadsınamaz bir öneme sahip.

ENERJİ SİSTEMLERİ

Günümüz teknolojisine; kaynakları, zamanı, ekonomiyi ve işgücünü, çevresel gerçekleri göz ardı etmeden en verimli şekilde kullanacak çözümler yön veriyor. Tükenmeyecek ve çevreye zarar vermeyen kaynaklardan enerji üretimi gerçekleştirmek ve bunu yaygınlaştırmak için bilim insanları var güçleriyle çalışıyor. Çevreye verdiği zarar ve gelecekte tükenecek olması fosil yakıtlara yönelimi azaltırken alternatif enerji kaynaklarını öne çıkarıyor. Rüzgâr, güneş, hidrojen, jeotermal ve nükleer gibi alternatif enerji kaynaklarının önemi giderek artıyor. Gün geçtikçe gelişen teknolojiler, maliyetleri de her geçen gün aşağı çekiyor. Bu yeni sistemler sayesinde artık her tür enerji; yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde üretilerek tüketiciye sunulabiliyor. Binaların çevreye uyumunu artıran bu sistemlerin en önemli özelliklerinden biri de hem yatırımcı hem de son kullanıcıya sağladığı tasarruf avantajı. Yeşil kriterlerin standartlaşacağı geleceğin binalarında ise sağladığı tüm avantajlarla alternatif enerji sistemlerinin kullanımının kaçınılmaz olacağı ise şimdiden öngörülebilir.

YENİLENEBİLİR ENERJİLER

Halen çoğu ülke enerji için kömür, petrol, doğalgaz gibi rezervleri sınırlı olan ve azaldıkça fiyatları artan fosil yakıtları tercih ediyor. Sınırlı ve pahalı olmasının yanı sıra fosil yakıt kullanımının en kötü etkisi çevreye geri dönüşü olmayan zararlar vermesi… Ekolojik dünyalar üzerine kurgulanan geleceğin dünyasında ise enerji için çevre dostu kaynakların tercih edileceği aşikar. Bugün bilim insanlarının yürüttüğü çalışmalar sonucunda tükenmeyen kaynaklardan enerji elde edilebiliyor. Güneş ve rüzgar gibi kaynaklardan elde edilmesi nedeniyle yenilenebilir olarak nitelenen bu enerjiler, tükenmemelerinin yanı sıra kirletici etkiye de sahip değil. Bugün fosil yakıtların tek alternatifi olduğu düşünüldüğünde gelecekte de enerji üretimi için bu sistemlere olan talebin artacağı öngörülüyor. Bugün akıllı binalar tasarım aşamasından itibaren ilgili tüm alt sistemleri enerji etkin olacak şekilde, mimar ve mühendislerin işbirliği ile gerçekleştiriliyor. Enerji tasarrufu, maliyeti, sürdürülebilirlik gibi kavramların yön vereceği geleceğin yeşil ve akıllı şehirlerinde de önceliğin yenilenebilir kaynaklarda olması kaçınılmaz.

AKILLI ŞEHİRLER

Artan dünya nüfusu ile kentler de giderek yoğunlaşıyor. Her yıl tahminen 60 milyon insan, şehirlere ve şehirleşen alanlara göç ediyor. Bu durum trafik, yapılaşma, hava kirliliği, eğitim, sağlık, güvenlik, iletişim, altyapı ve işsizlik gibi birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Tüm bu sorunların çözülmesi için kentlerin artık farklı bir bakış açısıyla tasarlanması gerekiyor. Özellikle son 20-25 yılda hızla gelişen bilim ve teknoloji, binaları tasarım sürecinden, malzemeye ve yapım sistemlerine kadar pek çok farklı boyutta etkilemiş durumda. Dünyanın en önemli şehirleri, bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanarak “Akıllı şehirlere” geçişle birçok sorunun üstesinden geliyor. Merkezi kontrol sistemiyle bilgi üzerine kurulu bu şehirlerde, tıpkı akıllı bir binada olduğu gibi; otomobiller, evler gibi objeler süper hızlı ağlarla internete bağlanıyor. Merkezde şehrin binaları, güç ihtiyacı, sokak ve trafik durumu, iç ve dış sıcaklıkları hakkındaki veriler toplanıyor ve analiz edilerek yönetilebiliyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerinden ileri düzeyde yararlanan akıllı şehirler insanlara, sürdürülebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı, en az gayretle tüm gereksinimlerin karşılandığı, doğanın ve tarihi kültürel değerlerin korunduğu, deprem gibi doğal afetlere dayanımı yüksek, insanın psikososyal ihtiyaçlarını da öngören yaşam alanları sunuyor.

Birbirini tamamlayan tüm bu sektörler ekseninde her geçen gün daha da gelişen teknolojik yapılar kaçınılmaz olarak geleceğin binaları olacak. Her geçen gün yeni bir gelişmenin yaşandığı dünya pazarları ile rekabet için öncelik Ar-Ge, inovasyon ve küresel pazarlara açılmak.

Birbirini tamamlayarak geleceğin binalarını oluşturan tüm sektörleri ikinci kez aynı çatı altında buluşturan BEST13 Fuarı ise katılımcılarına Türkiye’den küresel pazarlara açılma imkanı sunuyor. Yeni ve potansiyel müşteriler ile görüşme imkanının yanı sıra ulusal/uluslararası tedarikçiler ve dağıtıcılar ile ortaklıklar oluşturmak için ideal bir iletişim platformu sağlayan fuar, yeni ürün ve teknolojilerin paylaşıldığı interaktif yapısıyla geleceğin binalarını İstanbul’a taşıyor.