Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

TAGO Mimarlık Proje Mimarı Gökhan Aktan Altuğ: İkon, yüksek bina tecrübemizi yansıttığımız bir yapı

Maksimum görüş alanı sağlamak amacının dışında ne gibi avantajlar sundu binanın formu ve 3 elips parçası kulenin bir arada bulunuyor olması?

Üç elipsin sembolik ve güçlü etkileşiminin dışında, birbirlerinin manzarasını engellemeyecek olması en büyük avantaj oldu. Binanın m² sini yerleştirirken üç kütleye karar verdiğimizde, yumuşak hatlardan oluşan elips formunun etkisi daha güçlü oldu. Üç kuleyi birbirine bağlayarak “ikon” adına yakışan tek bir bina haline getirdik.

Daha küçük metrekarelerde konforlu alanlar sunmak amacına hangi tasarım kriterleri cevap verdi? Konfor kavramını nasıl bir yaklaşımla ele aldınız?

Çağımızda yaşam kalitesi, teknoloji ile değişen mekan ilişkileri, kentteki binalar gibi konuları sorgulamak istedik. Çağımızda kullanıcı istekleri çok hızlı değişmektedir. Geçmişte evler doğa koşullarından korunmak için yapılırken; daha konforlu, yaz-kış rahat yaşayabilecek yer olarak gelişmişti. Bu durumdayken günümüzde, birden bire insanların statü simgesi oldu. İyi araba, iyi cep telefonu, iyi elbiseler ihtiyaçlarına paralel daha kaliteli, daha görkemli, daha simgesel binalar tercih edilir oldu. Bununla birlikte konfor şartlarının yüksek olduğu küçük metrekareli konut ihtiyaçları doğdu. Konfor denince, yeterince eylem alanlarının karşılandığı konut alanları, teknik altyapının her türlü ihtiyaca cevap verecek şekilde olması, yaşam konforu, sosyal alanlar, manzara bahçeleri gibi mekanlardan söz ediyoruz.

Proje sanki, günümüzde bir özleme dönüşen geleneksel cumba aşinalığına da gönderme yapıyor; hatta daha uygun bir çözüm sunuyor. Geriye dönük kültürel izler sorgulandı mı tasarım aşamasında?

Doğrudur. Her bir kanadın cumba gibi manzarayı yakalamak amacıyla dışarı fırlaması bir fonksiyonel benzerliktir. Ancak ölçek farklılığı bu göndermeyi simgeselleştirmekten uzaklaştırıyor. Tasarımlarımızda genellikle simgeler ve detaylar açısından geçmişten izler taşımaya çalışırız.

Formu itibariyle daire yapıları ve verimli alan kullanımı konusunda ne gibi problemlere çözüm aradınız? Çeşitlemeler ve tipler hangi kriterlere göre gerçekleştirildi?

Günümüz aile yapısı, ihtiyaçları ve konumu daire tiplerinin belirlenmesinde etkili oldu. Günümüzün şartlarına en iyi şekilde cevap vermesi gerekiyordu. Konfor ve kaliteden taviz vermeden nasıl daha küçük daire yaratılabilir gibi konular sürekli bizi meşgul etti. Yüksek binanın sağladığı güzel manzaralardan maksimum derecede faydalanmak gerekiyordu. Alanların verimli kullanılmasına, artık alanların oluşmamasına dikkat ettik. Kompakt bir çekirdek, sirkülasyon kurgusu ve net-brüt oranları belirleyici kriterlerden bazıları.

Teras bahçeler 3 kuleden sadece birinde yer alıyor. Diğer kulelerden bu teraslara geçişler var. Bu kurguyu biraz anlatır mısınız?

İkon’da temel sirkülasyon kulelerin ortasında ve dikeydir. Ancak tabii ki bu boyutta bir konut kulesinde birimler arası geçişlilik de önemli bir unsur. Bu, hem lobinin yükünü azaltmak hem de ulaşımı kolaylaştırmak açısından gerekli. İkon’un kat bahçeleri bütün kullanıcılara hitap edecek şekilde tasarlandı. Binaların arasındaki seyir terasları da kullanıcıya binanın panaromasının tamamını deneyimleme imkanı yaratıyor. Aynı zamanda her bahçe katı bina içinde geçişlerin sağlandığı bir üst kat lobisi görevi görmekte.

Her kuleden binaların arasındaki seyir teraslarına direkt bağlantı bulunuyor ve bu bağlantı her on katta bir tekrarlanıyor. Böylece kullanıcılar arası geçişler ve kat bahçelerine ulaşım kolaylığı sağlanmış oluyor.

Tasarım aşamasında proje konumu değerlendirilirken, bulunduğu semt ve kent için etkisi konusunda nasıl irdelemeler yapıldı? İkon’un kent kimliğine etkisi konusundaki fikirleriniz neler?

Arsanın yol ile yeşil alanın arasında olması binanın formunu ister istemez ince ve uzun hale getirdi ve tabii ki yükselmesini teşvik etti. Bina, İstanbul Anadolu yakasının en önemli yerlerinden birinde, Göztepe’de konumlanıyor ve E5’ten Çamlıca’dan, hatta Ataşehir’den; her taraftan dikkat çekici noktadadır. Binayı her yerden görebileceksiniz. Binadan da deniz, adalar, Çamlıca ve uzaktan Sarayburnu bile rahatlıkla seyredebilecek konumda. Projenin isminden de anlaşılabileceği gibi İkon, kimliksizleşen bölgede bir nokta yapı oluşturacaktır.

Projenin şantiye aşamasına geçilirken ve şantiye sırasında sizin tarafınızdan süreç nasıl takip edildi, hangi konularda proje müdürü veya şantiye şefleri ile istişare edildi? Proje çözüm ortakları belirlenirken mimar tarafının rolü nedir veya nasıl olmalıdır?

Projenin şantiye aşamasında ve buna geçilirken her noktada üretime destek vermeye çalıştık. Her hafta bir ya da iki kere yapılan periyodik toplantılara, yüklenicilerle yapılan özel toplantılara ve periyodik saha denetimlerine katıldık. Yüklenici ve sorumluların ürettikleri detayların tasarıma uygunluğunu kontrol etmek ya da gerekli görülen yerlerde oluşan yeni problemlere tasarımımıza uygun çözümler ve inşaat dokümanları üretmek şeklinde gerçekleşti. Her türlü kararın alınmasında ortak bir tartışma platformunun sağlanmış olduğu söylenebilir. Mimari olarak bizim karar alanımız üretimde kullanılan detay ve malzemelerin bizim yapıya katmaya çalıştığımız değeri sağlayıp sağlamadığı konusuna açıklık getirmektir. Zaten üretime başlamadan önce bütün malzeme ön kararlarının mimar tarafından verilmiş olması gereklidir. Üretim sürecinde eşdeğer ürünlerin teknik ve estetik değerlendirmeleri ile ürün özelinde oluşacak detayların tekrar ele alınması ve kontrolüne destek verdik. Gerekli gördüğümüz yerlerde ürünlere örnekler getirdik. Yüklenicilerin tasarımımıza uygun üretim yapmalarına yardım ettik.

Projenin TAGO Mimarlık ve Gökhan Aktan Altuğ için önemi nedir?

Proje benzer ölçekteki yapılardan, mimarisiyle ayrışıyor. Yüksek bina tecrübemizi yansıttığımız bir yapı… İşverenimizin de iddialı bir yapı istemesi bizim için avantaj oldu. Oranları doğru yakalanmış, kendimizi ifade edebileceğimiz bir yapı oldu.