Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

RMJM Architects Proje Mimarı Chris Jones

Varyap Meridian projesi için yarışmaya katılma fikri nasıl ortaya çıktı? Yarışmayı kazanmanızın önemli nedenleri neydi?

Yarışmaya katılmamız; bir yeşil bina konferansında iş ortağımız ve Amerika’dan bir müşterimizin Erdinç Bey’e bizi önermesiyle oldu. New York’ta Mandarin Oriental’da Erdinç Bey’le görüştüm ve RMJM’yi tanıttım. Projeyi konuştuk, tartıştık, dinledik, bir öğle yemeği yedik ve 5’i yerel 3’ü uluslararası olmak üzere, toplam 8 firmanın katıldığı yarışmaya davet edildik. 2 ay sonra da kazandığımızı öğrendik. Varyap’ın yaklaşımı bizi oldukça heyecanlandırdı. İnovatif, eşsiz ve ilham verici bir çözüm istiyorlardı. İstanbul’a ve kültürüne olan tutkuları çok etkileyiciydi; biz de bunun nedenini tarihi yapıları incelediğimizde anladık.

Projenin tasarımı öncesinde Topkapı Sarayı gibi tarihi yapıları incelemiştiniz. İstanbul’daki tarihi yapılar hangi yönlerden Varyap Meridian’ın tasarımını etkiledi? Kentin küçük bir minyatürü olduğunu söylüyorsunuz projenin. Kent kimliği bir projede nasıl hayat bulur?

Erdinç Varlıbaş, İstanbul’un bazı tarihi yerlerini görmemizi istedi. Doğaya ve sürdürülebilir yaşama dair bir bağ olduğunu düşünüyordu. Öte yandan, İstanbul’un çevresinde 3 sene önce gördüğü pek çok çağdaş konut yerleşimleri vardı. Örneğin, mekânları soğutmak için; su kullanımı, ışık almayan alanlarda bina yerleşiminin kullanımı, açık alanlarda hafifçe esen serin rüzgâr, çok basit ama çok zekice çözümler. Daha sonra dış mekânları gezdik Erdinç Bey ile birlikte. Yavaş yavaş zihninize yerleşip düşüncelerinizi etkileyen çeşmeler, revaklar, bahçeler, sizi hemen alanların organizasyonu konusunda düşünmeye itiyor. Kapalı Çarşı etrafında dolaştık. Muhteşem ve çok zengin bir yer.

Topkapı, birçok fonksiyonu sunan minyatür bir şehir gibi… Daha yakından baktığınızda birçok pasif sürdürülebilirlik prensiplerinin adapte edildiğini görüyorsunuz. Binalar dış mekanlara gölge oluşturacak şekilde konumlandırılmış. Binanın çevresindeki derin saçaklar, su havuzları ve çeşmelerle birlikte yazın sıcak havayı hafifletmek için tasarlanmış. Samimi, içe dönük alanlarla dışa dönük alanlardan oluşan zengin bir karışıma sahip. Avlular, tasarımımıza ilham kaynağı olan, besleyen ve panoramik bir görünüm sunan belvederelerle hem iç hem de dışa dönük mekanlarda kişisel tefekkür alanı yaratıyorlar.

Ataşehir’de projeyi çevreleyen komşu araziler çok genel, tekrarlayıcı ve bu yönleriyle herhangi bir şehirde olabilecek şekilde sıradan bir karaktere sahip. Kuleleri dikkatli bir şekilde düzenleyerek alanlar arasında bir hiyeraşi yaratıldı. Kulelerle; alanları görsel ve fiziki olarak bağlayacak, bir alandan diğerine yönelen manzara ve görselliği organize edildi. Ayrıca, özenle konumlanan kulelerle ulaşılan uyum sonucunda şehrin görüntüsünü engelleyebilecek doğu-batı yönlü sert ışık minimize edildi. Kulelere, dinamik bir teras formu yaratan balkonların eklenmesi Marmara, Adalar ve kentin çevresinden panoramik görünümler sunuyor. Biz çevresindeki alan tasarımıyla beraber, benzersiz yapılar yaratmak istedik. Bu farklı bir yaklaşımdı.

Kat bahçeli, teraslı gibi birçok farklı alternatif sunuyorsunuz projede. Çok çeşitli daire tipleri yaratmanızdaki amaç nedir? Kat bahçelerinin ve terasların önemi nedir kullanıcılar için sizce?

Geniş apartman çeşitliliği farklı aile ve bina sakinlerini biraraya getiriyor. Proje, farklı sosyal gruplara stüdyo dairelerden 5 odalı konutlara kadar birçok seçenek sunuyor. Balkonlar şehir hayatında çok arzu edilir bir özellik ve hem içeride hem dışarıda harika bir manzarayla değerli bir dış mekan alanı sağlıyor.

Projenin mimari ekibine bakıldığında çok sayıda ismin dahil olduğunu görüyoruz. Nasıl bir organizasyonla yürütüldü proje ve mimari ekipteki görev paylaşımları nasıldı?

RMJM’de ortak çalışmaya ve atölyeyi esas alan müşteri merkezli sürecin değerine inanıyoruz. Mimar ekibimizin tamamı yatırımcı, mühendisler ve diğer tüm paydaşlarla gerçekleşen tasarım tartışmalarına katkı sunarlar. Bu sürece destek olmak için mimarlar süreci yönetir ve haftalık notlarla projeyi sunarak tasarımı geliştirir.