Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Panasonic

Panasonic’in akıllı bina sistemlerine yönelik ürün ve hizmetleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

Yasin ALTAŞ: Güvenlik sistemleri, akıllı bina sistemleri içerisinde giderek önemli bir yer ediniyor. Aslına bakarsanız yeni binaların çoğunda entegre güvenlik sistemleri önem kazanıyor. Bu alanda önerebileceğimiz CCTV sistemi, insanları izlemek, güvenliği sağlamak, görüntüleri almak, gerekli yerlere göndermek ve kaydetmek ile ilgili bir yapı sunuyor. Panasonic olarak biz de müşterilerimize bu alanda birçok çözüm sağlıyoruz.

Kamera sistemlerinize ait yazılımlar hakkında bilgi alabilir miyiz?

Yasin ALTAŞ: Kayıt cihazıyla beraber kullandığımız entegre bir çözümümüz var. Bu çözümde yer alan yazılım, kapıdan giren kişilerin yüzlerini tespit edip bunları veri tabanındaki kişilerle karşılaştırabiliyor. Ardından, gelen kişilerin sayısını belirleyerek cinsiyetine ve yaş aralığına göre bir rapor hazırlayabiliyor. Bu rapor sayesinde siz belli saat aralıklarında mağazanıza kimlerin geldiğini, gelen kişilerin yaş aralıklarını ve cinsiyetlerini tespit edebiliyorsunuz.

Yazılım, yaş aralığı ve cinsiyeti nasıl tespit edebiliyor?

Yasin ALTAŞ: Kamera belli bir açıda kapının girişine yerleştiriliyor ve kişilerin geliş yönüne bakıyor. Bakış yönünde oluşturduğu görüntü içerisinde kişilerin yüzlerini tespit edip fotoğrafını çekiyor. Çekilen bu yüz fotoğraflarını, daha önceden yazılıma dahil edilmiş, cinsiyet ve yaş aralığı saptama konusunda insan yüzünde belirtilmiş noktalarla karşılaştırıyor. Karşılaştırmanın sonucunda da fotoğrafı çekilen her yüz için uygun bir analiz yapıp bu analize dair sonuçları kaydediyor ve rapor olarak sunabiliyor. Bu bahsettiğimiz avantajları NVF20 yazılımımız ile elde edebiliyoruz.

Yazılım sayesinde oluşturulan analiz raporu, satış stratejilerinin oluşturulması ile ilgili önemli bir veri sağlanmış oluyor. Hangi tarihte, hangi saatte, hangi yaş grubunun ve hangi cinsiyette olanların mağazaya geldiğini bilebiliyorsunuz. Bu tarihteki satış rakamlarınızla karşılaştırma yaparak bir sonraki satış stratejinizi daha sağlam temeller ile kurgulama şansına sahip oluyorsunuz.

Ahmet Saygın ÇELİKAY: Yazılımımız dışında kameramızla ilgili bazı özelliklere de değinmek gerekir. Panasonic tarafından çok yakın zamanda piyasaya sürülecek yeni video analiz özellikleri var. Bu sene içerisinde yeni özelliklerle donatılan ürünlerin piyasada yer almasını bekliyoruz. Bu özellikler içinde öne çıkan yeniliklerden biri de yabancı insan tespiti… Bu özellik ile alan kontrolü sağlanmış olacak. Böylece, bir alana giren istenmeyen kişiler ya da otomobil yolunda yanlış istikamette giden araçlar tespit edilebilecek ve alarm verilebilecek.

Yasin ALTAŞ: Örneğin; bu ürünün kullanım alanlarından biri de müzeler olacak. Müzede akşam kimsenin olmaması gerekir. Şayet izinsiz bir giriş durumu söz konusu ise sistem kişiyi tespit edecek, alarm verecek, operatörün ekranına bir bilgi gönderecek. Bu şekilde gerekli kişilerin ya da sistemlerin olaya müdahalesi sağlanacak.

Bu ürün, müzeler dışında farklı amaçlı yapılar (havalimanları gibi) için farklı senaryolara uygun mudur?

Yasin ALTAŞ: Kullanılacak alana göre değişkenlik gösterebilir. Tanımlanmış böyle bir alan varsa uygun çözümler geliştirilebilir.

Şirketiniz akıllı bina teknolojilerinde daha çok güvenlik sistemleri ürünleri ile öne çıkmış durumda. Bu alanda pazara sunduğunuz hizmet ve çözümler hakkında detaylı bilgi verir misiniz?

Yasin ALTAŞ: Panasonic güvenlik sistemleri içerisinde, kameralar, kayıt sistemleri, izleme çözümlerinden oluşan bir portföyümüz var. CCTV alanında tam çözüm sunabileceğimiz kadar ekipman çeşitliliğimiz var. Kamera, müşterilerimize sunduğumuz tam çözüm içerisinde yer alıyor. Özellikle IP kamera alanında geniş bir ürün yelpazemiz var. NVR’larımız, izleme yazılımlarımız, decoderlarımız, encoderlarımız bulunuyor.

Ahmet Saygın ÇELİKAY: Aslında bizim teknoloji olarak en önemli avantajlarımızdan biri network bant genişliği kullanımı ile ilgili. Ürünlerimizden WJ-ND400, özellikle yüksek veri hacmine ve büyük kayıt kapasitesine ihtiyaç duyulan megapiksel kamera kayıt taleplerini karşılamak için tasarlanmış yüksek performanslı bir network sabit disk kaydedicidir. 64 adet network güvenlik kamerası bağlanabilir; görüntüler ve ses eşzamanlı olarak kaydedilebilir. Sabit Disk Genişletme Ünitesi ile kayıt kapasitesi 54 adet HDD yuvasına çıkarılabilir. Yüksek güvenilirlik için RAID 5/6’yı destekler; böylece görüntü verileri birkaç HDD üzerinde saklanabilir. H.264, MPEG-4 ve JPEG uyumludur ve manuel, programlı, acil ve olay kaydı dahil olmak üzere çok yönlü kayıt fonksiyonları ile esnek kayıt seçenekleri sunar. NVR üzerindeki iki network arayüzü, istemci networkünü kameranın networkünden ayırır. Bu sayede, kamera network performansının, kullanıcının sistemi izlemesinden etkilenmemesi sağlanır. Easy IP Set-up özelliği ile network kurulumu için gereken süreyi ve işçiliği azaltarak kurulum ve bakım maliyetlerini düşürür.

Network bant genişliği tüketimi alanında konuşursak teknik açıdan iki önemli avantajımız var. Bunlardan bir tanesi, kendi sensörlerimizi kullanmamız. Panasonic olarak biz, kendi kameralarımızda kendi sensörlerimiz olan MOS sensörlerini kullanıyoruz. Piyasada ise CCD sensörler kullanılıyor. Kullandığımız sensörlerin diğerlerine göre daha avantajlı olduğunu söyleyebiliriz. Hem enerji tüketimi anlamında hem görüntü kalitesi anlamında diğer sensörlere göre daha üstün bir teknoloji ile tasarlandı. İkincisi de şu; Panasonic kendi HD kameralarında kendi işlemcilerini, UniPhier-RFI diye adlandırılan bir teknolojiyi kullanıyor. Bunun dışında H264 streamleri daha fazla sıkıştırılıp networke daha düşük bir bant genişliğiyle veriliyor. Kameralarımızın hepsinde H.264 High Profile özelliği var.

Bu özellikler ile piyasadaki rakip ürünlere kıyasla daha düşük bant genişliğinde daha iyi sonuçları elde edebiliyoruz. Kameralarımızın hemen hemen hepsinde bulunan özellikler ile zorlu ışık koşullarında verimli görüntü alabiliyoruz.

Face Wide Dynamic Range özelliği sayesinde kameranın görüş alanında tespit edilen yüzler daha net güncellenebiliyor. Aldığınız görüntüde şüpheli bir şahıs gördüğünüz zaman onun görüntüsünü çok daha zor ışık koşulları altında almanız mümkün oluyor.

2013 yılı içerisinde Panasonic tarafından güvenlik sektörüne neler sunulacak?

Yasin ALTAŞ: Şu anda en güncel ürünümüz giyilebilir kameramız. Bu kamera, kıyafetler üzerine monte edilebilen, sensörü olan, hareket etseniz dahi geniş bir açıyı gören, görüntüyü sarsıntısız iletebilen ve bu görüntüyü SD karta kaydetmeniz sağlayan bir sistem. Genellikle yurtdışında emniyet kuvvetleri için kullanılması hedefleniyor.

WV-TW310 adındaki ürün, pille çalışıyor, üzerindeki balık gözü lens ile çok geniş görüş açısını yakalayabiliyor. H.264 formatındaki görüntüler, kameranın üzerindeki SDHC kartına kaydediliyor. H.264 görüntü formatında 32 saate kadar kayıt kapasitesi ve sürekli kayıt yapıldığı durumlarda yaklaşık 5 saat pil ömrü sunuyor. Bu kamera ile 1280×960 çözünürülükte 30 fps video oluşturulabildiği gibi, kameraya entegre mikrofon ile ses kaydı da yapılabiliyor.

1.3 MP MOS sensöre sahip bu kameralar yatayda 180 derece, dikeyde 140 derece görüş alanına sahiptir. Geniş Dinamik Aralık (Wide Dynamic Range) özelliği ile görüntüdeki karanlık ve aydınlık bölümlerdeki detayları eşzamanlı yakalamak mümkün.

Üzerindeki sensör yardımı ile yürürken ve koşarken oluşan titreşimlerin görüntü üzerindeki etkisini azaltarak daha sabit görüntüler elde edilmesini sağlar. Görüntü Dengeleme özelliği ile balık gözü lens ile elde edilen görüntü düzeltilebilir. Bu, Panasonic’in pazara getirdiği yeni teknolojilerden bir tanesi.

Bir diğeri ise, 360 derece açılı kameralarımız. Normalde 4 kamera ile görebileceğiniz bir alanı, geniş bir açıyla (360 derece olarak) görme şansını sağlıyor. Daha geniş bir alanı tarayıp daha iyi görüntü almanızı, bu görüntüyü farklı açılardan izlemenizi sağlayan bir sistem.

Uluslararası pazarda 2013 yılında dikey pazarlar konusunda hedeflediğimiz yeni alanlar var. Bu kameralar ile 4 farklı pazara yönelmeyi, perakende, lojistik, bankacılık ve toplu taşıma pazarlarında bulunmayı ve büyümeyi hedefliyoruz. Bunlar Avrupa’nın belirlediği hedefler. Türkiye’ye pek uymayabilir. Türkiye için inşaat sektörü gibi farklı pazarlara yönelmeyi planlıyoruz.

Az önce bahsettiğiniz giyilebilir kameralar ile ilgili Türkiye’de görüşmeler yapıyor musunuz? Bu ürün Türkiye pazarında da olacak mı?

Yasin ALTAŞ: Bizim çalışma yapımız daha çok entegratörler üzerine olduğu için potansiyel müşteriler ile bizim direkt bir temasımız olmuyor. Şu an için gündemde böyle bir konu yok fakat ilerleyen dönemde çalışmalarımız olacak.

IP sistemlerinin geleceğin teknolojisi olduğundan bahsediliyor. Sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

Yasin ALTAŞ: Ürün yelpazemizin neredeyse önemli bir kısmı IP. Panasonic IP’ye en erken yönelen firmalardan bir tanesi. Yıllardır güvenlik sektöründe IP sistemlerine çok büyük bir yatırım var. Ürünlerimiz içinde IP özellikli 50’ye yakın cihaz var. Satışlarımız da Avrupa genelinde bazı ülkelerde yüzde 70-80’lere varan oranda IP ağırlıklı. Türkiye’de satışlarımızın önemli bir kısmı şu anda bu alandan geliyor. 2013 ve takip eden seneler içerisinde en çok yatırım yapacağımız alan CCTV sistemlerinde IP çözümleri olacak.

Ahmet Saygın ÇELİKAY: Market zaten bu yönde, ağırlıklı olarak IP teknolojilerine kayıyor. Biz de Panasonic olarak IP network tarafının çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Yatırımlarımızı ve planlarımızı bu yönde geliştiriyoruz. Yeni çıkan yol haritamızda büyük bir kısmı IP kameralar, IP çözümler oluşturuyor. Ar-Ge tarafı IP tabanlı sistemler üzerinde yeni ürün geliştirme çalışmalarını sürdürüyor.

Türkiye’de güvenlik sistemleri sizce şu anda nerede? Bu pazar içerisinde Panasonic nerede?

Yasin ALTAŞ: Avrupa pazarına kıyasla Türkiye önemli oranda gelişme gösteren bir pazar. Avrupa genelinde güvenlik sistemleri açısından bakılıp Türkiye’nin bu harita içerisinde nerede olduğu incelendiğinde Türkiye’nin büyüme grafiği çizmekte olan bir ülke olduğu gözleniyor. Türkiye, son 2–3 yıl içerisinde en çok büyüme gösteren ülkeler arasındaki listede üst sıralarda yer alıyor. Tüketicilerin de güvenlik sistemleri konusunda bilinçlendiğini görüyoruz. Güvenlik sistemleri öneminin farkında olan kişilerce talep edilen sistemler haline geliyor. Bu potansiyeli sayesinde Türkiye, Panasonic tarafında da farklı bir değere sahip bir ülke olarak, farklı konumlandırılıyor.

Ahmet Saygın ÇELİKAY: Türkiye’de artık güvenlik sektörü kamera tarafı herkes tarafından yapılmaya başlanan bir market haline geldi. Büyüme o denli hızlı gerçekleşiyor ki sektörün içinde yer alanlar bile bu büyümeyi takip etmekte zorlanabiliyor.

Yurtdışında sektörün durumu nedir?

Yasin ALTAŞ: Biz Avrupa pazarına bağlıyız. Dolayısıyla Avrupa pazarı hakkında verilere sahibiz. Avrupa’da IP’ye dönüşüm bazı ülkelerde beklenenden çok daha fazla hızlı olarak gerçekleşti. Özellikle Kuzey Avrupa tarafında satışların çok önemli bir kısmı Analog yerine IP teknolojiler üzerinden geliyor. Güney Avrupa’da bir kısım çözümlerde Analog hala önemini koruyor. Avrupa’da ekonomik kriz yüzünden pazar çok da büyüyemedi. Bu da Panasonic gibi firmaların, Türkiye pazarı gibi potansiyel pazarlara yönelmesine yol açtı.

Gelecek dönemde sektörün gidişatı ne yönde olacak? Sektörün doyuma ulaşma noktası ne olacak?

Yasin ALTAŞ: Bazı ülkelerde özellikle İngiltere gibi ülkelerde satışlar yenileme dışında çok fazla olmadığı için bir doyum söz konusu diyebiliriz. Buna rağmen yeni oyuncular sektöre girmek için çaba göstereceklerdir. Güvenliğin video özellikleriyle yazılım tarafının ağırlık kazanması, farklı sektörden firmaları da bu sektöre çekmeye devam edecektir. Özellikle uzak doğu firmaları pazara girmeye devam edecek. Tüm bu etkilerle beraber, büyük ve güçlü markalara doğru bir yönelimin gerçekleşeceğini de öngörüyoruz. Özellikle IP tarafında gelişmelerin gerçekleşmesini bekliyoruz. Çünkü IP tarafı kullanıcılara görüntü alma dışında görüntüyü kullanarak belli analizler ile yorumlar yapmalarını, kullanıcıların sisteme uzaktan kolaylıkla erişebilme olanağını sağlıyor. IP’nin avantajları sayesinde parlayacağını, sektörde bu konuda yoğunluk göstermeyen firmaların zorluk yaşayacağını düşünüyoruz. Entegratörler açısından da, üreticiler açısından da böyle bir gelişme bekliyoruz.