Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Sürmen Mermer

Sürmen Mermer nasıl bir ürün portfoyüne sahip?

Yakup Kadri SÜRMEN: Proje firması olduğumuz için pörtföyümüzde belli kale ürünler var. Burdur Beji, Bilecik Beji, Emparador, Muğla Beyazı, Traverten pörtföyümüzde bulunan ürünler. Bunların haricinde de projeli işler ağırlıkta olduğu için uygun ürünleri ve müşteriden gelen talebe göre de pörtföyümüzü genişletebiliyoruz.

Özel projelerde müşterilerinizin spesifik taleplerine nasıl çözümler sunuyorsunuz?

Türkiye’de taş çeşidi oldukça fazla. Yurt dışından da çok talep geldiği için ülkemizde çalışmayan ocaklar da çalışmaya başladı. Özellikle yurt içinde de mimarların renk talebi çeşitlendiği için sektörümüz renklendi diyebilirim. İmalatçı olmamızın verdiği ayrıcalıkla bize gelen talebe göre malzemeyi bloklar halinde fabrikamıza getirip istenilen şekilde imal edebiliyoruz. Sektörde eski olduğumuz için de malzeme temininde sorun yaşamıyoruz.

Merkezinizde ürettiğiniz ürünlerin özellikleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Kalite, renk ve işçilik ürünlerimizin özellikleri. Günümüz projelerinde mermer işlerinde mermerin kalitesinin yanı sıra renk skalası öne çıkar. Kendi ocaklarımız ve çalıştığımız diğer ocaklar Türkiye’nin kaliteli mermer çıkaran ocakları. Renk açısından ele aldığımızda da ağırlıklı bej tonlarının tercih edildiğini görüyoruz. Diğer renkler yardımcı renkler olarak kullanılıyor. Ayrıca mermerin işlenişi de üzerinde durulması gereken önemli bir konu. Fabrikamızda kesme, silme ve cila makineleri gibi tüm teknik donanımların olması ve özel ürünleri de üretip işleyebiliyor olmamız belirgin özelliklerimizden.

25 yıldır piyasada olan bir firma olarak Türkiye’deki mermer sektörünün günümüzdeki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce sektörün çözüm bulunması gereken sorunları neler?

Mermer sektörünün günümüzdeki durumuna baktığımızda özellikle Çin’den gelen büyük talebin de etkisiyle bayağı hareketli olduğunu görüyoruz. Çalışmayan bir çok ocak çalışmaya başladı; bu sektör için oldukça güzel bir gelişme. 80’li yıllarda yıllık ihracat 5-6 milyon dolar iken bu gün milyar dolarlara ulaştı. Dünyada çıkan mermerin yüzde 30’undan fazlası Türkiye’de çıkıyor. Buna rağmen daha bütün ürünlere ulaşılmış değil. Türk mermerinin hem renk hem de segment açısından çeşitliliğe sahip olması talebin artmasına yardımcı oluyor.

Son dönemde girdiğiniz projeler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Son dönem projelerimizin başında İstanbul Florya’da yapılan ve dünyanın en büyük tematik akvaryumu olan İstanbul Akvaryum projesini söyleyebilirim. Tüm mermerleri, iç alan koridorları Poseidon heykeline kadar Sürmen Mermer tarafından yapıldı. Poseidon heykeli anlaşmalı olduğumuz iki heykeltraş tarafından fabrikamızda özenle işlenerek teslim edildi. Akvaryumun alışveriş merkezinin de mermer işlerini biz yapıyoruz. Bunun dışında İstanbul Maden İhracatçıları birliğine bir mescid yaptık. Dünyanın en büyük camiindeki Mimber Mihrabını orada birebir örnekledik. İstanbul Divan Hotel’deki yaklaşık 6 m yüksekliğindeki Selsebil bizim tarafımızdan yapıldı. Dedeman Şile Hotel’i ve Ofton İnşaat’ın 5-6 projesini de yaptığımız işlere örnek verebilirim. Dumankaya İkon projesinin 3 bloğunun mermer işleri devam eden bir projemiz. Sinpaş’ın İstanbul Sarayları Projesi’nin mermer işlerini -dış cepheleri dahil- son dönem yeni projelerimiz arasında sayabilirim.

Firmanızın önümüzdeki dönemde yurt dışına yönelik çalışmaları var mı? Yakın gelecek için hedefleriniz neler?

Burdur’da Sentaş firması ile ortak olduğumuz bir ocağımız var. Burdur Beji blok üretiyoruz. 3-4 aydır üzerinde çalıştığımız bu ürün ile ilgili hedefimiz; Çin’e satışa başlamak ve sonrasında fabrikamızı da ocağımızın bulunduğu Burdur’a taşımak, orada daha büyük bir fabrika kurmak. Hedefimizde Türki cumhuriyetlere de proje yapmak var. İstanbul fabrikamızı da işleme atölyesine dönüştüreceğiz. 2012 yılının sonunda bu kararımız netleşmiş olacak.