Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Daikin Daikin

Daikin Türkiye’nin 2011’de Airfel’i satın almadan önce ve sonrası için neler söyleyebilirsiniz?

Japonya’da 1924 yılında kurulan, bugün 20 milyar doları aşan cirosu ve faaliyet gösterdiği 162 ülkede 45 bini aşan çalışanı ile dünya ısıtma, soğutma, havalandırma ve flurokimyasal ürünlerinde sektör lideri olan Daikin, Türkiye’de 1978 yılından bu yana distribütörleri aracılığıyla faaliyet gösteren bir grup. Bu süreçte gerek Türkiye ekonomisi, gerek iklimlendirme sektörü gerekse Airfel’deki gelişimi yakından izleyen grup, Temmuz 2011 tarihinde Airfel’in bünyesine katılmasıyla birlikte Türkiye’deki büyüme planlarını devreye soktu. Kurucusu olduğum Airfel, o tarihe kadar Sanko Holding bünyesinde önemli yatırımlar yapmış, belli bir büyüklüğe ulaşmış ve kendisine büyük hedefler koymuş bir kuruluştu. Yurt içi ve yurt dışında büyüyen, istihdam yaratan, geniş ürün gamı ile müşterisini memnun eden bir şirket olmayı hayal ediyorduk. Daikin ile birlikte bu hayallerin de ötesine geçtik. Türkiye’yi bir Ar-Ge ve üretim üssü olarak konumlandıran Daikin, hızlı bir büyüme planını uygulamaya koydu. Böyle bir dünya devinden aldığımız güçle, Daikin Türkiye olarak biz de 2015 yılı hedefimizi 1500 çalışanı ile 500 milyon Euro ciroya ulaşmak olarak belirledik. Son iki yıldır sektör ortalamasının üzerinde büyüme kaydederek 2015 yılına ilişkin koyduğu hedeflere doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Bugün sıtma, soğutma ve havalandırma alanında Türkiye’nin en geniş ürün gamına sahip şirketi olan şirketimiz soğutmada Daikin, ısıtmada Airfel markası ile kombiden klima ünitelerine, panel radyatörden klima santrallerine kadar müşterimizin farklı ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunabiliyor. Büyüme rakamlarımız da Daikin Türkiye’nin yüksek performansını gözler önüne seriyor. Geçen yıl sektör yüzde 6 büyürken, Daikin Türkiye’nin yüzde 52 büyüme kaydetmesi hedeflerimiz doğrultusunda nasıl çalıştığımızı gayet net anlatıyor. Daikin Türkiye sadece cirosal olarak büyümüyor, çalışan sayısıyla, üretim kapasitesiyle, hedef kitlesi ve sorumlu olduğu pazarla her alanda büyüme ve gelişme kaydediyor. Daikin bünyesine katıldığımızda 412 çalışanımız vardı, bugün 600 kişiye yaklaştık, her gün daha da çoğalıyoruz. Daikin ailesine katılırken Daikin Türkiye olarak 2015 yılında 1.000 kişiye ulaşma hedefi koymuştuk, kısa bir süre sonra bu hedefi 1.500 kişiye yükselttik. 2011 yılında ciromuz 339 milyon liraya ulaşırken, 2012 yılını 518 milyon lira ile kapattık. 2013 yılı için 640 milyon lira ciro hedefi koyduk. Geçen yıl Daikin Türkiye, Doğu Avrupa, Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Kuzey Afrika pazarlarında sorumluluk üstlenirken, bu görevle ilgili olarak ben de Daikin Europe N.V Yönetim Kurulu’na seçildim. Bunun yanı sıra CIS ülkelerinin (Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan, Özbekistan, Azerbaycan) ve Kuzey Irak pazar gelişimi ve satış faaliyetlerinin sorumluluğu da Daikin Türkiye’ye verildi.

Daikin Türkiye önümüzdeki süreçte, hem yurt içinde hem de yurt dışında büyüme planları olan, Türkiye’yi bölgenin iklimlendirme üssü haline getirmeyi hedefleyen bir şirket olarak çalışacak.

Hendek’teki fabrikanızda Daikin marka ürünler üretmek ile ilgili sürecin neresindesiniz?

Bu konuda epey bir yol aldık; Hendek’teki fabrikamızda Daikin markası ile split klima üretimine başladık. Daikin Türkiye, bu yıl ayrıca Hendek’teki fabrikasında ürettiği cihazları Avrupa’ya da ihraç etmeye başladı. Bir yandan Daikin´in yarattığı sinerji, diğer yandan Avrupa´nın tüm normlarını karşılayan üretim kalitemiz ile Hendek’teki fabrikamızdan Amanya’ya kombi ve radyatör ihracatı yapmaya başladık. Bu doğrultuda yaklaşık 20 milyon dolarlık ek yatırım ile kapasite artımına gitme kararı da aldık. Hendek’te 95 bin metrekarelik arazide bulunan fabrikamızı genişleterek 125 bin açık, 70 bin metrekare de kapalı alan olmak üzere toplam 195 bin metrekareye ulaşma ve üretim kapasitemizi artırma planını bu yıl devreye soktuk. Bu doğrultuda 3 yıllık bir plan dahilinde 60 milyon dolarlık yatırım yapma kararı aldık.

Kentsel Dönüşüm Yasası ve Yeşil Bina yaklaşımlarının iklimlendirme sektörüne etkisi ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?

Daikin Türkiye olarak kentsel dönüşümü, ülkemizde inşaat kalitesinin iyileştirilmesi kadar enerji verimliliğin artırılması açısından da önemli bir süreç olarak görüyoruz. Türkiye’nin yıpranmış yaklaşık 20 milyon konut stoğunu ve deprem gerçeği nedeniyle 6.5 milyon konutun yenilenmesini içeren bu büyük projenin başarıyla amacına ulaşmasında, ısıtma-soğutma sektörüne de büyük bir rol düştüğünü vurgulamak isterim. Türkiye’de toplam enerji tüketiminin yüzde 40’nın sanayi, yüzde 32’sinin konut, yüzde 20’sinin de ulaşım tarafından gerçekleştirildiğini hatırlarsak, sanayi ve konuttaki enerji kullanımının önemi anlamış oluruz. Cari açığın en önemli nedeninin enerji ithalatı olduğu gerçeği de verimlilik ve tasarrufa yönelik çalışmaların önemini ortaya koyuyor. Yaptığımız çalışmalar ve ulaştığımız teknoloji gösteriyor ki, binalarda kullanılan enerjiden yüzde 30 ile yüzde 60 arasında tasarruf etmek mümkün. Binalarda enerjinin yüzde 72’sinin ısınma amaçlı kullanıldığını düşünürsek, sadece ısıtma sistemlerindeki iyileştirmenin bile ülkemiz ekonomisine önemli bir katkı sağlayacağı ortada. Bugünün teknolojisi ısı verimliliği, enerji verimliliği konusunda önemli olaraklar sunuyor. Daikin’in ürün gamında, örneğin VRV Dış Üniteler var. Daikin zaten bu sistemlerin mucidi, 1982 yılında icat eden marka. Bu dış üniteler kurulum, kullanım, enerji tasarrufu ve maliyet avantajı sağlıyor. Çok katlı binalardan tek bir villaya kadar tüm yapılarda uygulama imkanı olan VRV sistemler, yeşil bina dediğimiz ekolojik, yeşil, çevre dostu binaların da en büyük destekcisi. Bu sistemi, bugüne kadar birçok projeye uygulamış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bunun yanı sıra sadece yeni değil, yenilenmekte olan yapılar için önerdiğimiz cihazlarımız da var. Bunlardan biri Eco-Label ödüllü Altherma ısı pompası. Isı pompalarının da mucidi olan Daikin, Altherma ile hem enerji kullanımını ve karbon salınımını en alt seviyeye düşürüyor hem de maliyetleri aşağıya çekiyor. Daikin’in geliştirdiği bu ve buna benzer çözümleri Türkiye’de kullanıcının hizmetine sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.Daikin’in Türkiye pazar payı nedir? Son kullanıcılara yönelik ürünler ile ilgili konumu ve inşaat sektörü için sunulan ürünler pazarındaki durumu nedir? Daikin’i rakiplerinden ayıran özellikleri neler?

Sektörümüzde tüketici beklentileri, artan çevre bilinci ve yüksek teknoloji gibi faktörlerin de etkisiyle önemli değişimler yaşanıyor. Sektörün gelişimi açısından çok önemli olan bu değişim, sektörde öncü ve yenilikçi kimliği ile tanınan Daikin’e önemli avantajlar sağlıyor. Örneğin klima eskiden lüks kabul ediliyordu, bugün lüks olmaktan çıkması bir yana, müşteri alacağı cihazda sadece soğutma değil havayı temizleme, nemi dengeleme, enerji tasarrufu sağlama, daha az karbon salımını gibi özellikler de arıyor. Türkiye’nin en geniş ürün gamına sahip olmamız tüketicinin tüm bu isteklerini karşılamamıza olanak veriyor. Merkezi sistemlerde yüzde 25, VRV sistemlerde ise yüzde 40 pazar payına sahip olduğu göz önüne alınırsa, sektördeki her üç projeden birinde Daikin ürünlerinin tercih edildiğini söyleyebiliriz. Hem bireysel hem de merkezi sistemlere yönelik geniş bir ürün gamına sahip olan Daikin’in ürünlerinin en önemli özelliği elbette en son teknolojiye sahip olması. Daikin teknoloji konusunda öncü ve yenilikçi bir şirket.

Daikin’in grup felsefesinde “Tüketicinin gelecekteki hayaline çözüm üreten bir şirket olmak” vardır. Böyle olunca Daikin, sektöründe pek çok ilkin ve çok sayıda patentin de sahibi. Daikin Türkiye olarak biz de bu felsefenin ürünü olan cihaz ve hizmetlerimizi tüm dünya ile eşzamanlı olarak sunabiliyoruz. Örneğin; 2001 yılında Daikin EcoDesign gereklilikleri doğrultusunda Seosonal Inverter gamını geliştirmişti, bu yıl Sezonsal Verimlilik konusunda öncülük görevini üstlendi. Daikin Türkiye olarak biz de bu yıl Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile birlikte, Sezonsal Verimlilik kriterlerini uygulamala başladık. Daikin’in bu konuda Avrupa’daki öncülüğünü biz de Türkiye’de devam ettiriyoruz. Bunun anlamı şu; Daikin olarak biz artık nominal verimlilik standartlarına göre değil, cihazın farklı ortam ve iklimlerde nasıl çalıştığını gösteren Sezonsal Verimlilik standartlarına göre üretiyoruz. Hedef, daha yüksek enerji tasarrufu sağlamak, bunu yaparken de çevreyi korumak. Bu yöndeki tüm teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek, öncü ve yenilikçi kimliğimizi ürünlerimize yansıtmaya devam ediyoruz.

İnşaat sektörü için sunduğunuz ürün ve hizmetler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Geniş ürün gamıyla bireysel alanlardan bina, iş yeri ve otellere kadar tüm müşterilerinin ısıtma, soğutma ve havalandırma ihtiyaçlarına çözüm üreten Daikin Türkiye, inşaat sektöründeki bütün yapı projeleri için çözüm üretebiliyor. Müşterilemizin farklı ihitiyaçlarını karşılayabilecek kapsamda ürün ve hizmet çeşitliliğine sahibiz. Bireysel müşterilerimize duvar tipinden tavan tipi klimadan, inverter multi split dış üniteden hava temizleyicilere kadar geniş bir ürün seçeneği sunuyoruz. Yeni ve yenilenen evler için ısıtma ve sıcak su ihtiyaçlarına yönelik olarak bu yıl Eco-Label ödüllü Altherma Serisi ısı pompalarını ürün gamımıza kattığımızdan bahsetmiştim. Isı pompalarının mucidi olan Daikin’in yüksek verim ve düşük maliyet avantajını en üst noktaya taşıdığı bir ürün bu. Bireysel kullanımların yanı sıra Altherma’nın Flex modeli özellikle otel, spor merkezii, SPA, hastane, kütüphane ve okul gibi mekanlarda tercih eden bir ürün oldu. Kısa bir süre önce VRV serisinin yeni modeli VRV IV dış ünitesinin tanıtımını yaptık. VRV sistemlerin mucidi olan Daikin, bu yeni modeli ile de bir dizi yeniliğe imza attı. Çok katlı binalardan tek bir villaya kadar ısıtma, soğutma ve havalandırma çözümü sunan bu ürünümüz kurulum, kullanım, enerji tasarrufu ve maliyet avantajları ile beğeni topladı. Bugün inşaat sektöründe geliştirilen pek çok yeni projede Daikin’in VRV sistemleri tercih ediliyor. Bu noktada ürün gamımıza katılan tüm bu ürünlerimizin Avrupa Birliği’nin (AB) 20-20-20 direktifine uygun olarak Sezonsal Verimlilik kriterlerine göre üretildiklerini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Daikin’in mühendislik ve Ar-Ge üstünlüğünü yansıtan son teknoloji cihazları Türkiye’ye kullanıcıların hizmetine sunmak bizim için önemli bir başarı kriteri oldu. Daikin Türkiye olarak kural ve yönetmeliklerden daha önce devreye aldığımız uygumalarımızla bu konuda aktif bir rol üstlenmenin gururunu yaşıyoruz. Daikin’in yeni ürün ve çözümlerini Türkiye’de sunmaya devam ederken, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çıtayı hep yukarıya taşıyacağımızı vurgulamak isterim.

İklimlendirme sektörü için servis önemli bir kriter. Daikin satış sonrası hizmetler ve servis ağı konusunda nasıl bir organizasyon yürütüyor?

Daikin Türkiye olarak halen 6 bölge müdürlüğü, 170 bayi, 500 satış noktası ve 501 yetkili servisimizle Türkiye’nin geniş bir coğrafyasına hizmet veriyoruz. Bir yandan mevcut servis ve bayi ağımızı güçlendirecek yatırımlar yaparken diğer yandan da yeni açılışlar yapıyoruz. Giderek artan tüketici bilinci doğrultusunda tüm ihtiyaç ve beklentilerini karşılayacak yeni ürünlerimizi, Anadolu’nun hemen her yerinde tüketicimize sunacak bir yapılanmaya doğru gidiyoruz. Bu doğrultuda Daikin Shop’ların sayısını bu yıl 110 adetten 150 adete çıkarmayı hedefliyoruz.

Isıtma markamız Airfel’de ise bir yenileme çalışması başlattık. Müşteri odaklı hizmet anlayışımız doğrultusunda, ürünlerimizdeki güvenli ve konforlu ısıtma özelliğini kurum kimliğimiz ile özdeşleştirerek Airfel logosunu yenilerken, bayilerimizde kapsamlı bir yenileme çalışması başlattık. Halen servislerimizin hizmet kalitesini artırmaya yönelik bir dizi eğitim programını uygulamaya aldık. Sadece en çok cihazı satan şirket değil, en iyi hizmeti de veren şirket olmak için satış sonrası ağımıza yönelik bir dizi çalışmayı da başlattık.

Daikin’in gelecek dönem hedefleri neler?

Daikin Türkiye 2012 yılında olduğu gibi 2013 yılında da büyümeye odaklandı. 2015 yılı için koyduğumuz 500 milyon Euro´luk ciro hedefi doğrultusunda hızlı bir büyüme gerçekleştiriyoruz. 2012 yılında elde ettiğimiz sonuçlar, bizi hedefimize hızla yaklaşırken, 2013 yılına ilişkin öngörülerimizi de daha yukarıya taşımamıza neden oldu. Öngörümüz; sektörün bu yıl yüzde 10, bizim ise yüzde 25 oranında bir büyüme kaydedeceği yönünde. Bunun anlamı; Daikin Türkiye 2013 yılında 640 milyon TL ciroya ulaşırken, bundan sonraki süreçte de sektörünün en hızlı büyüyen şirketi olacak demektir. Bu doğrultuda yeni yatırım planlarımızı devreye soktuk. Bu sayede hem bireysel hem de merkezi sistemlere yönelik en geniş ürün gamını sunan şirket olmaya devam edeceğiz.Türkiye´yi üretim ve Ar-Ge üssü yapma hedefi bulunan bir şirket olarak 2015 yılı için istihdam hedefimizi 1000 kişi olarak belirlemiştik, daha önce de açıkladığım gibi bu hedefi 1500 kişiye yükselttik. AB normlarına uygun üretttiğimiz cihazlarımızla bu yıl başta Almanya ve İspanya başta olmak üzere ihracata ağırlık vereceğiz. Yakın coğrafyamızda başlattığımız çalışmaların ve CIS ülkelerinin sorumlululuğunu üstlenmiş olmamızın sonuçlarını bu yıldan itibaren almaya başlayacağız. Buna paralel olarak, 40 milyon Euro olan ihracatımızı 2015 yılında 135 milyon Euro’ya çıkaracağız. Bütün bunları yaparken, müşterilerimize en üst seviyede ürün ve hizmet sunacağız. Daikin gibi global ve lider bir markanın öncülüğünde ve dünya vatandaşı olma bilinciyle, sahip olduğumuz teknoloji ile sektörümüze öncülük etmeyi kendimize görev edindik. Daikin Türkiye, bundan sonra da sektörüne ve Türkiye ekonomisini katkılarını artırarak sürdüren bir şirket olacaktır.