Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Mimar Murat Arif Suyabatmaz

MİMARİDE IŞIK

Her gün üstümüze yağan doğal ışık, mimarinin temel unsuru… Mimari dahil yeryüzünde hiç bir şeyin ışıksız var olamayacağını, en azından görünür olamayacağını biliyoruz. “Mimarlık ışık altında bir araya getirilen kütlelerin; bilimsel, doğru ve olağanüstü oyunudur.” demişti Le Corbusier. Bir yapının güneşin altında tembel tembel uyuklayan bir kediye benzetildiği de aklıma geliyor ışık denince. Bana göre mimarinin birinci ve en önemli konusu bu bahsedilen ışıktır.

AYDINLATMA TASARIMCILARININ BİNANIN FARKLI YÖNLERİNİ ORTAYA ÇIKARMASI DAHA HEYECAN VERİCİ

Mimarinin elde kalem eskiz yaparak form aramak olmadığına inanıyorum. Bir tasarım sürecinin çizgisel olmadığını düşündüğümden çizmekle başlanamayacağını da biliyorum. Bu bağlamda, alınmasınlar ama aydınlatma tasarımcılarının bitmiş tasarım, bir biçimde ortaya çıkmış yapılar aşamasında devreye girmelerini tercih ederim. Hatta yapı inşa edildikten sonra nasıl aydınlatılacağını tasarlamaları daha uygun olur diye düşünüyorum. Bu söylediğim elbette yapının üzerine geceleri uygulanan, yapıyı daha dramatik bir hale getirerek etkisini arttırmaya yönelik bir aydınlatma. Başlı başına bir tasarım. Ama bu tasarımı layıkıyla yapan bir aydınlatma tasarımcısının mimarla beraber çalışmaya gereksinimi olmadığı da öne sürülebilir. Üzerinde çalışacağı yapıyı kendi sanatının olanaklarıyla ele alarak yorumlaması ve mimarın farkında olmadığı yönleriyle ortaya çıkarmayı bilmesi bence daha heyecan verici.

Bir de binanın ve kullanıcılarının gerçekten ihtiyacı olan ve gün ışığının yerini tutan aydınlatma konusu var elbette. Binalarda yaşamak ve çalışmak için ihtiyacımız olan yapay ışık kaynaklarının tasarım sürecinin doğru bir noktasında tasarıma dahil edilmesi gerekiyor.

AYDINLATMA BİLİNCİ

Bazı tarihi yapıların aşırıya kaçmamak kaydıyla geceleri başarılı bir şekilde aydınlatılmasının bu bilinci biraz geliştirdiğini söylemeliyim.

BAZEN KITSCH DE BEÐENİLEBİLİR

Osmanlı dönemi camileri doğal aydınlatma açısından en iyi örnekleri teşkil ediyorlar. Işık sayesinde bu yapılar bir atmosfer yaratıyor. Karayolları yazısı ve logosu haricinde 1. Boğaz Köprüsü’nün yapay aydınlatmasını bir biçimde seviyorum. Ona da kimsenin ihtiyacı yok ama ben güzel buluyorum. Özellikle tekneyle geceleri altından geçerken… Bazen kitsch de beğenilebilir.