Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Mimar Bünyamin Derman

BANYO TANIMI

Bir yaşam alanı olarak banyo, rahatlama, arınma ve kendi kendiyle kalma mekanıdır. Sabahları gazeteye ilk kez göz atılan, akşam eve gelindiğinde PSP (play station portable) ile kaçamakların yapıldığı, duşta bağıra bağıra keyifle şarkıların söylendiği, yüzdeki çizgilerin sabah tıraş olurken ayna karşısında belki de ilk kez fark edildiği ve en parlak fikirlerin zuhur ettiği yerdir.

ÖZEL VE TOPLU KONUTTA BANYO

Özel bir konutta banyo, tasarımın evrensel ölçüleri, tasarımcının ufku ve kullanıcının tercihlerinin kesiştiği bir yerdedir. Söz konusu özel bir konut olduğunda mimarın konut kullanıcısını tanıma, tercihlerini öğrenebilme şansı vardır. Bir toplu konutta genel kabule uygun olarak tuvalet, lavabo, duş, çamaşır ve depolama işlevlerini karşılayacak total bir mekan olarak tasarlanan ve mahremiyet koşulları gereği evin yatak odalarına yakın bir bölümünde yer alan banyo, kişiye özel tasarımda bambaşka bir boyuta taşınabilir. Tuvalet, duş gibi hacimlerin gerekli mahremiyet koşulları sağlanarak birbirlerinden bağımsız ve fakat lavabonun ortak kullanılabildiği birbiriyle ilişkili, geçişken mekanlar, çamaşır ve depolamanın ayrı bir hacimde çözümlendiği örnekler, alanın fiziksel koşullarına, kullanıcının tercihlerine ve bütçeye göre tasarlanabilir. Özellikle bu tarz bir mekan organizasyonu ortak alanların aynı anda birden fazla kişinin kullanımına imkan sağlaması yönünden de ilginçtir.

MUTFAK BAZEN BİR DOLAP KAPAÐININ ARKASINA DA GİZLENEBİLİR

Her ne kadar dünyayı algılayış biçimimizde küresel bir gidişat olsa da yerel alışkanlıklarımız tamamen sıfırlanmadı çok şükür. Ama yerellikler daha bir çeşitlendi. Kullanılan malzemeler birbirine benzese de moda tasarımlar yaygınlaşsa da mekanın büyüklüğü ve konumuna ilişkin ihtiyaçlar herkese göre farklı yine de. Kültür çok geniş bir kavramdır. Özeti yaşantı tanımıdır. Zengin bir mutfak kültürümüz olduğu su götürmemekle birlikte, mutfağın kullanımı, burada geçirilen zaman; bölgeye, büyük şehirden, şehre, kırsala, üretime katılımı evde (ev hanımı) ve/veya işte olan (çalışan hanım) kadına, bekara, evin m² sine göre değişir. Bu perspektiften bakınca tasarımcı, mekanın olanakları ve kullanıcının tercihleri doğrultusunda açık mutfak da tasarlayabilir, içinde oturulup, yemek yenebilen minik sohbet köşeli mutfaklar da… Hatta bazen mutfağı bir dolap kapağının arkasına da gizleyebilir, gerektiğinde kullanılsın diye.

KÜÇÜK METREKARELERDE MOBİLYA YA DA HEYKEL GİBİ TASARLANMALI

Küçük metrekarelerde banyo ve mutfak tasarlamak, sınırlı alanı maksimum oranda estetik, şık ve işlevsel çözmeyi gerektirir. Böyle alanlarda bu mekanlar bir mobilya ya da heykel gibi tasarlanmalıdır. Kullanılan malzemelerin rengi, türü, aydınlatma tasarımı mekanda genişlik algısını kuvvetlendirecek şekilde olmalıdır. Seçilen ekipmanlar büyüklük ve model olarak mekanın büyüklüğü ile orantılı olmalıdır.

DEÐİŞEN İHTİYAÇLAR

Sahip olunan kullanım alanının büyüklüğüne bağlı olarak tercihler de değişiyor.

Eskiden açık mutfak, Türk mutfak kültürünün yemekleri (kızartmalar gibi koku yapan yemekler) ve mutfak kullanım tercihleri (salonda oturanların içerdeki dağınıklığı ya da kahve köpüğünün fincanlar arası dengelenmesini görmemesi ) gibi gerekçelerle istenmezdi. Oysa şimdi kullanım alanı m² leri küçüldükçe, kapalı, küçük bir mutfaktansa salonla ilişkili daha geniş bir mekan algısı, diğer mahsurlarına rağmen açık mutfağın tercih edilmesine neden olabiliyor. Yine banyolarda hamam – kurna geleneğinin bir devamı olarak küvette oturarak yıkanmayı tercih eden insanımız, ayakta duş almayı tercih ediyor. Bu aslında, değişen sosyokültürel ve ekonomik yaşantının insanların tercihlerini değiştirip dönüştürmesi özetle.