Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Depreme Karşı Su Yalıtımı

Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği (BİTÜDER) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özcan, Türkiye’deki binaların önemli bir kısmında su yalıtımının olmamasının bu binaları depreme karşı korunmasız bıraktığını vurguladı.

Su yalıtımının binanın taşıyıcı sistemini korozyondan koruduğuna değinen Özcan, su yalıtımı olmayan binaların 10 yılda taşıma kapasitesinin % 66’sını kaybettiğine dikkat çekti.

Özcan, büyük bir depremde, korozyona uğramış bir binanın ayakta kalmasının hemen hemen mümkün olmadığını belirterek İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından 1999 depreminden sonra hazırlanan rapora dikkat çekti. Komisyon tarafından 55.651 konut ve işyerinde yapılan kontrollerde, % 79’unun hasarlı olduğu ve bu binaların % 64’ünde hasar nedeninin korozyon olduğu görüldü.

ZORUNLU HALE GETİRİLMELİ

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) araştırmasına göre; Türkiye’deki konutların % 43,8’inde sızdıran çatı, nemli duvarlar ve küf, rutubet sorunu olduğuna dikkat çeken Özcan, konutlarda su yalıtımının; bakteri ve küf oluşmasını engellediğini, suyun çatı ve duvarlardan sızmasını önleyerek sağlıklı ve konforlu ortamlar sağladığını kaydetti.

Yapı Kanunu’nda su yalıtımının mutlaka zorunlu hale getirilmesi gerekliliğine dikkat çeken Özcan, “Bina statiğinin Deprem Yönetmeliği’ne uygunluğu nasıl denetleniyorsa, Su Yalıtımı Uygulama Kural Standardı da mecburi standart olmalı ve denetlenmeli. Özellikle denetim mekanizmasındaki eksiklikler Deprem Yönetmeliği’ne uygun yapı güvenliği ilkesini bozuyor, can ve mal kaybına yol açıyor” dedi.

SU YAVAŞ YAVAŞ TAHRİP EDİYOR

Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği, yaptığı açıklamada suyun binalara verdiği zarara ilişkin şu bilgilere yer verdi: “Suyun zararlı etkileri, yapının ömrü ve dayanıklılığı açısından en büyük tehdit… Binalarımız; yağmur, kar gibi yağışlar, toprağın nemi ve toprak tarafından emilen yağış, banyo, tuvalet gibi ıslak bölgelerde su sızıntıları ve zemindeki basınçlı veya basınçsız yeraltı suları nedeniyle suya maruz kalıyor. Yapıya herhangi bir yoldan sızan su, taşıyıcı kısımlarındaki donatıları korozyona uğratıyor, kesitlerinin azalmasına ve yük taşıma kapasitesinin ciddi miktarlarda düşmesine neden oluyor. Binaların suya ve neme karşı korunması için tek çözüm ise su yalıtımı…”