Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Mimar Kerem Yazgan

MİMARİDE IŞIK

Mimaride ışık, tasarımın üç boyutluluğunu ve mekânsal gücünü ortaya çıkaran en önemli öğedir. Işığın doğru kullanılması ile mekânların perspektif ve derinlik algısı güçlendirilir. Ayrıca, doğru aydınlatma ile kullanıcıların yaşam kalitesi de önemli ölçüde artar. Sonradan düşünülen bir öğe gibi ele almak yerine ışığı tasarımın bir parçası yapabilmektir önemli olan. Bir binanın gece ve gündüz görüntüleri arasındaki farklılık her zaman çok şaşırtıcı olmuştur. Işıkla meşhur etmek istediğiniz parçaları, öne çıkarabilirsiniz. En önemlisi bence ışık mekanı dinamik kılar, hareketlendirir. Görünür kılar. Özellikle güneşin hareketlerini düşünerek tasarlanmış müthiş mekanlar vardır.

ERKEN AŞAMALARDA İŞBİRLİÐİ

Aydınlatma tasarımı mimariyi öne çıkartan çok önemli bir unsur. Dolayısıyla, proje sürecinde aydınlatma tasarımcısı ile ne kadar erken aşamalarda çalışılmaya başlanırsa o kadar başarılı bir sonuç ortaya çıkar.

KENTİN ARMATÜRLERİ

Binaların aydınlatılmasının öncelikli sebeplerinden biri çevre güvenliğinin sağlanması ihtiyacıdır. Bununla birlikte, havayolu dolaşımının güvenli hale gelmesi için özellikle yüksek binaların aydınlatılması gerekir. Elbette bunu yaparken çevreyi korumak çok önemlidir. Bu nedenle gündüz enerji depolaması sağlayan aydınlatma elemanları kullanılmalıdır. Ayrıca güneş paneli, rüzgâr tribünü gibi elemanlarla da enerji depolayıp, bu enerjinin aydınlatmada kullanılması sağlanabilir. Maliyetli bir yatırım ama gelecekte gittikçe mecburi bir yönteme dönüşeceğine inanıyorum.

Bunların dışında bir binayı gece aydınlatmanın kentsel yaşantının sürekliliği için önemi vardır. Kent gece de yaşamaya devam eder ve aydınlatılmış binalar bu yaşantının bir parçası olmaya başlar. Kent ölçeğinde armatürlere dönüşürler, gündüz görünmeyen potansiyelleri açığa çıkarmış olursunuz.

ENDİREKT AYDINLATMA

Türkiye’de bina aydınlatmalarında genellikle direkt aydınlatma tercih ediliyor. Oysa endirekt aydınlatma mekân kalitesini daha çok ortaya çıkartıyor. Endirekt aydınlatma düzenlemesinde aydınlatma tasarımcısının görüşünün alınması gerekiyor ve genelde bu durumdan kaçınıldığı için direkt aydınlatmaya başvuruluyor. Böylece binalar yanlış yansımalar sebebiyle gerektikleri şekilde algılanamıyorlar.

Türkiye’de aydınlatma konusundaki bilincin yerleşmesi ve yaygınlaşması için bence kesinlikle ilk olarak bu konuda yüksekokulların açılması gerekir. Örneğin; Almanya’da bu konuya dair özel okullar vardır. Bildiğim kadarıyla bizde henüz böyle bir okul yok. Bu durum sektördeki tüm sorunların temelindeki cevabı net bir şekilde ortaya koyuyor diye düşünüyorum.

BAŞARILI ÖRNEKLER: TARİHİ YAPILARIN AYDINLATMALARI

Aydınlatma açısından kentin kendisinin çok daha ilginç olduğunu düşünüyorum. Örneğin; İstanbul’da yüksek bir yapıdan ya da uçaktan gece baktığınızda arabaların ve sokak aydınlatmalarının yarattığı izlerin kentin kurgusu ve planlaması hakkında fikir verdiğini görürsünüz. Hem müthiş görüntülerdir, hem de enformatiktirler. Kenti anlamanıza ve okumanıza da yardımcı olurlar. Ayrıca, İstanbul gibi büyük su yüzeyleri ile birlikte yaşayan kentlerin gece görüntülerinin suya düşen yansımalarla çok daha zenginleştiğini düşünüyorum. Bina ölçeğinde ise İstanbul’da tarihi yapıların aydınlatmalarını daha başarılı buluyorum. Belki de tarihi yapılardaki dokulu taş cephelerin ve süslemelerin yarattığı gölgelerin ışığı zenginleştirdiği düşünülebilir.