Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

NewYork by Gehry

BERNINI KIVRIMLARI & MICHELANGELO’NUN SOFT HEYKELSİ AKIŞLARI

Mimarına özgü asimetrik ve dalgalı formuyla New York’un göz bebeği New York by Gehry, Manhattan’ın çehresini yeniden tanımlayan bir landmark… Sıra dışı paslanmaz çelik giydirme cephesinin yarattığı özgün formun kıvrımları, dökümlü kumaş etkisi ve parlaklığı 17. yüzyılın İtalyan heykeltıraşı Gianlorenzo Bernini’yi andıran yapıda Gehry; çarpıcı “Bernini kıvrımları” ile Michelangelo’nun daha soft heykelsi akışları arasındaki farkı sorguluyor.

Paslanmaz çelik cilde sahip Chrysler Binası gibi, komşu binalar ve Doğu Nehri’nin renklerini usulca yansıtan New York by Gehry’nin ışıltılı yüzeyi, sabah ve akşam güneşinin sıcaklığını yakalıyor.

“STEPPING INTO SPACE”

New York by Gehry’nin süzülen dış cephesinin özgün tasarımı, binada birçok farklı daire konfigürasyonuna izin veriyor. Dış cepheyle duvarların birleştiği noktada, özgün formlu cumbalar, kıvrımların uçlarına doğru uzanıyor. Gehry nefes kesici panoramik görüntüyü sergileyen bu cumbalara girme hissini “stepping into space” ifadesiyle özetliyor.

Cumbalardan, tüm yönler çarpıcı manzaralar sunuyor: Batıya doğru Hudson Nehri’nin rıhtım ve parklarını kuşatan panoramaya karşı Woolworth Building’ın samimi perspektifleri; kuzeydoğu aksında East Nehri’nin beş köprüsü ve Empire State ile Chrysler binasının olduğu ikonik şehir merkezi gökdelenleri; kuzey ufkunda Central Park ve George Washington Köprüsü; güneydoğusunda New York Harbor ve Atlantik Okyanusu fonunda Manhattan görülüyor.

Dekonstrüktivist tarzın önemli isimlerinden; dans eden evin yaratıcısı, yaşayan en önemli mimarlardan Frank Gehry’nin ilk karma kullanımlı gökdeleni… 76 katı, 265 metre uzunluğuyla, “batının en yüksek konutu” unvanına sahip bu gökdelen, Manhattan’ın finans merkezi olan Financial District’in kuzeyinde, Eight Spruce Street’in Brooklyn Köprüsü’nü yukarıdan gören bir noktasında konumlanıyor.

REZİDANS, OKUL, HASTANE, FITNESS…

Stüdyo, 1,2 ve 3 yatak odalı dairelerden oluşan toplam 903 konut, yedinci kattan çatı katına kadar uzanıyor. Paslanmaz çelikle sarılmış konut kulesinin, üzerinde oturduğu toprak rengi tuğla podyum, bu görkemli yapının ana taşıyıcı gövdesi… Bu alanın 1. katıyla 5. katı arasında New York’ta bir özel binada ilk kez yapılmış olan 9000 m² lik bir okul, doktor büroları ve New York Downtown hastanesi bulunuyor.

Yapıda ayrıca hastane kullanımına ait olmak üzere 2400 m² lik ve 175 araçlık otopark ile zemin kattaki 120 m² lik bir perakende alanı mevcut. Yapı ayrıca iki güzel kamu binasındaki 1400 m² lik bir açık alanı içeriyor. Bina sakinlerinin, 24 saatlik kapıcı ve 2000 m² lik sağlıklı yaşam, sosyal ve eğlence alanlarına giriş imkanı var.

Altı katın güney tarafındaki Izgara Terası (Grilling Terrace); piknik masaları, kafe oturakları ve ızgaraların olduğu yemek çardakları ile donatıldı. Bina sakinleri bu terastan Cass Gilbert’in klasik Woolworth binasının eşsiz manzarasının keyfini çıkarıyor. Bitişikte ise Frank Gehry tarafından tasarlanan özel oturma birimleri ile döşenmiş Oyun Odası (Game Room) yer alıyor. Brooklyn Köprüsü manzaralı 300 m² lik muhteşem bir fitness ve spa merkezi de 7. katta bulunuyor. 8. kat ise grup fitness’i, pilates ve özel eğitim stüdyolarıyla iyi seçilmiş kitap ve yayınlardan oluşan bir kütüphane, bir çocuk oyun odası ile Gehry tarafından tasarlanmış bir amfi tiyatro gösterim odası içeriyor.