Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Varyap Meridian Sürdürülebilir Yapılar ve Koordinasyon Sorumlusu Çağla Eker

Türkiye’de LEED sertifikasının yapıya büyük ek maliyetler getireceğine dair önyargılar var. Varyap Meridian özelinde bu kaygının ne kadar geçerli olduğunu söyleyebilirsiniz?

Sertifikanın yapıya ek maliyet getirmesi kaçınılmazdır. Varyap olarak her projemizde bir önceki projemizden farklılaşmak, daha iyisini yapmak misyonu ile ilerliyoruz. Bu sebeple Varyap Meridian projesinin Türkiye’de ilk defa konut içeren bir projeye yeşil bina sertifikası alınması konusundaki hedefimizin gerektirdiği maliyet konusunda bir kaygı duymadık. Projenin tasarım aşamasında harcanan enerjiyle maliyeti minimumda tutarak yeşil bir proje tasarladık. Sertifika maliyetinin proje maliyetinin %5-%10 arasında kalma hedefimizi de koruduk.

Varyap Meridian gibi büyük ve kompleks bir projede enerji verimliliği ve tasarrufunu sağlamanın teknik ne gibi zorlukları vardır?

Hem mimari hem de mekanik tasarımda işin ehli olan, bina enerji performansını arttırma konusunda profesyonel gruplarla çalıştık. Bir senelik tasarım çalışmasının ardından uygulamaya gelindiğinde tüm detaylar, malzemeler belli idi ve ilerlemek kolay oldu. Bu sürecin bize belki en büyük teknik katkısı uluslararası standartlarla çalışmak oldu.

Projede rüzgar türbini ve güneş paneli kullanımından toplamda ne ölçüde bir yenilenebilir enerji üretimi bekleniyor?

Toplamda blok başına 25Kw’lık kurulu gücümüz mevcuttur.

Projede kullanılan uygun ısı yalıtım malzemeleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Projede kullandığımız alüminyum kapalı cephe, bina enerji performans hesabının %30 çıkmasının en önemli parçasıdır. Alüminyum çerçeve, taş yünü ve yüksek performans camları ile ısı yalıtımında hem TS 825 hem de Amerikan standardı ASHRAE 90.1’e göre oldukça iyi bir değer yakaladık.

Kullandığımız taş yünü kalınlığı ve seçilen camların performans değerlerinin yüksek olması ile iç ve dış havanın birbiri ile etkileşimini en aza indirerek; yazın sıcağın, kışın da soğuğun olumsuz etkilerini kaldırmak istedik. Camların gün ışığı geçirgenliğinin yüksek olması ile de güneş ışığından maksimum derecede faydalanılmasını sağladık.

Yağmur sularının toplanarak geri kullanımı projenin öne çıkan çevreci özellikleri arasında yer alıyor. Bunu nasıl sağlayacağınızı anlatabilir misiniz?

Projede binaya düşen yağmur suları ile banyo duş ve bataryalarından gelen gri su olarak tanımladığımız atık sular blok bodrum katlarında depolarda biriktirilmektedir. Proje kapsamında koyduğumuz paket arıtma sistemleri ile bu atık suları, sulama suyu kalitesine yükselten bir arıtma sisteminden geçiriyoruz. Sistem çıkışı sular, bahçe sulama suyu olarak kullanılmaktadır. Böylelikle içilebilir nitelikli şebeke suyunu sulama için kullanmamış, atık suyu tekrar kullanarak fayda sağlamış oluyoruz.

LEED Sertifika süreçleri, Türkiye’deki yeşil bina örnekleri, sizin gibi konuyla ilgili uzmanların varlığı ve etkinliği gibi konulara dair görüşlerinizi alabilir miyiz?

Yeşil binaların dünyadaki uygulamalarına baktığımızda hep kamu desteğini görüyoruz. Bugün Amerika’nın birçok eyaletinde, yapılan kamu binalarının LEED sertifikalı olma şartı var. İngiltere, kendi yeşil bina standardını uygulamayı kamu binalarında şart koşuyor. Bu şekilde malzeme tedarikçileri, müteahhitler yeşil bina yapmayı öğreniyor. Biz de bu şekilde bir uygulama ile sektörü, yeşil bina ve yeşil malzemelere adapte etmeliyiz. Ayrıca yurt dışında yeşil bina yatırımlarında harçların azaltılması uygulamasının benzeri ile yeşil bina teşviki de beklentilerimiz arasında.

Bir başka konu yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi. Yeşil binalarda yenilenebilir enerji kaynakları uygulamalarının entegre edilmesi için devletin teşviğine ihtiyacımız var. Özel sektör olarak biz projelere bu uygulamaları entegre etsek de uygulama kapasitelerini arttırmak devletten gelecek teşvikler ile mümkün.