Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Tolga Bozyiğit Mühendislik, İnşaat Mühendisi Tolga Bozyiğit: Binanın zeminle olan ilişkisinde maksimum güvenlik seviyesine ulaştık

Gölmahal projesinin betonarme yapısının detaylarını anlatabilir misiniz?

Gölmahal projesi, az katlı, villa tarzı betonarme binaların, yüksek yaşam standartlarında, konforlu ve güvenli bir şekilde tasarlanması amaç edinilerek ortaya çıkmış bir projedir. Bu açıdan bakıldığında da statik projenin hazırlanması ve betonarme hesapların yapılması esnasında birincil amaç, mimari gereksinimlerin güvenli bir biçimde statik projede çözümlenmesi olmuştur. Statik ve betonarme hesapların çözümüne geçmeden önce, yapının oturacağı zemin profili, binalarda farklı oturmaların olmaması, deprem esnasında zeminin davranışının ne olacağı konusunda proje grubumuzla yapılan çalışmalar sonucunda; bina yüklerinin yüzeysel temel yerine, derin temel uygulamalarıyla zeminin alt tabakalarına aktarılmasının daha uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle bina yüklerinin zemine kazıklar tarafından aktarılması, temel sistemi olarak da radye temel seçilmesi ile binanın zeminle olan ilişkisinde maksimum güvenlik seviyesine ulaşılmıştır. Binaların üst yapısında ise mimari gereksinimlere cevap verebilmek için, nervürlü döşeme sistemi seçilmiştir. Betonarme binaların güvenlik açısından olmazsa olmazı, çerçeve sisteminin eksiksiz teşkili konusunda her projede olması gerektiği gibi, Gölmahal projesinde de en üst seviyede özen gösterilmiştir. Yaşam standartlarının ve mimari gereksinimlerin ön plana çıktığı bu tarz yapıların birçoğunda, binaların az katılı olması da göz önünde bulundurularak statik proje çözümünün ikinci planda tutulması sık karşılaşılan bir durumdur. Ancak Gölmahal projesinde projenin etüd aşamasından itibaren çalışma grubunun fikir alışverişinde bulunması ile bu sorunla karşılaşılmamıştır. Mimari gereksinimleri ile genel betonarme prensiplerinin çeliştiği hiçbir durum ile karşılaşılmamıştır.

Projede 11 metre boyunda 32 adet betonarme kazık kullanılması, projenin zemin karakteri ve çevre şartlarının getirdiği bir durum mudur? Bu kazıklar ne derece güvenlik sağlar ve nasıl sağlar?

Gölmahal projesi Büyükçekmece ilçesi sınırları dahilinde olup, binaların oturacağı zeminin taşıma gücü açısından herhangi sakıncalı bir durumu söz konusu değildir. Fakat yine de ilçenin genel zemin profili göz önünde bulundurularak, zorunluluktan değil daha çok önlem amaçlı kazık uygulamasına karar verilmiştir. Statik çözümlemeler esnasında binanın zemine aktardığı yükler karşısında, her bir binanın oturduğu zeminde oluşan gerilmeler zemin emniyet gerilmesini geçmemektedir. Buradan da anlaşılabileceği üzere, Gölmahal projesinde kazık uygulaması zorunluluktan çok önlem amaçlıdır. Çalışma sahasında yapılan zemin etüd çalışmaları sonucunda, zeminin doğal yapısı gereği, tabii zemin kotundan derinlere doğru inildikçe zemin taşıma gücü daha yüksek olan zemin tabakalarına ulaşılacağı görülmüştür. Bu incelemeler neticesinde nispeten daha zayıf olan zemin tabakaları, kazıklar yardımı ile aşılarak, bina yükleri zeminin daha alt tabakalarına iletilmiştir. Kazıklar binadan aktarılan yükler de göz önüne alınarak, radye temel altına uygulanmıştır ve 11 metre daha derine soketlenmiştir. Böylelikle deprem esnasında zemin ve binanın birlikte hareketi amaçlanmış, binaların farklı zemin profillerine oturma ihtimali ortadan kaldırılmıştır.

Yapı Denetim firmalarının testleri ve değerlendirmeleri proje sürecinde size bir geri bildirim sağlıyor mu? Betonarme projesi sürecinde denetim firmalarının rolü nedir?

Ülkemizde 2011 yılı itibari ile 81 ilde uygulanmaya başlanan yapı denetim uygulaması sonucunda, yapı denetim firmalarının rolü daha da önem kazanmıştır. Yapı denetimin önemi daha projelendirme aşamasında ortaya çıkmaktadır. Üretilen projelerin, bağımsız bir kuruluş tarafından inceleneceğinin bilinmesi, projenin hazırlayanında bir otokontrol mekanizması gelişmesini sağlamaktadır. Yapı denetim firmaları projelerin ilk kontrol mercisi olmasından dolayı, henüz uygulamaya geçilmeden proje hazırlayıcısına uyarılarda bulunabilmekte, gerekli görüldüğü taktirde henüz proje aşamasında da değişikliler talep edilebilmektedir.

Bunun yanı sıra uygulama esnasında yapılan test ve kontrollerle malzeme kalitesi kontrol altında tutulabilmektedir. Yerinde uygulama esnasında proje ve hesapların dışına çıkılması da önlenmektedir.

Deprem yönetmeliğiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Halen yürürlükte bulunan ve projelerimize esas aldığımız afet bölgelerinde gerçekleştirilecek yapılar hakkındaki yönetmelik dünya standartları göz önüne alınarak hazırlanmış bir yönetmeliktir. Ülkemizin büyük bir bölümünün deprem bölgesi sınırları dahilinde olması sebebiyle deprem esaslı bir yönetmeliğe mutlaka ihtiyaç duyulmaktaydı. Bu beklenti 1975 yönetmeliğinin kaldırılarak 1997 yönetmeliğinin yürürlüğe girmesi ile karşılık bulmuştur. Yönetmeliğin uygulanmaya başlanması ile özellikle betonarme yapıların projelendirilmesi konusunda kayda değer gelişmeler olmuştur. Betonarme yapıların çerçeve sistemlerinin önemi ve kullanılan malzeme kalitesine yapılan vurgu ile deprem bölgelerinde yapılan yapıların güvenliği arttırılmıştır.

Proje çözümlemeleri sırasında yaşanan en büyük zorluk neydi, nasıl çözümlendi?

Gölmahal projesinde bir statikçi olarak karşılaştığımız sorunların başında mimari gereksinimlerden kaynaklanan detaylar gelmekteydi. Az katlı binaların statik ve betonarme hesapları nispeten daha az zorlayıcı olmaktadır. Fakat bu tarz yüksek yaşam standartları sunmayı vadeden binalarda ise statikçinin karşılaşacağı sorun mimari detayların statik projede çözümüdür. Gölmahal projesinde ise oluşturulan çalışma grubunun etüd aşamasından itibaren sürekli olarak iletişim halinde projeyi yürütmesinden dolayı betonarme ilkelerine aykırı bir mimari detayla karşılaşılmadı.