Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Mimar Orçun Ersan

MİMARİDE IŞIK

Mimari üretim bizimle birbirinden farklı şekillerde iletişim kurar. Mekân üç boyutludur; fakat algı söz konusu olduğunda zaman işin içine girer. Bir okul yapısını ele alalım mesela… Okul size kendini koridorlarında koşuşturan çocukların sesleri, sınıflarındaki tebeşir kokusu, cilalı ahşap tırabzanlarının zaman içinde eskiyerek elinizde bıraktığı hafif pürüzlü hissi ve yapının her bir parçasının ayrı ayrı görselliği ile ifade eder. Bu dört duyunun birlikteliği, zaman mevhumu ile birlikte yaşama dair kılınmış bir algılar bütünü oluşturur. Mekân sizin kadar canlı ve yaşayan bir şeydir. Üstelik yaşamın sahip olduğu pek çok şeye ilişkin referanslar barındırır. Aklınıza ve hislerinize yönelir. Görmek mekân algısının en baskın öğesi ise, ışık da bu eylemin kaçınılmaz gerekliliğidir. Mekânda eğer var ise hüznü, dramayı, neşeyi, canlılığı, dinginliği, huzuru veya dinamizmi ışık biçimlendirir.

MİMARİYİ DESTEKLEYEN ALANLARDAN BİRİ

Tasarımın bir bütün olduğuna inanıyorum. Uzmanlaşmanın getirisi olarak mimariyi destekleyen çeşitli alanlar ortaya çıkıyor. Aydınlatma tasarımı da bunlardan bir tanesi. Proje sürecinde aydınlatma tasarımcıları ile geliştirilen ortaklıkların önemli bir girdisi olacağı hiç şüphesiz…

KENTSEL KÜLTÜRÜN YANSIMASI

Binaları gece de aydınlatmak kentsel mekân kültürü ile ilgili bir konu. Yaya öncelikli planlanan kentlerde yapıların kenti süsleyen ve aydınlatmasına katkıda bulunan birer eleman olmasından daha doğal ne olabilir. Yapılı çevre medeniyetlerin, toplumların, kendilerini kültürlerini değerlerini ortaya koymalarının ifade etmelerinin en elle tutulur biçimlerinden biridir. En az edebiyat, müzik, resim ve hatta sinema kadar sosyal ve kültürel üretimlerinin aktarım aracıdır. Dolayısı ile bu birikimi sergilemek ve onu kent yaşamına katmak çok önemli diye düşünüyorum.

KITSCH ÖRNEKLER DE VAR

Türkiye’de genel olarak yapılı çevreye ilişkin bir bilincin hakkıyla var olduğunu düşünmüyorum. Bina aydınlatması da bundan nasibini alıyor. Çok iyi uygulamalar kadar “kitsch”e yakın abartılı örnekler de var. Hatta üzülerek söylemeliyim ki bunlar çoğunlukta.

BAŞARILI ÖRNEKLER: ANKARA MARRIOTT OTEL, PARK ORAN C BLOK, ODTÜ MİMARLIK FAKÜLTESİ, DOÐRAMACIZADE CAMİ

Öncelikle belirtmeliyim ki; yersiz renk kullanımı ile boyacı küpüne dönmüş binalar beni ürkütüyor. Sade ve yalın tasarımları daha çok tercih ediyorum. İyi bir ekip çalışması ve doğru çözümler ile binanın tasarım karakterini destekleyen, vurgulayan nitelikli çözümleri daha yeğ tutuyorum. Bu minvalde Ankara’daki Marriott Otel’in cephe aydınlatması oldukça başarılı. Mekanın içindeki ışık, dışındaki gölge, bunların yaşama katkısı ise daha başka bir konu. Işık ve gölgenin yapının karakterine göre dramatik ya da canlı bir etki vermesi önemli. ParkOran konutlarında, C blok iç mekânındaki doğal ışık beni mutlu ediyor. Ayrıca Behruz Çinici’nin ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nin de bu anlamda benim için önemli bir yeri var. Bir diğer örnek ise; hem gece aydınlatması hem de iç mekandaki ışık etkisi açısından çok sevdiğim Erkut Şahinbaş’ın Doğramacızade Camisi.