Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Cemil Yaman, Neslihan Aksoy – Erke Tasarım

HEDEFLER FARKLI OLSA DA AMAÇ YEŞİL BİNADIR

Klasik binalara göre daha sağlıklı, çevreye saygılı, işletme giderleri ile daha ekonomik olan yüksek performanslı binaları tanımlayan LEED yeşil bina derecelendirme sistemi, gönüllü bir standart olup Amerikan Yeşil Bina Konseyi (USGBC) tarafından geliştirilmiştir.

Türkiye’de LEED sertifikası, 2007-2008 yılları arasında adını duyurmaya başladı. İlk LEED Gold sertifikalı Siemens Gebze Tesisleri bu konuya öncülük etmiştir. O günlerde birkaç proje daha takip etti ama şimdi 100’e yakın proje var ve Türkiye’de hızlı bir ivme yakalayan inşaat sektörüyle birlikte, bundan sonra yapılacak tüm ticari binaların, özellikle hastanelerin, otellerin, AVM’lerin, ofis ve okul binalarının yeşil olarak yapılacağına inanıyoruz. Çünkü yeşilin ciddi bir getirisi ve avantajları var. Bu binalar çevre etkileri azaltılmış, enerji, su tasarruflu ve sağlıklı binalardır. Dolayısıyla yatırımcıların hedefleri farklı da olsa amaç aynıdır. Artık yatırımcılar ve kullanıcılar faydalı ve getirisi yüksek olan yeşil binaları tercih edeceklerdir.

Yeşil bina konusu konsept ile başlayan bir konudur; konsept proje, avan proje, detay proje, ihale aşaması, inşaat aşaması, test-devreye alma aşaması ile de tamamlanır. Biz bu sürece en başından tüm disiplinlerle birlikte dahil olmayı istiyoruz.

BÜTÜNLEŞİK SÜREÇ YÖNETİMİ

Yeşil bina uzmanlarına, yatırımcıların ve tüm disiplinlerin doğru bilgilendirilmesi için büyük görev düşüyor. Yatırımcılar farklı amaçlar gözetiyor; kimisi prestij , kimisi tanınırlığını artırmak ve satışını hızlandırmak, kimisi sosyal sorumluluğunu yerine getirmek, kimisi de sadece kullanıcıları ve çalışanları için yeşil bina yaptırmak istiyor olabilir. Prensipte amaç ortaktır. Yeşil binaların faydaları; çevreyi daha az etkiledikleri ve kirlettikleri, daha az işletme maliyetli olmaları, bina kullanıcıları için sağlık ve verimli ortamlar sağladıkları için yatırımcılar gün geçtikte seçimlerini bu tür binalardan yana yapmaktadırlar. Deneyimlerimiz ve tecrübelerimizden yola çıkarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki; yeşil binanın maliyeti yoktur. LEED Altın sertifika seviyesine kadar herhangi bir maliyet oluşmamaktadır. Tabi konusunda uzman ve uygulama deneyimi olan danışmanlar ile çalışıldığında bu sözkonusu…

LEED Platin ile ilgili yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelmek gerekiyor ki bu da yatırımcının tamamen fayda-maliyet analizleri neticesinde karar vermeleri gereken bir duruma geliyor. Özellikle yeşil bina sektöründe uzmanlaşmış ve bu konuda tecrübe kazanmış yeşil bina danışmanlarıyla çalışmaları gerekiyor. LEED danışmanı kendi konusunda ve diğer tüm disiplinlerde ne kadar tecrübeli ise yatırımcı da o ölçüde daha doğru yeşil yatırımlar yapacaktır.

METHOD RESEARCH COMPANY RENOVASYON PROJESİ

Danışmanlığını üstlendiğimiz projelerden biri olan Method Research Company renovasyon projesi, bize oldukça tempolu bir o kadar da güzel ve zevkli bir süreç yaşattı.

1998 yılından beri faklı araştırma teknikleriyle, gündemde yer alan ekonomi, siyaset, spor, pazarlama, eğitim, sağlık gibi pek çok konuda tüketicilerin nabzını tutan Method Research firmasının İstanbul’daki 1,950 m² lik ofis renovasyon projesi Türkiye’nin ilk LEED Gold (69 puan) sertifikalı Renovasyon projesi olma özeliğini taşıyor.

LEED Renovasyon projeleri yeni binalara göre daha az yaygın olmakla birlikte, popülerliğini kazanmaya başlamıştır. Method Research firması kurucusu Cengiz Kılıç, projeye çevre duyarlılığı ile yaklaşmış, 1991 yılında inşa edilen binanın tekrar kullanılabilmesi için depreme karşı kontrolleri yapıldıktan sonra, yapısal elemanlarının % 100’ü tekrar kullanılmıştır. Böylece, yeni binalardan kaynaklanan çevresel etkiler (atık, yeni malzeme üretimi, ulaşım gibi…) azaltılmış ve binanın yaşam döngüsü uzatılmıştır.

LEED danışmanlığını üstlenen ERKE, projenin renovasyon çizim aşamasından inşaatın bitimine kadar olan süreçte tüm paydaşlarla beraber çalışarak projenin LEED yeşil bina sürecini başarıyla yönetmiştir.

Projede, enerji ve su etkin bir bina yaratabilmek için uygulanan özellikler şu şekilde listelenebilir:

Projede enerjiden %23, su kullanımından ise %40 tasarruf sağlanmıştır.

Su tüketiminde peyzaj alanlarının etkisi düşünülerek, az su tüketen çalı, yer örtücü bitkiler tercih edilmiştir. Geleneksel bir peyzaj projesine göre %86 oranında tasarruflu bir peyzaj projesi tasarlanmış, peyzaj sulamasında ihtiyaç duyulan tüm su çatıdan toplanan yağmur suyundan karşılanarak, şebeke suyu kullanımı %100 oranında azaltılmıştır.

Projedeki yaşam alanları manzara ve gün ışığından maksimum fayda sağlanacak şekilde tasarlanmış. Projede, minimum 250 lüx gün ışığı alan yaşam alanları yüzde 90, manzara gören yaşam alanlarının oranı ise %92’dir. 

Otoparkların bodrum katta tasarlanmış olması ısı adası etkisini düşürmüştür.

Bina içi su tüketiminde ise ıslak hacimlerde düşük kapasiteli klozetler, susuz pisuarlar ve düşük debili lavabo, eviye ve duş bataryaları kullanılarak şebeke suyu kullanımından yüzde 40 tasarruf sağlanmıştır.

Yerel ekonomiyi desteklemek ve yakıt tüketimi kaynaklı çevre kirliliğini önlemek için inşaat maliyetinin yüzde 20’si yerel malzemelerden tercih edilmiştir.

Binanın ısıtma, soğutma sistemi için yüksek verimli değişken gaz debili (VRV) sistemleri kullanılmıştır. Isıtma ve soğutmadaki kayıpları önlemek için ise yüksek performanslı dış cephe izolasyonu ve camlar tercih edilmiştir.

Isıtma ve soğutma sistemlerinde, ozon tabakasına zarar verecek gazların (CFC gazı)  yerine  küresel ısınmaya en az etki edecek gazlardan biri olan R410a kullanılmıştır.

Binada ASHRAE standartlarına göre yüzde 30 daha fazla taze hava sağlanmıştır, kullanım yoğunluğu yüksek olan alanlarda karbondioksit sensörleri kullanılarak hava kalitesi kontrol altında tutulmuş, böylece çalışanlar için sağlıklı bir çalışma ortamı sağlanmıştır.

Dim edilebilir aydınlatma sistemleri ile ışık seviyesi ihtiyaca göre ayarlanabilirken, bunun yanında hareket, varlık ve günışığı sensörleri ile gereksiz aydınlatmanın önüne geçilmiştir.

Çalışma masalarına masa lambaları yerleştirilerek çalışanların kendi ışık seviyelerini ayarlayabilmelerine olanak sağlanmıştır.

Çalışanların sağlığı ve konforu için bina içerisinde kullanılan tüm yapıştırıcı, dolgu, boya, kaplama, ve zemin döşemeleri VOC (kimyasal uçucu bileşik) içermemektedir.

Yüksek verimli pompalar ve fanlar ile de enerji tasarrufu sağlanmıştır.

Proje aşamasında, inşaat çalışmalarına başlamadan önce hava ve su kirliliğini önlemek, toprak kaybının önüne geçmek için ESC planı (Erozyon ve Sedimantasyon Kontrol Planı) hazırlanmış, şantiye araç giriş- çıkışında ve yağan yağmurla toprağın şantiye dışına çıkması engellenmiştir.